“İnsanın ana vatanı çocukluğudur.”
Ne muhteşem bir söz değil mi?
Tam kitabın ortasından dedikleri türden.
Gerçi bu anlamlı söz bana ait değil.
Türkiye’nin ünlü psikologlarından Doğan Cüceloğlu’nun söylediği bir söz.
Çocukların yarış atı haline getirildiği bu sistemde,
Lütfen çocuğunuza çocukluğunu yaşatmaya çalışın.
Bunun anne ve babaların asli görevi olması gerektiğini unutmayın. Zaten devletin de ana görevlerinden birinin, belki de en önemlisinin, ülkenin çocuklarına çocukluklarını yaşaması için imkan sağlamak olması değil midir?
Eşinizle konuşun, gerçi çok büyük bir ihtimalle karşı çıkacaktır ama yılmayın.
“Bizim çocuğumuz, çocukluğunu yaşarken başkasının çocuğu sınavları kazanacak bizimki ise geri kalacak öyle mi?” diye size çemkirecektir ama yılmayın, onu ikna edin.
Eşofmanları giyip onunla sahaya çıkın, top oynayın, yürüyüşler yapın, üstünüzü kirletin eve gelip onu yıkayın kurulayın başını okşayın, bir süre sonra size hiç “Seni seviyorum baba” demeyen çocuğunuz sizi sevdiğini söyleyecektir, buna emin olun.
Ha... ders konusunda hiç endişeniz olmasın bu pozitif ortam derslerine de yansıyacak ve daha önce arkadaşlarıyla sürekli didişen, ödevlerini aksatan çocuğunuzun öğretmeni size “bu çocuğa ne yaptınız, daha önce hiç de böyle değildi” diyecektir.
Hem iyi not almaması çok mu önemli?
Bu yalnızca bir okul sınavı değil mi?
Yaşamının ileriki yıllarında karşılaşacağı daha zor hayat sınavları yok mu?
Rahatlatın ve ona güven verin.
Kendine güvenen çocuk hayatı boyunca karşısına çıkacak engellerle kolayca savaşan ve üstesinden gelen, ileriki yaşlardaki hayat sınavlarından başarıyla çıkan bir birey olacaktır.
Unutmayın;
Dünyanın en mutlu insanları yalnızca doktorlar ve mühendisler değildir.
Çocuklar gülsün diye uğraşalım...
Çünkü insanın ana vatanı çocukluğudur...
Çocuklar çocukluklarını yaşayarak, gülerek ve oynayarak büyürse büyükler güler...
Büyükler mutlu olup gülerse ülkemiz güler...
Ülkemiz gülerse insanlık ve tüm dünya güler...
Selam olsun çocukların gülmesi için uğraşan Malatyalılara...