Sevgili hemşerilerim, arkadaşlarım, meslektaşlarım…
Nasılsınız? İnşallah iyisinizdir.
Meslektaşlarım dedim de, yapılmakta olan yeni adliye binası geldi aklıma.
Eskiden Boztepe denen Yeşiltepe’de yükseliyor.
Bize Dilek’ten sekiz buçuk kilometre yakınlıkta.
Her Malatya’ya gidiş gelişimde önünden geçiyorum gururla bakarak.
Eski Askeri Hastanenin yerine yapılıyor ki, ondan katbekat büyük.
Çamların arasında, az üstteki tepecikte sanki bir özel birimmiş gibi esim esim esiyor…
Ey, tabii ki özel bir yer.
Yargının hüküm verdiği, yargının kendince hüküm sürdüğü yapı.
Savcı, avukat, yargıç vd. yargı mensuplarının adalet için çalışacağı özel alan.
Yargının İddia, Savunma, Karar organları.
Asırların depreminden sonra yargı mensupları çok ama çok çile çektik.
Duvarları çatlak, dökük, birbirinden kilometrelerce uzak binalarda, konteynırlarda davalar görüldü, görülmekte.
Buralarda, “davanın kabulüne-reddine”, “sanığın, şüphelinin tutuklanmasına-tahliye edilmesine”, “sanığın beraatına-cezalandırılmasına” denildi.
Evet yeni bina “Saray” ünvanını fazlasıyla hak ediyor.
Depremde ağır hasar alan ve sonra yıkılan Adliyemiz de güzeldi ama bir kusuru vardı ki, mecaz değil gerçek anlamıyla söylüyorum, Şehre sırtını dönmüştü.
O zamanlar yazdığım bir yazımda böyle demiştim.
Adliye binası deyip geçmeyelim.
Fizik önemli.
Ruha etki yapar çünkü.
Vatandaş, adliye binasına girerken oluşuyla, duruşuyla onda bir güven, onda bir saygı uyandırmalıdır. Verilecek kararın, hukuka, adalete uygun olacağı kanaati oluşturmalıdır.
Valla bu yeni sarayımız, “Sabreden derviş, muradına ermiş” misali, hukukçuları muradına erdiren, çok güzel, çok görkemli; hakiki bir saray.
Buranın kalıcı sahipleri avukatlardır.
Diğerleri kamu görevlisidir, tayinleri çıkar, geçicidirler.
Avukatlar kamu görevlisi değillerdir; onlar kamu görevi değil, Kanunda yazdığı gibi kamu hizmeti yaparlar.
Bina çok hızlı şekilde yapılıyor ve bu yıl hizmete girecek inşallah.
Adliye konusunu, Baro Başkanlığımız sırasında, ilk defa biz Malatya gündemine getirmiştik.
Basınımıza gönderdiğimiz açıklamayla kamuoyumuza bildirdik; yazdığımız mektupla da milletvekillerimize ilettik.
“Adliye binamız şimdi yeterli gibi olsa da dört beş sene sonra yetmeyecektir. Şeker Fabrikasının arazisinden Belediye’ye verilen alanlardan 5-10 dönüm kadar yer Adliye Binası yeri için Adalet Bakanlığına verilmelidir” demiştim.
Haberin yayılmasından bir gün sonra Yönetim Kurulundan Baro Sekreterimiz aradı,
-Başkanım, haberi okudunuz mu? Gazetenin manşetinde, Ziraat Odası Başkanı, “Sarıoğlu’nu kınıyorum” demiş. Cevap vermek ister misiniz? İstemezseniz ben cevap vereyim mi? dedi.
-Boşver. O yanlış anlamış dedim.
Oda Başkanı,
-Özelleştirme sürecinde olan fabrikayı biz kurtarmaya çalışıyoruz, Baro Başkanı oradan yer istiyor. Böyle olur mu? diyor.
Halbuki ben, Fabrikanın yerini daraltacak öz arazisinden değil, o araziden Belediye Başkanlığına devredilip, Belediye tarafından da çeşitli kurumlara, mesela Emniyet Müdürlüğüne, Hastane yerine, Spor İl Müdürlüğüne, Diyanet İşlerine verildiği gibi, beş on dönüm yer de Adliye Binası için Adalet Bakanlığına verilsin demiştim.
Sonradan kamuoyuna da anlattık bunları. Şimdi rahmetli olan oda başkanı da durumu anlamış, karşılıklı olarak ,sevgi saygı içinde olmuştuk.
Ayrıca belirteyim ki, bu milli varlığın özelleştirilmemesi için bizim de çabamız olmuştu ve Devletimiz önceki yıllarda, İMF’nin baskısıyla özelleştirme kapsamına alınıp özelleştirme çalışmaları başlatılan bu fabrikayı kurtardı.
O efsane fabrika Malatya’ya, Türkiye’ye hizmetine devam ediyor.
Evet dönelim yapımı hızla devam eden Adliye Sarayımıza...
Asker Hastanesinin yerine yapılan Sarayın çevresindeki Fevzi Çakmak Kışlası alanı üstündeki yapılarla önce özelleştirme kapsamına alınmış.
Karar üç ay önce verilmiş ve 2028’in sonuna değin iş bitirilecekmiş.
Satılma, kiralanma veya Devletle ortak tesis kurma yollarının biriyle özelleştirilecek, elde edilecek gelirden masraf düştükten sonra kalan para, Milli Savunma Bakanlığının lojman vd. ihtiyaçları için kullanılmak üzere Hazine’ye geçecekmiş.
15 Temmuz Vatan Hainleri Darbe girişiminde, darbecilerin askeri araçları, tankları karargahtan dışarı çıkaramasınlar diye, gece yarısından itibaren Kışla kapıları önü, Başkan Ahmet Çakır döneminde Büyükşehir Belediye otobüsleri, kamyonları park edilerek tıkanmıştı.
O otobüsler, kamyonlar günlerce oradan çekilmedi.
Vali Konağı tarafındaki İnönü Kışlası da aynı şekilde otobüslerle, kamyonlarla kapatılmıştı.
Bir tank, Kışlaya girmek için mi, Kışladan dışarı çıkmak için mi hatırlamıyorum, Kışla çevre duvarını yıkmış ama geçememiş, duvarın üzerinde kalmıştı.
Ben o yıkıntının fotoğrafını çekip paylaşmıştım.
Sonra duvarın yıkılan o yeri aynı taşlarla örüldü, önceki rengi kırmızıya boyandı ama yeni yapım olduğu için diğer duvarlarla kaynaşamadı, sırıttı ve o yer kötü bir hatıra görüntüsü olarak kaldı.
Yeni Adliye Sarayımız yapıla, bite dursun çevre düzenlemesi sorunları, özellikle ulaşım sorunu ortada durmakta.
Büyükşehir Başkanlığımız bu sorunların sorumlu Belediyesi.
Devlet devasa bir adliye binası yapıyor, Büyükşehir Belediye Başkanlığı da bu devasa binanın güzelliğine, büyüklüğüne uygun olarak kullanılabilmesi, buradan beklenen faydanın edinilmesi için üstüne düşen görevi hakkıyla yerine getirmelidir.
Adliyeye gelecekler şu yollardan gelecekler:
1. Arapkir, Arguvan, Kuluncak, Hekimhan, Yazıhan ilçelerimiz halkı, Sivas-Malatya yolundan gelip, Dilek veya Kuzey Çevre Yolu ve Dilek Yolu üzerinden.
2. Darende, Akçadağ, Doğanşehir ilçelerimiz halkı, Kuzey Çevre Yolu ve Dilek yolu üzerinden.
3. Doğanyol, Pütürge, Kale ilçemiz halkı Kuzey Çevre Yolu ve Dilek yolu üzerinden.
4. Şehir Merkezinden gelenler, Malatya Dilek yolu üzerinden Adliye Sarayımıza ulaşacaklardır.
Tarih olarak geç de yapılıp, yenilerde ulaşıma açılan Kuzey Çevre Yolumuzun ne kadar önemi haiz, ne kadar stratejik olduğu ortada.
Emeği geçenlerden Allah razı olsun.
Büyük Devletimiz, Büyük Milletimiz zeval görmesin.
Şimdi sıra geldi bağlamanın bam teline…
Gerek Kuzey Çevre yolundan, gerek Malatya Merkez’den Adliyeye gelecek vatandaşlarımızın hepsi Dilek yolunu kullanacaktır.
Yani Adliyeye giden bütün yollar Dilek yoluna çıkıyor...
Acil yapılacaklar:
1- Programda olan demiryolu üzerinden geçen ‘Ölüm köprüsünün’ çift gidiş gelişe uygun genişletilmesi.
2- Eski Avşar Oteli çevresinin tamamıyla yeniden düzenlenerek yoğunluğu çok artacak olan gidiş gelişlere uygun hale getirilmesi.
3- Eski Avşar Oteli çevresi düzenlenişi devamında, Yeni Adliye Sarayına kadar olan Yeşiltepe çevre planının yeniden yapılması ve yeni çevrenin yeni duruma uygun ve yakışır hale getirilmesi.
4- Adliye girişinden başlanarak, Şehir Mezarlığı kavşağına kadar olan yolun, Kışla arazisinden alarak iki üç katı genişletilmesi.
"Aziz Azmi Fenercioğlu'nun Malatya'sı" kitabından
ALTINI ÇİZDİĞİM SATIRLAR
"Fadime bacı;
... Hocası medresede okumuş bir efendi yok. Valinin gelmesi iyi oldu. Burada da Harput'ta olduğu gibi mektepler açılacak. Çocuklarımız okuyup zabit, muallim, hekim, hakim olacaklar, okumak isteyen gençler Harput'a Sivas'a gitmeyecekler."
A.A.Fenercioğlu 1919-2016