Bir takımın olmazsa olmazı taraftarıdır. Bunu bilmeyenlere ve anlamayanlara bir kez daha taraftar büyüklüğünü göstermiş oldu. Her şeyin maddiyat olmadığı mesajını sanırım gerekli yerler almıştır. Küskünlerin küsleri barıştırdığı bu haftada kazanan yine Malatya olmuştur. Alınan Gençlerbirliği galibiyeti iki türlü anlamlıdır.
Takım büyük ihtimalle ligde kalmanın mesajını verirken, Erol Bulut’un yapılan eleştiriler sonucunda doğru isimler ve doğru sistemle takımı sahaya sürünce alınan farklı galibiyet doğruların zaferi olmuştur. İlk golde savunmanın hatasını bir tarafa bırakırsak 90 dakika gol arayan sahanın her tarafına iyi dağılan ve rakibe geniş alan bırakmayan oyuncularımız alınan galibiyetin belirleyici aktörleri olmuşlardır.
Taraftara ve oyuncu bütünlüğü işte budur. Oyuncu tribünde taraftarı görmediği zaman kendisini sahipsiz ve üvey evlat gibi hisseder. Temennim bu oluşumun tekrardan bazı akıllı kişiler tarafından bozulmaması. Müsabakanın geneline baktığımızda Aytaç Kara ve Pereira sanki mesaj verecek nitelikte her şeylerini sahaya yansıtarak alınan galibiyette öncü oldular. Murat Yıldırım ve Azubuike bitmek bilmeyen enerjilerini terlerinin son damlasına kadar sahaya yansıttılar.
Chabeke ve Cissokho hem savunmada hem de hücumda görevlerini en iyi şeklide yaptılar. Sadık ve Mina kusursuz oynadılar. Buotaib fazla ortada gözükmese de sahada duruşu takıma güven veriyor. Adem Büyük bazıları tarafından eleştiriliyor. Komutan takımını en iyi şekilde yönetirken fazla ortada gözükmese de elinde geleni yapmaya çalıştı.
Gilberto oynadığı diğer müsabakalarda gol atamanın stresi ile fazla varlık göstermede Gençlerbirliği karşısında kaçırdığı gole nispet yaparcasına iki güzel gol atarak kendini affettirmiş oldu. Genel anlamda taraftar, takım ve teknik kadro komple görevlerini kusursuz olarak yaptılar. Temennim bir daha rehavete kapılıp hata yapılmaması. Bu taraftarın artık başka krizlere tahammülü yok. Her kesim sorumluluğunun bilinci ile işini doğru yaparsa fazlada sorun çıkmaz kanaatindeyim.