Japonya’yı tanıtan bir kitapta okumuştum… Japonya’da ergenlik çağına yaklaşan çocukları, Amerika’nın 6 ve 9 Ağustos 1945 yılında atom bombası atarak yok ettiği Hiroşima ve Nagazaki’ye götürüyorlarmış.
Japonya’yı tanıtan bir kitapta okumuştum…
Japonya’da ergenlik çağına yaklaşan çocukları, Amerika’nın 6 ve 9 Ağustos 1945 yılında atom bombası atarak yok ettiği Hiroşima ve Nagazaki’ye götürüyorlarmış.
Neden mi?
Geçmişte yaşanan sıkıntıları görüp en azından o acıyı hissetsin ve bu acılardan olumlu dersler çıkararak ilerde ülkesine yararlı bir birey olsun diye…
Bu bilinçle yetiştirilen Japon gençleri iki atom bomba sonrasında yerle bir olan ülkelerini öyle bir hale getirdiler ki bugün Japonya dünyanın en güçlü ekonomilerinden biri oldu…
Düşünüyorum da bizim Nagazaki ve Hiroşima gibi hatta onların fevkinde olan öyle değerli öyle kıymetli bir tarihimiz, tarihimiz içinde şerefli yenilgilerimiz ve muhteşem zaferlerimiz yok mu?
Kimse kusura bakmasın…
Japonya’nın başarıyla yaptığını yani milli şuurumuzu ve kültürümüzü gençliğimize aşılayamadığımız için kültür emperyalizminin tüm sahte güzelliklerine teşne olan bir ülke olduk, kültürümüz ve ülkemiz maalesef yol geçen hanına döndü…
Uzun bir girizgah oldu biliyorum ama, neyse esas konumuza gelelim…
31 Ekim 2021 günü İstanbul’un bir çok semtinde ve bir çok mekanda “Cadılar Bayramı” kutlandı…
Anlamakta zorluk çekiyorum…
Yahu nasıl becerdiniz de Amerikalıların her yıl 31 Ekim günü bir sürü çılgınlık yaparak kutladıkları Cadılar Bayramını ülkemize getirdiniz…
Beni en çok üzen nokta adına sanatçı denilen bir güruhun bunu kutlaması ve kutlanması! için de çaba harcaması…
Sanatçı toplumun sorunlarını gören, bu sorunlara gücü yettiği ölçüde eğilen ve toplum için yön gösterendir…
Her gün magazin programlarına kendini malzeme yapmak için çabalayan bir sanatçı, toplumun ve gençliğin rol modeli olan sanatçı olmamalıdır.
Üzülerek ifade etmek isterim ki bugün ülkemizde magazin boyasının bir rengi olmayı tercih eden sanatçılar örnek alınıyor ve onlara özeniliyor.
Toplumu ilgilendiren konular hakkında fikir beyan etmektense toplumu uyutma görevi sanatçılara, aydınlara yüklenmiş gibi ve maalesef bu görevi yapanlar ekranların gediklileri olmuş durumda…
Okuma alışkanlığı kazandırılmamış, televizyon ve sosyal medyadan başka eğlencesi olmayan gençlerimizin de bu güruhdan etkilenmemesi mümkün mü?
Gel de Japonya’ya bile kültürümüzü taşımaya çalışan rahmetli Barış Manço’yu arama…
Selam olsun Malatya’mın kültürüne sahip çıkan güzel insanlarına…