15 TEMMUZ: TÜRKİYE’NİN SON DARBE SINAVI

15 Temmuz 2016 gecesi, Türkiye tarihinin utanç dolu en karanlık senaryosunun sahneye konduğu ama aynı zamanda bu milletin kahramanlık destanı yazdığı bir dönüm noktasıdır. FETÖ denilen hain yapı, sadece tanklarla ve uçaklarla saldırmadı; aynı zamanda Türk milletinin onuruna, iradesine ve tarihine saldırdı. Türkiye Büyük Millet Meclisi bombalanırken, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi hedef alınırken, sokaklar tanklar tarafından işgal edilmeye çalışılırken darbeciler kendilerinden çok emindi: “Kimse sokağa çıkmaz”, “millet evinde oturur”… Ama hesapları tutmadı!

Türk milletinin her ferdi o gece sokaklara döküldü ve bir mesaj verdi: “Bu vatan sahipsiz değildir!” Leyla Şahin Usta’nın dediği gibi, o gece herkes kendi canından vazgeçmeyi göze aldı ama bu ülkenin parçalanmasına izin vermedi. Eğer millet korksaydı, çekilseydi; bugün Türkiye bir Suriye olurdu, bir Libya olurdu. O gece Türk milleti sadece bir darbeyi değil, Türkiye’nin işgal planını boşa çıkardı.

Bir daha darbe yapanların arkasına Batılı destekler gizlenmeye cesaret edemeyeceğini, darbeyle bu milleti hizaya getiremeyeceklerini o gece tüm dünya gördü. Çünkü artık Türkiye eski Türkiye değil; milletin iradesi her şeyin üzerindedir.

MİLLETİN DİRAYETİ: DARBECİLERİN KABUSU

FETÖ’nün asıl planı sadece darbe yapmak değil, Türkiye’yi iç savaşa sürüklemekti. Ama bu ülkenin mayasında dirayet var! FETÖ’nün hesap edemediği şey, Türk milletinin bu kadar kararlı ve cesur olmasıydı. Ankara bombalanırken, köprüler kapatılırken, asker kılığına girmiş teröristler tanklarla sokakları ezmeye çalışırken millet korkmadı. Tankların önüne yatan adamlar, bombalara rağmen Meclis’e koşan kadınlar, tankları çıplak elle durduran gençler; işte bu milletin dirayeti!

Bu milletin dirayetinin kaynağı da belliydi: Bayrak sevgisi, vatan aşkı ve iman! 15 Temmuz gecesi herkesin gözü önünde gerçek ortaya çıktı: Türk milleti teslimiyetçi bir millet değildir. Darbeciler, Batılı destekçiler ve içerideki işbirlikçiler bunu asla tahmin edemediler. Ama artık herkes biliyor: Türk milleti darbecilerin kâbusudur!

Bundan sonra hangi hain, hangi odaktan emir alırsa alsın, bu milletin iradesini teslim alamayacaktır. 15 Temmuz gecesi yaşananlar sadece bir kez olmuş bir kahramanlık değil; artık bu milletin DNA’sına işlemiş bir onur kaydıdır. O gece sokağa çıkan herkes tarih yazdı; bu topraklar tankla değil, imanla savunulur!

ERDOĞAN’IN TARİHİ LİDERLİĞİ: BİR ADAMIN KORKUSUZLUĞU

15 Temmuz gecesinin kırılma anı bellidir: Recep Tayyip Erdoğan’ın ekran karşısına çıkarak halka yaptığı çağrı. O an, bu milletin gönlündeki tereddüdü sildi; halk Erdoğan’ın çağrısına kulak vererek sokaklara döküldü. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın o cesur tavrı olmasaydı, darbeciler her şeyi planladıkları gibi yapacaklardı. Ama Erdoğan ölümü göze aldı, milletine güvendi ve milletiyle birlikte meydan okudu!

Unutulmamalı ki, 15 Temmuz’da hedef sadece demokrasimiz değil; doğrudan Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsıydı. Cumhurbaşkanına Marmaris’te suikast planlayanlar, Külliye’yi bombalayanlar Erdoğan’sız bir Türkiye hayal ediyorlardı. Ama Erdoğan onların kabusu oldu! Direndi, çağırdı, yürüdü ve milletin iradesiyle birlikte darbeyi bastırdı.

Erdoğan liderliğinde Türkiye, sadece darbecileri değil, onların arkasındaki küresel planları da boşa çıkardı. 15 Temmuz gecesi Erdoğan bir kez daha gösterdi: O sadece Türkiye’nin Cumhurbaşkanı değil; milletin vicdanı ve iradesinin ete kemiğe bürünmüş haliydi.

15 TEMMUZ’UN DERSLERİ, İBRETİ VE VAZİFESİ

15 Temmuz’dan çıkarılacak çok önemli dersler var. Birincisi: Türkiye artık her 10 yılda bir darbe yapılan, Batılı planlarla hizaya sokulan bir ülke değildir. Milletin iradesi, tankları da uçakları da alt edecek güçtedir. İkincisi: 15 Temmuz’un hatırası bir takvim günü değil; bir uyanışın simgesidir. Gençlerimize bunu öğretmek bizim görevimizdir: “Vatan, bayrak ve millet” için şehadeti göze alanların ülkesidir Türkiye!

Üçüncüsü: 15 Temmuz’un ardında kimlerin olduğu bellidir! FETÖ sadece taşerondur; asıl patronları Batı başkentleridir. O gece demokrasi naraları atan Batılılar, FETÖ’cülere kucak açarak niyetlerini zaten göstermiştir. Bu millet artık kimin dost, kimin düşman olduğunu biliyor!

Dördüncüsü ve en önemlisi: 15 Temmuz’un gerçek kahramanı Türk milletidir ama o milleti bu istikamette yönlendiren, sokağa çıkaran, korkuyu milletin gönlünden söküp atan Recep Tayyip Erdoğan’dır! Erdoğan’ın o geceki liderliği olmasaydı belki bugün başka bir Türkiye konuşuyor olacaktık.

İşte bu yüzden 15 Temmuz’un hatırasına sahip çıkmak, aynı zamanda Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsında temsil edilen millet iradesine sahip çıkmaktır. Bugün hâlâ “kontrollü darbe” diye aşağılık bir dil kullananlar, darbecilerle aynı safta duranlardır. O gece Türk milletinin yazdığı destanı görmezden gelen herkes bu milletin karşısında mahkûm kalmaya devam edecektir.

UNUTMAYIN,

“Bu milletin iradesi, darbecilerin planlarından büyüktür; tankın gücünü imanla bozan bu millet asla diz çökmez.”

SAYGILARIMLA!