(Biyografi)

İDEOLOJİDEN MÜCADELEYE:

DOĞU PERİNÇEK’İN FIRTINALI SİYASİ SERÜVENİ

Doğu Perinçek, Türkiye siyasetinde hem fikirleri hem de yaşamı boyunca verdiği mücadelelerle öne çıkan bir isimdir. 1942 yılında Gaziantep’te doğan Perinçek, akademisyen, hukukçu ve siyasetçi kimlikleriyle bilinir. Ancak onu tanımlayan en önemli yön, inandığı ideolojiler uğruna ödediği bedeller ve bu yolda gösterdiği dirayettir.

GENÇLİK YILLARINDAN İDEOLOJİK MÜCADELEYE

Perinçek, gençlik yıllarından itibaren sosyalist ideolojilere ilgi duydu ve bu doğrultuda Türk solunun önemli figürlerinden biri haline geldi. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra akademik kariyerine devam etti. Ancak akademik çalışmaları, ideolojik mücadelelerinin gerisinde kaldı.

1970’lerde Aydınlık hareketini başlatan Perinçek, Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisi’ni (TİİKP) kurarak Marksist-Leninist çizgide bir siyaset izlemeye başladı. Bu dönemde dönemin sert siyasi atmosferi içinde sık sık hapis cezaları ve baskılarla karşı karşıya kaldı.

PKK VE TERÖRLE MÜCADELEDE ÖNE ÇIKIŞI

Doğu Perinçek’in en dikkat çeken mücadelelerinden biri, PKK terör örgütüne karşı verdiği amansız mücadeledir. 1980’li ve 1990’lı yıllarda PKK’nın Türkiye üzerindeki etkisine karşı sert bir duruş sergileyen Perinçek, Aydınlık gazetesinde ve Vatan Partisi’nin öncülü olan İşçi Partisi bünyesinde bu mücadelesini sürdürdü. PKK’nın emperyalist güçler tarafından desteklendiğini savunan Perinçek, terörle mücadelede devletin yanında yer aldı.

Perinçek, aynı zamanda PKK’yı destekleyen kesimlere karşı açtığı davalar ve yaptığı açıklamalarla da dikkat çekti. Onun bu mücadelesi, bazı kesimlerde büyük takdirle karşılanırken, kimi zaman tehditlerle de karşılaştı. PKK’ya yönelik eleştirileri, Perinçek’i Türkiye’deki milliyetçi kesimlerle ideolojik olarak yakınlaştıran unsurlardan biri oldu.

FETÖ VE ZORLU HAPİSHANE YILLARI

Doğu Perinçek’in karşı karşıya kaldığı en büyük zorluklardan biri, FETÖ terör örgütü (Fetullahçı Terör Örgütü) ile olan mücadelesiydi. Ergenekon davaları sürecinde, FETÖ’nün kumpas operasyonlarıyla hedef alınan birçok isimden biri oldu. 2008 yılında tutuklanan Perinçek, “Ergenekon” adı verilen bu davada Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmaya yönelik bir örgütün parçası olmakla suçlandı. Ancak davanın ilerleyen süreçte bir kumpas olduğu ortaya çıktı.

Perinçek, bu süreçte yaklaşık 6 yıl hapiste kaldı. Hapishane süresince Türkiye’nin bağımsızlığına ve hukuk mücadelesine olan inancını korudu. 2014 yılında serbest bırakıldığında, FETÖ’nün Türkiye’nin ulusal güvenliğine karşı bir tehdit olduğunu vurguladı ve bu yapının devlet içindeki varlığına karşı uzun yıllar boyunca mücadele etti.         

ULUSAL BAĞIMSIZLIK VE DIŞ POLİTİKA VURGUSU

Doğu Perinçek, 1990’lı yıllardan itibaren ideolojik bir dönüşüm geçirerek sosyalist bir çizgiden Kemalist bir çizgiye yöneldi. Türkiye’nin milli meselelerine odaklanan bir politika izlemeye başladı. Perinçek’in bu dönemdeki en belirgin savunularından biri, Türkiye’nin ulusal bağımsızlığını koruması gerektiği ve Batı blokundan ziyade Avrasya ülkeleriyle iş birliğinin artırılması gerektiğiydi. NATO’ya yönelik eleştirileri ve ABD’nin küresel hegemonyasına karşı duruşu, onun dış politika anlayışını belirledi.

Bu dönemde Çin ve Rusya gibi ülkelerle daha yakın ilişkiler kurulmasını savunan Perinçek, Türkiye’nin Batı’ya bağımlı bir dış politika yerine çok kutuplu bir dünya düzeninde yer alması gerektiğini ifade etti.

ERMENİ SOYKIRIMI İDDİALARINA KARŞI HUKUKİ ZAFER

Doğu Perinçek, uluslararası alanda en çok Ermeni soykırımı iddialarına karşı verdiği mücadeleyle tanındı. İsviçre’de bu iddiaları reddettiği için yargılanan Perinçek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıdığı davayı kazanarak düşünce özgürlüğü adına önemli bir başarı elde etti. Bu zafer, Perinçek’in sadece Türkiye’de değil, uluslararası arenada da ses getiren bir siyasetçi olmasını sağladı.

MÜCADELE İLE GEÇEN BİR HAYAT

Doğu Perinçek, Türk siyasetinde farklı bir ses ve güçlü bir figür olmayı başarmış bir isimdir. Sosyalist ideolojiden Kemalist bir çizgiye uzanan politik serüveni, onun sürekli olarak değişen ve dönüşen siyasi atmosferlere uyum sağladığını gösterir. Ancak bu süreçte hiçbir zaman mücadelesinden ödün vermemiş, terörle ve emperyalizmle savaşını hayatının merkezine koymuştur.

Hapishane yılları, siyasi baskılar ve uluslararası alanda verdiği mücadeleler, Perinçek’i Türk siyasetinde eşsiz bir konuma yerleştirir. Onu anlamak, sadece fikirlerini değil, bu fikirler uğruna ödediği bedelleri de değerlendirmeyi gerektirir. Perinçek, Türkiye’nin siyasi tarihinde bir birey olmanın ötesinde, ideolojik mücadelenin ve milli bağımsızlık tutkusunun sembollerinden biri olarak kalmaya devam edecektir.

“Doğu Perinçek, fikirlerinin ardındaki kararlılık ve bedel ödemeyi göze alan direnişiyle, tarihin akışına yön veren nadir şahsiyetlerden biri olarak anılacaktır.”

Saygılarımla ,

18.01.2024

Avukat MEHMET ALİ KÖROĞLU