Yıllar önce bir gazetede gördüğüm haberi anımsadım.
Haber aynen şöyleydi: Araştırmacılar bir kazı sırasında buldukları papirüs parçasını deşifre ettiler...
-"Çocuklarımızın geleceğinden endişe ediyoruz."
Yahu milattan önce bilmem kaç yılında bile insanlar böyle düşünüyorsa, biz ne diyelim artık! Demek ki şu yaşlı dünyada teknolojik gelişmeler dışında değişen bir şey yokmuş!
Bu girişi niye yaptım biliyor musunuz?
Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımızda, evlilikler henüz televizyonlarda evlilik programlarında yapılmıyordu!!
Teknoloji bu kadar gelişmediği için evlilikler, gazete vasıtasıyla, evlilik ilanları bölümünden yapılıyordu!!
O yıllardan bu günlere bakıyorum istekler yine aynı hiç bir değişiklik yok.
Her gün bu programları bıkmadan izliyorsunuz. Ben biraz eskilere gidip sizi o evlenme ilanlı günlere götüreyim...
Gençliğinde bu evlenme ilanlarına ihtiyacım olduğundan değil gülmekiçin için bakardım. Evlenmek isteyen hanımefendilerin hepsinin ortak bir isteği vardı o da damat adaylarının "sağlam karakterli" olması…
Gerçi şimdi de öyle.
-"Araba alırken kaporta ve motor, koca ararken karakter sağlam olacak arkadaş...”
Ama bu karakter ne menem bir şeydir ,
Suratlardan mı anlaşılır yoksa kan gruplarından mı tasnif edilir.
-Bunun kan gurubu x ... Bunun karakteri sağlam, sen geçebilirsin...
-Bunun kan gurubu y... Bunun karakteri çürük, sen kaldın...
-Bunun kan gurubu xy... Bunun karakteri, eh idare eder sen bekle.
Allah'tan gelin adayları karakterden anladıklarını açıklarlar da ben de aydınlanırdım.
-"Sağlam karakterli; boyu 1.80 den aşağı ,yaşı 28 den yukarı olmayan, evi, arabası, iyi bir geliri olan, mavi gözlü…"
Sağlam karakter de gelin adaylarına göre değişen bir kriterdi...
-"Mühendis, avukat, doktor gibi ! sağlam karakterli...”
-"Aylık geliri on bin lira olacak kadar! sağlam karakterli...”
-"İstanbul'da bir evi olacak kadar! sağlam karakterli...”
Bir de gelin adayları kendi isimlerini kullanmaz, ilginç rumuzlar bulur onları kullanırlardı:
"Yakamozlu geceler","Ölmeyen aşk ","Ölesiye sevgi", "Efsaneyim ben","Ah bir bilsen " rumuzlarıyla "Sağlam karakterli" koca arayışlarını sürdürürlerdi.
Televizyonun olmadığı günlerde, gazetelerin her köşesini didik didik ederdim, özellikle röportajları ilgiyle takip ederdim.
Bir röportajda gazeteci, bekar ve ünlü birine soruyor;
-Nasıl biriyle evlenmeyi tahayyül ediyorsunuz?
- "Her şeyden önce sağlam karakterli !! olsun gerisi teferruat…!!!"
Gazeteci işinin ehli biri, soruyu patlatıyor...
-Yani, asgari ücretli bir işçi de olsa evlenir misiniz ?
Cevap daha güzel,
-"Daha neler, yok artık! o kadar da değil!" tercümesi...
-"Yani karakterli dedikse ,bin üç yüz liralık karakter de değil!...”
Gülmemek mümkün mü?
Evlilik programları da öyle...