Malatya denildiğinde akla gelen ilk şey kayısıdır. Çünkü kayısı, Malatya’nın yalnızca bir tarım ürünü değil; tarihini, emeğini, kültürünü ve hafızasını taşıyan bir olgudur.

Dünyanın birçok ülkesine ulaşan her bir Malatya kayısısının arkasında güneş altında çalışan çiftçinin alın teri, umudu ve geçmiş yılların birikimi vardır. Bu nedenle Kayısı Festivali, yalnızca konserlerin ve kalabalıkların buluştuğu bir etkinlik olmamalıdır. Malatya’nın dünyaya kendini anlattığı büyük bir kültür vitrini hâline gelmelidir.

Peki festivalde neler yapılabilir?

1. Kayısının Hikâyesi Anlatılmalıdır.

İnsanlar artık sadece ürün değil, hikâye satın almak istiyor. Marka oluşturma ve pazarlama anlayışını bir arada sunan marka hikayesi, kayısıyı sadece bir ürün olmaktan çıkararak bir değer haline getirecektir. Hikaye kaysıya bir ruh katarak, duygusal düzleme taşıyıp böylece marka sadakati yaratacaktır.

Festival alanında “Kayısının Yolculuğu” adıyla bir sergi kurulabilir. Eski Malatya’dan günümüze kayısı yetiştiriciliği, kurutma yöntemleri, aile fotoğrafları, eski tartılar, sandıklar ve çiftçi anıları sergilenebilir. Böylece ziyaretçi, kayısıyı yalnızca tatmakla kalmaz; onun bir kültür olduğunu hisseder. Hatta kayısıyı konuşturan, 7.000 yıllık Malatya tarihini anlatan destansı bir anlatıya da dönüştürülebilir. Böyle bir kurgu, kayısıyı yalnızca bir tarım ürünü değil, Malatya'nın kimliği ve hafızası olarak öne çıkarır.

2. Kayısı Gastronomi Şöleni Düzenlenmelidir.

Kayısının sadece yaş ve kuru olarak tüketilen bir meyve olmadığını ondan çok çeşitli ürünler yapılabildiğini anlatıldığı ünlü şeflerin katıldığı yarışmalar yapılabilir.

Örneğin:

Kayısılı kebap

Kayısı tatlıları, kekler, tartlar, galette ve crumble

Kayısı reçeli, marmelatı

Kayısı soslu et yemekleri

Kayısı dondurması

Kayısı kahvesi ve içecekleri

Böylece kayısının kullanım alanı genişletilir ve katma değeri yükselir.

3. “Dünyanın Kayısısı Malatya’dan” Teması

Festival uluslararası bir kimlik kazanmalıdır. Tüm elçilikler ve diplomatlar, kaysı ambalajı üreten firmalar, Yabancı basın, influencer’lar, gastronomi yazarları ve tur operatörleri davet edilmelidir. Farklı ülkelerden gelen misafirler için çok dilli tanıtım stantları kurulabilir.

Hedef şu olmalıdır: Malatya’yı sadece Türkiye’nin değil, dünyanın kayısı merkezi olarak markalaştırmak.

4. Çocuklar İçin Kayısı Köyü

Gelecek nesil kayısıyla bağ kurmalıdır.

Festivalde çocuklara özel:

Kayısı fidanı dikme etkinliği

Kurabiye ve reçel atölyeleri

Masal saatleri

“Benim Kayısı Ağacım” resim yarışması düzenlenebilir.

5. Kayısı ve Deprem Dayanışması Teması

6 Şubat depremlerinden sonra Malatya’nın yeniden ayağa kalkışını anlatan özel bir bölüm hazırlanabilir. “Küllerinden Doğan Şehir” temasıyla çiftçilerin yaşadığı zorluklar ve yeniden üretime dönüş hikâyeleri gösterilebilir. Bu, festivale duygusal ve insani bir derinlik kazandırır.

6. Kayısı Ekonomisi ve Geleceği Zirvesi

Festival sadece eğlence değil, aynı zamanda bir tarım ve ekonomi kongresi olmalıdır.

Şu başlıklar tartışılabilir:

İklim değişikliği

Don zararları

Yeni pazarlar

Markalaşma

E-ticaret

Organik üretim

7. Aslantepe ile Birleştirilen Kültür Rotası, Festival ziyaretçileri için

Aslantepe Höyüğü turları düzenlenebilir. Böylece insanlar yalnızca kayısıyı değil, 8 bin yıllık Malatya medeniyetini de tanımış olur.

Sonuç olarak, Kayısı, Malatya’nın sarı altınıdır.

Fakat altının değeri, onu nasıl anlattığınızla, nasıl tanıttığınızla ölçülür. Eğer Kayısı Festivali; tarih, gastronomi, turizm, sanat ve üretimi aynı potada buluşturabilirse Malatya sadece kayısı satan bir şehir değil, kayısı üzerinden dünyaya kültür ihraç eden bir şehir hâline gelir.