Doğan Gülergün, namı diğer Pehlivan Doğan, insan hikayelerini yazdığım bu seride unutulmaması gereken değerlerimizden biriydi diye düşünüyorum.

Güreş yapanlar ve sporla uğraşanlar bilir, öyle kolay kolay kimseye o mesleğin onurlu isimleri verilmez. Birine ‘Pehlivan’ denmiş ise o unvan verilmemiş, bilakis alınmış bir unvandır.

Pehlivanımızın güreşçilik yıllarında şeker ve mensucat fabrikaları atasporumuza katkı veren kuruluşlardır. Yaşar Doğu Malatya’ya geldiği bir gün pehlivanımızı izler sonrasında kolundan tutar ve şeker fabrikası müdürüne götürerek, bu ufaklığa iyi bakın der. Yaşar Doğu'nun dikkatini çekecek kadar iyi bir güreşçidir.

Almanya'da yapılacak olan Avrupa şampiyonasına katılacak aday kadronun belirlenmesi için yapılan Türkiye şampiyonasında Malatya lobisinin olmayışı nedeniyle kendi kilosundaki rakipleri olan Ünyeli Mehmet Alkış ve daha sonra dünya ikinciliğini kazanacak olan Tokatlı Hasan Sevinç'i ezici bir şekilde yenmesine rağmen Ordulu olan Yaşar Doğunun hemşericilik yapması nedeniyle Almanya'ya Hasan Sevinç ve Mehmet Alkış götürülmüştür.

Hatta Hasan Sevinç ,"Doğan, seni Almanya'ya götürmeyecekler bu maçı bana ver" diye bir teklifte bulunmuş ve cevabını minderde almıştır.

Bütün bu çirkinlikler bir süre sonra pehlivanımızı güreşten kopma noktasına getirir ve güreş hakemliğine başlar.

Malatya'da yönettiği bir müsabakada güreşçinin kural dışı hareketine ihtar verince güreşçinin antrenörü milli güreşçi Ali Özdemir’le girdiği tartışma sonucunda hakemliğin de kendine uygun olmadığını düşünür ve hakemliği bırakır.

Daha sonra Malatya bölge güreş ajanlığı görevine getirilir ve Malatya güreşine sayısız hizmetlerde bulunur. Yani güreşin her noktasında hizmet vermiş bir kişiliktir.

Pehlivan Doğan hem serbest hem Greko-Romen stilde hem de çayır güreşi karakucak güreşinde başarılı olan ender güreşçilerdendir.

Sayısal zekası müthiş olan pehlivanımız, güreşi rakibin dengesini bozmak olarak görür ve "her büyük güreşçinin kendine has bir oyununun olması" gerektiğini ve kendine has oyununun da "yerde kafa kol atmak olduğunu" söylerdi.

Aslında kafa kol ayakta yapılan bir oyundur.

Greko-Romen stilde Türkiye ikinciliği bulunan pehlivan Doğan o yılların belki de tek eğlencesi olan çayır güreşleri karakucak için birçok ile gitmiş Malatya adına güreşlere katılmış, birçok da ödül kazanmıştır.

Yaşım itibarıyla güreşlerini izleme şansı bulamadığım pehlivan Doğan’ı, hakemliği sırasında maç yönetirken, o bembeyaz gömlek, pantolon ve ayakkabısıyla, ilerleyen yaşına rağmen dimdik atletik vücuduyla ve tavizsiz halleri ile hatırlıyorum.

Yazımızın devamı gelecektir…