Devre arasında bu takıma kampa kavuşacak bir forvet ve bir stoper kavuşturulsun derken aslında bugün gelinen noktayı hesaba katmıştım. Ancak yapacak fazla da bir şey yok. Eldekiler ile yetinmeye alışmalıyız ve onlarla neleri başarabiliriz onun hesabını yapmalıyız.

Rizespor karşısında bir çok sakat oyuncu ve Adem Büyük’ten yoksun bir kadro ile sahaya çıkacağımız zaten belliydi. Hesapta olmayan Erol Bulut’un oyuncu tercihi ve sahaya çıkardığı on bir ile alakalı. Ertaç Özbir Beşiktaş müsabakasında sahanın en iyisiydi. Robin Yalçın’ı Rize’den geldi diye onurlandırmanın maalesef beldi ağır oldu.

Hani Erol Bulut adaletli diyordum ya sözümü geri alıyorum. Ha bir de Bülent Cevahir’de Beşiktaş karşısında kötü oynamamıştı. Erol hoca sende biliyorsun ki mağlubiyetlerin arkasından kimse iyi konuşmaz. Aslında senin tek bir haklı tarafın var o da müsabakanın hakemi Hüseyin Göçek’in yanlış ve yanlı karalarıydı.

Eren Tozlu’ya yapılan kesinlikle penaltıydı. Mina’ya yapılan hareket kesinlikle kırmızı karttı. Fakat şunu unutma hocam ikinci yarı ilk yarı gibi olmayacak.

Sen sustukça işte takımın durumu malum bu. Sen zamanında tavrını koysaydın bugün 8 oyuncu alınacağına adam gibi bir forvet ve stoper ile sezonu en iyi yerde bitirirdin.

Görülen o ki gittikçe kariyerinde kayıp hanene notların düşüyor. Olan oldu. Anacak bundan sonra sahaya süreceğin kadroyu adaletli yap sonuç ne olursa olsun. Bari vicdanında rahat ol.

Sonuçta kaybedilen bir 3 puan dünyanın sonu değil. Bari önümüzdeki müsabakalarda eski Erol Bulut’u bize göster gerisi teferruat.