Belediye içerisinde oluşan yönetimlerden kurtulma adına ısrarla yinelediğimiz sivil bir yönetim, başlangıcında sorunları ve güvensizliği kendiliğinden getirmiştir. Sen-ben kavgası başlamıştı zaten işin başında. Sosyal medyanın daha ön plana çıktığı her gün bir sportif direktör ile anlaşıldığı ve ülkede olan tüm teknik direktörlerinin isminin paylaşıldığı alanlarda her taraftar bir başka ismi lanse etmek adına olağan üstü bir mücadele vardı.


Özellikle görsel ve yazılı medya sağlıklı haber sıkıntısı çekerken, ortada adı sanı olmayan sanal isimler sadece teknik adamları değil, alınacak veya görüşülen oyuncuların öz geçmişleri ile kamuoyuna yansıtarak ne derece ilkel ve bir o kadar bilinçsiz bir uygulamanın içersinde olduklarını maalesef anlayamadılar.


Belki birileri zamanla uyarı yaptılar ama yüksek dağları ben yarattım misali burunlarından kıl aldırmayarak ben bu işi her kesten iyi bilirim demekle yetindiler. Evet, birçok tanıdığımız insanlar tarafından dahi yanlış yönlendirmeler oldu ama profesyonel olan bir kulüp yapısını bakkal dükkânı gibi yönetirsen işte olacak sorunlarda ve gelişen olaylara gebe kalmaktan geri kalmazsın.


Yapılan genel kurulun ardından verilen istifa kararları aslında gerekli mesajı kamuoyuna çoktan vermişti. Her şeyi şirin göstermek isteyenlerin sadece benim dediğim olsun küçük olsun düşüncesi git gide büyüyen koca bir kaosa sürüklemedi mi?


Daha işin başında yönetim dağılımı adına İstanbul ve Malatya yönetimi içinde varılan anlaşmadan sonra Malatya kanadında istifa eden yöneticilerin yerine alınması muhtemel yöneticilerin Asil yönetime İstanbul kanadı tarafından veto gelince asıl kopma orada başlamıştı. ‘Gazetecilik adına gerçekleri yansıtmaya yetkin yoksa istifa etmek de erdemliliktir’ dediğimde, kıyametler koparanların bugün avuçlarını neden ovuşturduklarına anlam verenler bana da anlatsın. Aslında her şey orada kopmuştu.


Adil Gevrek başkan, yanındaki tecrübeli İlhan Kavuk’un belediye başkanı Ahmet Çakır tarafından yönetimde olması istenmiş sadece Malatya menfaati ön plana alınarak böyle bir düşünce hasıl olmuştu. Doğru veya yanlış bir yol haritası belirlenmiş ancak doğum erken olmuştur. Kurumsal anlamda tüm tarafların farklı hataları olmuştur sonuçta Malatya futbolu zarar görmüştür.


Bugün gelinen nokta daha da tehlikeli bir boyut kazanmış, Malatya futbolu daha da zor bir dönemece girmiştir. İki kanat tarafından yapılan açıklamalar ortamı fazlasıyla germiştir. Bu dönemde tek bir kurtuluş vardır, yönetimler istifa edebilir ve yeni yönetimler gelebilir ancak en tehlikelisi ilimizin iki tarafa bölünmüş olması. Bu bölünmeyi engelleyecek tek kurum belediye başkanı Ahmet Çakır’dır.


Şayet kaosun bitmesi isteniyorsa bir an önce belediye başkanı kulüp hakkında sağlıklı bir rapor alıp, gelecekte oluşacak bir tehlikenin önünü kesmesi lazım. Gidişatta bir sıkıntı yoksa iki tarafın aynı yönetimde olması önemlisi değildir. Aynı ilin takımı için kılıçları kınına koyup, takımın hedefi olan şampiyonluk yolunda her fert üzerine düşeni yapmalıdır. Yoksa efsane Malatyaspor’un durumuna düşebiliriz benden hatırlatması.