Malatya Vilayet Konağı önündeki meydanda yer alan tarihi İsmet İnönü Heykeli’nin bilinmeyen geçmişi ve yapım sürecine dair çarpıcı detaylar gün yüzüne çıktı. Araştırmacı yazar Atilla Kantarcı, anıtın zorlu ekonomik koşullarda devlet bütçesiyle yapıldığı yönündeki iddialarına karşı çıkarak, eserin tamamen yerel halkın dayanışmasıyla yükseldiğini açıkladı.

“HEYKELİN MASRAFLARI MALATYA HALKININ BAĞIŞLARIYLA YAPILDI”
Bugün heykel üzerinden yapılan eleştirilerin tarihi bilmemekten kaynaklandığını vurgulayan Atilla Kantarcı, yapım sürecini ve bütçe tartışmalarını şu sözlerle ifade etti:
“Şimdi vilayet konağı önündeki meydanımızda bulunan İnönü heykelinin yapımına 1946 yılında başlanmış. Tabii o yıllar ekonomik zorlukların olduğu yıllar olduğu için ancak 1947 yılında bitirilebilmiştir. Bu heykeli yapan heykeltıraşlar Türkiye çapında önemli isimler olan Nejat Sirel ve Hakkı Atamulu adlı mimarlardır.”

Ekonomik kriz döneminde devlet bütçesinin harcandığına dair iddialara net bir dille karşı çıkan Kantarcı, sözlerine şöyle devam etti:
“O yıllarda demin de bahsettiğim gibi zorlu ekonomik koşulların olduğu yıllardı. Bugün en çok eleştirilen konulardan bir tanesi de o, tabii tarihi bilmedikleri için ve bazı yanlış tarihçilerin sözlerine itibar ettikleri için o heykelin yapımının devlet tarafından yapıldığını ve çok zorlu yıllarda buna gerek olup olmadığını eleştiren birçok insanımız var. Buradan bunu belirtmek istiyorum ki o heykelin yapımının masrafları o dönemde Malatya halkı tarafından kendi aralarında toplanan bağışlarla yapılmıştır ve onun heykelin uzamasının sebebi de bu sebepten olmuştur.”
“SAĞLAM TEMELLE YAPILDI”
Heykelin çocukluk yıllarına denk gelen yapım aşamasını dün gibi hatırladığını söyleyen araştırmacı yazar, anıtın yer altındaki muazzam mühendislik başarısına şu sözlerle dikkat çekti:
“Hükümet meydanının olduğu alan kaidesi, yani heykelin kaidesi sağlam bir zemin oturtulduktan sonra eşildi. Yani o günleri ben çok iyi hatırlıyorum ve temel kazısı yapılarak o heykelin olduğu kaide alt kısmı geniştir. Alta doğru bayağı bir 5-6 metrelik bir kısmı var. O sağlam bir temele oturtulduktan sonra işhanının yapımına başlandı.”

Kantarcı, bu görkemli anıtın üzerinde yer alan sembolleri ise şu şekilde aktardı:
“Bu büyük eserin kaide kısmında antik beyaz taş kullanılmış. Anıtın dört cephesinde İstiklal Savaşı'na katılmış olan Mehmetçik görüntülenmiş. Elinde disk tutan genç bir sporcu, sol elinde kitabı, sağ elinde meşalesiyle bir öğrenci, buğday tarlası içerisinde kadın ve erkek çiftçi ve çekici ve örsü ile erkek figürleri resmedilmiş bu eserde.”
“NE MÜZİK DİNİMİZDE HARAMDIR, NE DE HEYKEL HARAMDIR”
Malatya’da genel olarak heykellere karşı bir antitepki olduğunu ve bunun dini gerekçelere dayandırılmasının büyük bir yanılgı olduğunu belirten Kantarcı, sözlerini ezber bozan bir dini analizle tamamladı:
“Maalesef, Malatya'da tüm heykellere karşı bir antitepki var. Bu bence doğru bir tepki değil. Yani İslam'da heykelin olmadığına yönelik bir düşünce var maalesef insanlarımızda. Bu da dinimizde doğru bilinen yanlışlardan bir tanesi bence. Kur'an'da Hazreti Süleyman dönemindeki heykellerden bahseder. Yani ne müzik dinimizde haramdır, ne de heykel haramdır. Tabii kardeşlerimiz bu düşünceden hareketle heykele karşı çıkıyorlar. Bilmiyorum, saygı duyarım ama doğru bir davranış değil. Hele de İnönü gibi memleketine, Malatya'ya, Türkiye Cumhuriyeti'ne, Kurtuluş Savaşı'na hizmet etmiş bir kahramanımızın heykeline karşı çıkmak bence doğru bir yaklaşım değil.”





