Malatya günlerdir diken üstündeydi. Esnaf kepenk açarken aynı soruyu soruyor, sanayici fabrikasının yolunu tutarken bunu düşünüyordu.
Kayısı ne olacak?
Şehir ne zaman ayağa kalkacak?
Ticaret nasıl canlanacak?
Sanayicinin sorunları nasıl çözülecek?
Hayır, hayır…
Bunlar değil.
Asıl soru şuydu:
Salih Karademir, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığına aday olacak mı?
Neyse ki beklenen açıklama geldi.
MAGİNDER Başkanı Salih Karademir basının karşısına geçti ve kamuoyunun merakla beklediği(!) haberi verdi:
“Aday değilim.”
Malatya rahatladı.
Derin bir nefes aldık.
Çünkü insan bazen elindekinin kıymetini bilmiyor. Deprem, ekonomi, işsizlik, ticaret, sanayi derken asıl meseleyi gözden kaçırmışız.
Meğer şehrin en büyük belirsizliği Karademir’in adaylığıymış.

Bir garip tarafı daha var.
Ortada ilan edilmiş bir adaylık yok.
Ama aday olunmayacağını ilan etmek için basın açıklaması var.
Yani bizim bildiğimiz siyasette önce aday olunur, sonra adaylıktan çekilinir.
Malatya’da sistem biraz daha gelişmiş.
Aday olmadan adaylıktan çekilebiliyorsunuz.
Bu da yeni nesil demokrasi olsa gerek.
Üstelik açıklamaya bakıyorsunuz, basının ilgisi de öyle salonlara sığmayacak cinsten değil.
Yönetim deseniz, “Başkanımız tarihi bir açıklama yapıyor, aman yetişelim” havası pek görünmüyor.
İnsan ister istemez düşünüyor:
Malatya mı bu açıklamayı bekliyordu, yoksa açıklamayı yapanlar Malatya’nın beklediğini mi düşünüyordu?
Aslında burada başka bir soru daha sormak gerekiyor.
MAGİNDER bugüne kadar Malatya için ne yaptı?

Yanlış anlaşılmasın.
Toplantı yapmak, açıklama yapmak, ziyaret etmek, konuşmak elbette dernek faaliyetidir.
Ama biz biraz daha somut tarafından bakalım.
Malatya’nın önünde duran hangi probleme çözüm üretti?
Hangi projeyi hazırladı?
Hangi projeyi hayata geçirdi?
Şehrin ekonomisine, ticaretine, üretimine dokunan ve bugün “İşte bunu MAGİNDER yaptı” diyebileceğimiz hangi eser ortaya çıktı?
Ben açıkçası Malatya kamuoyunun hafızasında yer etmiş böyle büyük bir proje hatırlamıyorum.
Varsa söylesinler, biz de yazalım.
Çünkü sürekli konuşmanın bir süre sonra şöyle bir sakıncası ortaya çıkıyor:
İnsan kendi sesini çok duyunca bütün şehrin de kendisini dinlediğini zannedebiliyor.
Halbuki mikrofonun açık olması, Malatya’nın sizi beklediği anlamına gelmiyor.
Tam da bu nedenle Karademir’in “aday değilim” açıklaması başka bir soruyu beraberinde getiriyor:

Malatya’da Karademir’in MTSO Başkanlığına adaylığı konusunda gerçekten nasıl bir toplumsal ya da ticari beklenti vardı?
Kim bekliyordu?
Esnaf mı?
Sanayici mi?
Tüccar mı?
MTSO üyeleri mi?
Yoksa belli bir çevrede konuşulan bir adaylık ihtimali zaman içerisinde “Malatya bizi bekliyor” noktasına mı taşındı?
Karademir istişarelerden söz ediyor.
İşte ben de en çok burasını merak ediyorum.
Kimle istişare edildi?
Çünkü MAGİNDER üyelerinin önemli bir bölümünün MTSO seçimlerinde farklı adayların meclis listelerinde yer aldığı bir tablo varsa, iş daha da ilginç hale geliyor.
Bir tarafta başkanınızın aday olup olmamasını istişare edeceksiniz, diğer tarafta üyeler farklı adayların listelerinde meclise girmek için çalışacak.
O zaman insan ister istemez soruyor:
Bu istişarede kim kime ne söyledi?
“Başkanım sen aday ol, biz öbür adayların listesinden devam ederiz” mi denildi?
İşte kara mizah tam burada başlıyor.
Bir derneğin kendi içerisinde bile adaylık konusunda güçlü bir ortak irade oluşturup oluşturmadığı tartışmalıyken, bunu bütün Malatya’nın beklentisi gibi sunmak bana biraz fazla iddialı geliyor.
Kaldı ki bir kişinin MTSO Başkanlığına aday olması için önce şehirde bir karşılığının olması gerekir.

İş dünyasında bir karşılığı olacak.
Projeleri olacak.
Başarı hikâyesi olacak.
“Bu adam gelirse şunu değiştirir” dedirtecek bir geçmişi olacak.
Bir derneğin tabelasının olması ile şehirde karşılığının olması aynı şey değildir.
Bu noktada MAGİNDER açısından da sorulması gereken soru budur:
Malatya’daki gerçek karşılığı nedir?
Kaç kişinin açıklamalardan bağımsız olarak hayatına dokunmuştur?
Kaç esnaf “MAGİNDER sayesinde şu sorunum çözüldü” diyebilir?
Kaç sanayici “Şu proje onların eseridir” diyebilir?
Bunları sormak kimseyi küçümsemek değildir.
Tam tersine, kamuoyu önüne çıkıp şehrin geleceğine ilişkin söz söyleyen herkes bu sorulara açık olmalıdır.
Çünkü Malatya’nın artık tabelaya değil, sonuca ihtiyacı var.
İşin kara mizah tarafına yeniden dönelim.
Bir şehir düşünün.
Depremden çıkmış.
Esnaf ayakta kalmaya çalışıyor.
Sanayicinin problemi var.
Tüccarın derdi var.
Şehrin merkezi hâlâ yeniden kurulmaya çalışılıyor.
Sonra bir mikrofon kuruluyor.
Kameralar açılıyor.
Ve büyük haber geliyor:
“Ben aday değilim.”
İyi de…
Olmayabilirsiniz.
Gerçekten hiçbir sakıncası yok.
Hatta Malatya bu haberi kaldırabilecek güçte.
Fakat insan bu kadar hazırlık görünce ister istemez büyük bir şey bekliyor.
“Yeni fabrika kuruluyor” dersiniz.
“Bin kişiye iş kapısı açıyoruz” dersiniz.
“Malatya ekonomisi için şu projeyi hayata geçiriyoruz” dersiniz.
“Şehrin ticaretine şu kadar katkı sağlayacak bir yatırım başlatıyoruz” dersiniz.
En kötü ihtimalle…
“Adayım” dersiniz.
Ama…
“Aday değilim.”
Bu biraz düğün salonu kiralayıp davetlileri topladıktan sonra mikrofona çıkıp:
“Arkadaşlar, evlenmiyorum” demeye benziyor.
Sonra da herkese teşekkür edip eve gidiyorsunuz.
Tabii mesele sadece Salih Karademir değil.
Malatya’da son yıllarda küçük meseleleri büyük gösterme konusunda ciddi bir uzmanlaşma başladı.
Bir açıklamanın öncesinde beklenti yükseliyor.
Kulislere haber salınıyor.
“Önemli açıklama geliyor” deniliyor.
Sonra perde açılıyor.
Sahnede büyük bir sürpriz yok.
Ama alkış bekleniyor.
Belki de asıl problem burada.
Bu şehir artık açıklama değil iş bekliyor.
İsim değil proje bekliyor.
Fotoğraf değil sonuç bekliyor.
“Kim aday olacak, kim olmayacak?” tartışmasından çok, o koltuğa oturacak kişinin Malatya’ya ne yapacağını merak ediyor.
MTSO Başkanlığı önemli bir makam.
Bu nedenle aday olacak kişinin de olmayacak kişinin de açıklamasından çok ortaya koyduğu geçmişe ve geleceğe bakmak gerekiyor.
Ne yaptın?
Ne yapacaksın?
Şehre ne kattın?
Hangi problemi çözdün?
İnsanların seni neden beklemesi gerekiyor?
Asıl sorular bunlar.
Salih Karademir aday olmayacağını açıkladı.
Hayırlı olsun.
Artık hepimiz günlük hayatımıza dönebiliriz.
Esnaf dükkânını açabilir.
Sanayici üretime devam edebilir.
Kayısı üreticisi bahçesine gidebilir.
MTSO üyeleri de hangi adaya oy vereceklerini düşünmeye devam edebilir.
Çünkü Malatya’nın günlerdir beklediği büyük belirsizlik nihayet sona erdi:
Salih Karademir aday değilmiş.
Şehir tarihinin bu kritik virajını da kazasız belasız atlattık.