-"36 kısım tekmili birden..., Kirk Douglasın baş rolünü oynadığı... , binlerce figüranın rol aldığı..., senenin en büyük filmi Spartaküs... Renkli sinema da duyduk duymadık demeyin "
Megafondan gelen bu mikrofonik ses Babacana aitti.
Babacan Renkli sinemada teşrifatçı olarak çalışan fakat gür ve davudi sesi nedeniyle, sırtına afişleri asıp, megafonla mahalle mahalle dolaşıp filmin reklamını yapan biriydi.
Her sinemanın böyle çığırtkanları vardı. Meşhur Malatyalı Köse de bunlardan biriydi.
Evet, sinemalarımızdan bahsediyorum. Bir döneme damga vuran, gençlik yıllarımızın tek eğlencesi olan sinemalarımız.
Bayramlarda harçlıkları toplayıp, o sinemadan çıkıp, ötekine gittiğimiz günler ve o güzelim sinemaları hatırladım, unutanlar olabilir düşüncesiylesizlere de hatırlatayım istedim.
Gazi İlkokulu bitişiğindeki İstanbul sineması Malatya'nın en eski sinemalarındandır. İstanbul sinemasının mülkiyeti bir dönemÖzel İdareye aitti. Daha sonra SSK’ya satışı yapıldı. SSK da sinemayı bir süre kapatıp tadilat yaparak daha modern, kaloriferli bir sinema için kolları sıvadı. Hatta o günlerde İstanbul Sineması için bir metrekareye bir koltuk sloganı kullanılıyordu.
Tadilattan sonra Malatya, Renkli sinemadan sonra ikinci kaloriferli sinemasına kavuşuyordu.
Tamamen kesme taşlardan yapılan, sinemanın altı çıkış kapısı olduğu söyleniyordu.
Çıkarılan ihalede Renkli sinemayı işletenlerden biri olan Nejat Dirican en yüksek fiyatı vererek sinemanın yeni sahibi oluyordu.
İstanbul Sinemasının karşısındaki, Şehir Sineması o dönemin en güzel ecnebi (yabancı) filmlerinin oynadığı bir sinemaydı. Sinema salonu olarak yapılmadığı için zorlama bir sinema görüntüsü veriyordu. Kalorifer olmadığı için ortada varilden bir soba yanar, soğuk kış günlerinde insanlar etrafında toplanıp üstünübaşını, su çekmiş ayakkabılarını hatta hatta, ayakkabılarınıçıkarıp ayaklarını dahi ısıttıkları için sinemanın içi tarifi imkansız bir kokuyla dolardı. Ayrıca yazlık sinemaların devreye girdiği sıcak yaz günlerinde bodrumu ahır olarak kullanıldığı için, bit, pire mebzul miktarda mevcuttu. Bu sebepten sık sık ilaçlama yapıldığı bilinirdi. Malatya'da sinemacılığın duayenlerinden olan Sinemacı Heyri (Hayri) tarafından işletilirdi. Bu sinemada izlediğim Herkül, dört dev adam, Masist, Zorro filmlerini unutmam mümkün değil.
Yeni Melek Sinemasının yeri şu anki Emekliler Parkı’nın, Fuzuli Caddesi’ne bakan taraftaydı, dönemin daha çok avantür tarzı filmlerini oynatan bir sinemaydı.
Yılmaz Güney, Orhan Günşıray, Fikret Hakan filmleri kapalı gişe oynar, bilet kuyruğunda kavgalar olurdu. Ben küçükken sinemanın bilet kesicisi Aboş Dayı dedemin ahbabı olduğu için sinemanın önünde beni gördüğünde hemen içeri alır, teşrifatçıya teslim eder, sinemanın en güzel yerine oturttururdu. Hatta 1963 yılındaki depremde ben Yeni Melek Sinemasındaydım ve çıkan izdihamda ayakkabımın tekini kaybedip, tek ayakkabıyla eve gittiğimi hatırlıyorum.
Her nedense Renkli Sinema hariç diğer sinemalarda bilet alma kuyruğu oluşmaz, herkes harala gürele bilet almaya çalışır, güçlü olan, insanları ezenler biletlerini rahatça alır, diğerleri sinemaya geldiklerine geleceklerine pişman olmuş vaziyette, ya bileti alır filmi seyreder ya da evlerinin yolunu tutarlardı.
Yeni Melek Sineması Türk sinemasının fetret dönemi 70’li yıllarda erotik filmler yayınlamaya başladı.
Kız enstitüsü karşısındaki Renkli Sinema dönemin en lüks, kaloriferli, sigara içmenin yasak olduğu, ancak antrakt sırasında sigaraya içmeye izin verilen, koltukları ve havalandırması daha modern olan sinemasıydı…
YAZIMIZIN DEVAMI YARIN…