Malatya’nın daha yaşanabilir, ekonomik standartları daha yüksek ve Türkiye’nin önemli şehirleriyle rekabet edebilecek gurur duyulan bir şehir olması için fikirlerimi siyaset üstü bir anlayışla önce Malatya diyerek ve tüm eleştirilere göğüs gererek her fırsatta yazıya döktüm.
Sonuç mu?
Kocaman bir hiç!
Bu ilgisizlik ve ben yaptım oldu mantığına karşı yapacak bir şeyim yoktu.
Gücüm kendi nefsime yettiği ve “kimin için yazıyorum ve değiyor mu?” sorularına cevap bulamadığım için nostaljik Malatya yazıları dışında yazı yazmamaya karar vermiştim. Ta ki, THY’nın Gaziantep ile ilgili tanıtım filmini izleyene kadar…(izlemeyenlere tavsiye ederim)
….
Gaziantep, Kahramanmaraş, Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Elazığ illeriyle aramızdaki makas bizim aleyhimize hızlı açıldı. Yöneticilerin bir an evvel konunun farkına varıp, gerekli çalışmaları yapmaları gerekir.
Malatya'nın hemen yanı başında, insanlık tarihinin en önemli merkezlerinden biri olan Arslantepe Höyüğü var. Burada dünyanın bilinen en eski saraylarından biri kurulmuş, ilk devlet örgütlenmelerinin izleri ortaya çıkmış ve tarihin en eski kılıçları gün yüzüne çıkarılmıştır. Buna rağmen bugün Aslantepe’nin adını duyanların sayısı, Göbeklitepe ile kıyaslandığında oldukça azdır.

Peki neden?
Öncelikle mesele tarihî önem değildir. Birçok arkeoloğa göre Arslantepe, devletleşme sürecini göstermesi bakımından dünya tarihinin en kritik merkezlerinden biridir.
Ancak günümüzde bir kültür mirasının tanınması yalnızca bilimsel değeriyle olmuyor. Tanıtım, ulaşım, turizm altyapısı ve marka yönetimi de en az tarih kadar önem taşıyor.
Göbeklitepe'nin başarısının arkasında yıllar süren ulusal ve uluslararası tanıtım kampanyaları vardı. Belgeseller çekildi, reklam filmleri hazırlandı, dünyanın dört bir yanındaki turizm fuarlarında anlatıldı. Şanlıurfa, Göbeklitepe'yi şehrin simgesi haline getirdi. Bugün Urfa'ya giden bir turistin ilk duraklarından biri Göbeklitepe'dir.
Arslantepe ise daha çok akademisyenlerin bildiği bir yer olarak kaldı. Malatya'nın kayısısı, mutfağı ve ticari kimliği ön plana çıkarken, Arslantepe yeterince öne çıkarılamadı.

Oysa Arslantepe tek başına değil, bir kültür rotasının merkezi olabilirdi. Battalgazi Ulu Camii, Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı, Battalgazi’nin evi, Levent Vadisi ve Malatya'nın zengin gastronomisiyle birlikte düşünüldüğünde bölge, birkaç saatlik bir ziyaret noktası olmaktan çıkıp birkaç günlük bir kültür destinasyonuna dönüşebilirdi.
Bugün yapılması gereken şey, Arslantepe'yi sadece bir kazı alanı olarak değil, Malatya'nın kimliği olarak görmektir. Çünkü kayısı Malatya'nın bereketini anlatıyorsa, Arslantepe de bu toprakların binlerce yıllık hafızasını anlatmaktadır.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Göbeklitepe, açıldığı 2019 yılından bu yana 4 milyon 100 bin ziyaretçiyi ağırladı. (Lütfen Şanlıurfa’ya giren parayı bir hesap eder misiniz?)
Aslantepe’nin ziyaretçi sayısı mı?
2019 yılından bugüne; 100.000. (Bunun yarısı okullar ve öğrenciler. Yani şehrin ekonomisine katkısı yok)
Yıllar önce Aslantepe’nin tanıtımı için 20 maddelik öneri listesi sunmuştum. Hiç biri dikkate alınmadı.

Bunlardan bir kaçını taktirlerinize sunuyorum;
1- Malatya ve ilçelerine çalışan tüm özel ve belediyeye ait otobüs ve halk otobüsü, minibüs vs araçlar ayrıca şehirler arası çalışan otobüsler Arslantepe logolarıyla donatılmalıdır…
2- Türkiye’de oynanan liglerden birine Arslantepe Ligi ismi verilmesi için çalışmalar yapılmalıdır. (Voleybol federasyonu başkanı Akif Üstündağ iyi bir Malatya’lıdır. Onunla görüşülebilir)
3- Geleneksel hale getirilebilecek bir Uluslararası Arslantepe yarışları, Arslantepe Festivali ve ayrıca Uluslar arası çapta kongreler düzenlenmelidir.
4- Arslantepe ile ilgili tanıtıcı afişler hazırlanıp ülkenin muhtelif yerlerindeki billboard’larda sergilenmeli ve medyada paylaşılmalıdır…
5- TURSAB (Türkiye seyahat acenteleri birliği), TUREB (Turist Rehberler Birliği) TUREV (Turist rehberler vakfı) ile Arslantepe’nin tanıtımı için istişareler yapılmalıdır…
6- Arslantepe ile ilgili film, çizgi film ve belgeseller yaptırılmalıdır…
7- Arslantepe temalı pullar bastırılmalıdır…
8- Arslantepe figürlerinden oluşan, kupa, magnet, anahtarlık, bardak, yastık kılıfı, havlu, fincan takımı, heykel gibi hediyelik eşyaların üretilmesi konusunda çalışmalar yapılmalı ve bu konuda esnafa teşvik ve önderlik yapılmalıdır…
…
Yukarıda bir kültür rotası oluşturmuştum ya;
Eski Malatya’ya gittiğimde muhtarlarla görüştüm. Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı ve Ulu Cami’nin hala kapalı olduğunu ve buraları ziyarete gelen yerli ve yabancı turistlerin kös kös geri döndüklerini duyunca bir kez daha pes dedim.
Sayın yöneticiler, şehrimizin dışarıdan gelecek sıcak paraya ihtiyacı var.
Turizm ile ilgilenenlerin söylediği bir söz vardır;
“Para bırakmayan turist, gereksiz turisttir”