Milli takım müsabakaları dolayısıyla haftayı maç oynamadan geçiren Yeni Malatyaspor’da boş geçen hafta öz eleştiri açıklamaları ile gündem yaptı. Denizli müsabakasında oynanan oyunun kendilerine yakışmadığını söyleyen tarafların yaptıkları öz eleştiri taktir toplarken, oynanan oyundan dolayı kendisine ders çıkartmayan tarafların sadece kötü oyun ve alınan skorun sorumlusu olarak oyuncuları hedef göstermesinin taktirini kamuoyuna bırakıyorum.
Fazla polemik yapmak istemiyorum. Kötü gidişlerde her zaman bir günah keçisi bulunmuş fatura ona çıkartılmıştır. Zor bir dönemeçteyiz ve bu virajda patinaj ve parça kırılma olursa sebep olmak da istemiyorum açıkçası. Cesur insanlar hatalarını kabul edenlerdir. Galibiyette ben yaptım, mağlubiyette oyuncular kötü oynadı felsefesi artık iflas etmiş bir yaklaşımdır.
Görünen köy kılavuz istemez. Şayet Denizli müsabakası oyun anlayışı ve sisteminden ders alınmış ise neden Karabük, Elazığ ve Adanaspor müsabakalarında oynanan oyun ve sonuç ortaya çıkmasın. Sadece kraldan kralcı olanlara takılıyorum. Oynanan kötü futbol ve skordan dolayı öz eleştiri yapan oyuncu ve sportif direktörden geriye kalan sorumlu ve savunucularına pes diyorum.
Takımın içerisindeki insanlar kendileri adına öz eleştiri yaparken, kötü oyunun sorumlusu olan teknik kadroya toz kondurmayanları anlamak güç. Yıllardır Malatya sporunu yorumlar ve eleştiririm her dönemde. Milli savunucular çıkacaktır. Aslında Yeni Malatya menfaati gözetilip sevdiğin bir insanı uyarmak adına eleştiriyorsan bence gerçek dost sensin. Sadece ve sadece muhabbetim var ara sıra beraber olmak adına körü körüne birileri kollanıyorsa bunun kokusu çok çabuk çıkar.
Hep şunu savunur ve her platformda söylerim her insan istediği insanı eleştirir veya savunur. Ancak aksi yorum yapan bir insan, birini “kolladın” veya “eleştirdin” diye polemik yapmaz. Amaç Yeni Malatyaspor’un başarılı olması ise eksiklerin ve hataların söylenmemesi aslında kötülük yapmaktır.
Şayet amaç üzüm yemekse, gerisi çıkar ve menfaattir..!