Yeni Malatyaspor’un amacı olmayan sadece alt liglere can suyu olan Ziraat Türkiye Kupası’nda elenmesine fazla da takılmıyorum.
Ancak asıl olan hedefini şaşırtan bir strateji ile kamuoyunun gözünün boyanmasına kızıyorum.
Geliri fazla olmayan ve ligde kalıcı olan takımlara ayak bağı olan bu kupanın kimleri ne durumlara soktuğunu anlatmaya gerek yok.
İşte Akhisar takımının durumu ortada.
Geçen yıl Ziraat Türkiye Kupasını alan takım bu yıl Süper Lig’den düşüyor.
Bütçesi ve kadro yapısı yüksek olan takımlara fazla da sorun olmayan Ziraat Türkiye Kupası bir nevi rotasyon ligi olarak değerlendirilebilir.
EROL BULUT’A İKİ ÇİFT LAFIM VAR
Asıl olan Yeni Malatyaspor yönetiminin tuzağına düşen ve kendini çok akıllı sanan Erol Bulut hocamıza bir iki söz söylemek istiyorum.
Geçen yıl başarılı bir sezon geçirdin.
Bu sezon ilk yarının en iyi çıkış yapan takımı ve teknik adamı apoletini taktınız.
Sonrasında ne oldu?
Erol Hoca bir duruş göstermedi.
Devre arası kampına en az üç nokta transfer bekliyorum ve sözünü aldım demesine rağmen ne nokta ne de virgül oyuncu takıma alınmadı.
Sonrasında mecburen gelenler ve boşta kalıp takıma katılan gereksiz transferlerin sonucu fatura Erol Bulut’a çıkarıldı.
Madem devre arası istediğin oyuncuları aldıramadın, o zaman neden istifa etmedin diye sana sorarlar.
Elindeki kaliteli oyuncuları takımda tutamadın ama teknik kadrona 9 antrenör ve yancı bulundurdun.
Bir teknik adamın duruşu olmalı ancak Erol Bulut tırnakları ile kazıyarak geldiği yerini bir hiç uğruna kaybetti.
Öz eleştiri yaparsak, zaman zaman iyi işler yapmanın yanı sıra haksız yere takımdan uzaklaştırılan Aytaç Kara konusunda hata yapmıştır.
Kendisine apolet takan oyuncuların üzerinde deney yaparak kendisine olan itimadı kaybetti.
Artık son zamanlarda takımda ne huzur ne de motivasyon kaldı.
Sonuç olarak ilk yarının flaş ekibi Yeni Malatyaspor ikinci yarının en az puan alan takımı oldu.
Erol Bulut, kendin ettin kendin buldun.
Yönetimin maalesef tuzağına düştün.
Belki ayıktın, ancak iş çoktan işten geçmişti.