Malatya’mızın en köklü, en canlı damarlarından biridir Fuzuli Caddesi. Deprem sonrası süreçte inşaat faaliyetleri nedeniyle bir süre kapalı olan sonrasında ise şehrin o ağır havasını dağıtmak, şehre yeniden hayat üflemek adına caddenin yaya trafiğine açılması elbette kağıt üzerinde olumlu bir adımdı.
Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var; o yüz maalesef şu an toz, duman ve tehlikeyle örülü. Fuzuli Caddesi yaya trafiğine açıldı açılmasına ama bölgedeki inşaat faaliyetleri tüm hızıyla, adeta hiçbir kural tanımadan devam ediyor. Kaldırımlarda yürümeye çalışan vatandaşların hemen yanı başından devasa iş makineleri, hafriyat kamyonları ve beton mikserleri geçiyor.
Şimdi sormak gerekiyor: Bir alanın "yaya trafiğine açılması", orada yayaların can güvenliğinin sağlandığı anlamına gelmez mi?
Şu anki tabloda yayalar ve tonlarca ağırlıktaki iş arabaları aynı dar yolu paylaşıyor. Çocuklu anneler, yaşlılar, çarşıya çıkan vatandaşlar her an bir iş makinesinin kör noktasında kalma riskiyle burun buruna. Tedbirsizce devam eden bu inşaat çılgınlığı içinde, yayalar için ayrılmış güvenli bir tek hat bile yok. Bir facianın eşiğinden dönmek için illa bir canın yanması mı gerekiyor?
Güvenlik riskinin ötesinde, caddeyi amansız bir toz bulutu esir almış durumda. Ne nefes almak mümkün ne de önünü görebilmek. Esnaf kapısının önünü süpürmekten, vitrinini silmekten bitap düşmüş; yoldan geçen vatandaş ise dakikalar içinde toz içinde kalıyor.
Yolları düzenli olarak sulamak, inşaat alanlarının etrafını toz perdeleriyle çevirmek bu kadar mı zor? Şehri ayağa kaldırırken, o şehrin insanının sağlığını yerle bir etmek hangi şehircilik vizyonuna sığar?
Deprem bölgesi Malatya’da inşaatların sürmesi, binaların yükselmesi elzemdir, buna kimsenin itirazı yok. Ancak bu süreç "Ben yaptım oldu" mantığıyla, denetimsizce yürütülemez.
İş makinelerinin giriş-çıkış saatleri yaya yoğunluğuna göre düzenlenemez mi?
İnşaat firmalarına katı toz engelleme ve sulama zorunluluğu getirilemez mi?
Yayaların yürüyeceği hatlar, inşaat alanlarından fiziki bariyerlerle ayrılamaz mı?
Fuzuli Caddesi’ni sadece "açtık" demek yetmiyor. Orayı yürünebilir, nefes alınabilir ve en önemlisi güvenli kılmak yerel yönetimlerin ve denetim ekiplerinin asli görevidir. Malatya halkı küllerinden doğmaya çalışan bu şehirde çile çekmeye değil, güvenle yaşamaya layıktır. Yetkilileri acilen sahaya, Fuzuli Caddesi'ndeki bu keşmekeşi yerinde görmeye ve çözüm üretmeye davet ediyoruz.