O yaşını hiç göstermeyen, 80 yaşını çoktan bitirmiş, bir futbol çınarı.

Malatya futbolunun her mevkiinde hizmet eden, tecrübelerini yaşanmışlıklarından alan ‘Yusuf Mor’ veya ‘Amigo Yusuf’ veya ‘Gaval Yusuf’.

İstasyon semtinin çocuğu olan Yusuf Mor, ilk futbol hayatına bir Sıtma Pınar'ı kulübü olan Akınspor'da kaleci olarak başlamıştır. Yıl 1950’dir ve Akınspor kulübü başkanı merhum Hamido'dur.

Daha sonra Malatya Gençlik ve Hava gücü takımlarında top oynar ve askerlik için Eskişehir'e gider ve orada Eskişehir Hava gücünde futbol oynar.

Askerlik dönüşü Şekerspor'a transfer olur ve Türkiye şampiyonu olurlar o sene. 1960 yılında Adafı takımına geçer ve buradayken Tahran'a gidecek Malatya karmasına seçilir. Bu karmada sevgili hocam Gündüz Temur, sevgili ağabeyim rahmetli Cengiz Al, Kara Memed, Çeto lakaplı Tuncer Şekerci, Mirza Ercişli, Yusuf Mor ve Malatya futbolunun çok önemli sporcuları vardır. Takımın başında yönetici olarak kim vardır biliyor musunuz?

Beden terbiyesinin efsane müdürü Mıh Osman...

Hem Yusuf Mor hem de rahmetli Osman amcayla samimiyetimden dolayı, her ikisinden de bu Tahran turnuvasını defalarca dinlemişimdir. Üstü açık araçlarla atılan şehir turundan tutunda, İran Şahı Rıza Pehlevi ve eşi Farah Pehlevi'nin Malatya heyetini kabülünü, verilen ve alınan hediyeleri, stadyumun büyüklüğü ve muhteşemliğini ilk defa gece maçı oynayan bizimkilerin şaşkınlığını, stadın aydınlatılmasını ve tabii ki 2-1 yendikleri maçın kritiğini ve de kalesinde devleşen Yusuf Mor'un muhteşem kurtarışlarını.

Yusuf Mor ve Mıh Osman arasında değişik bir ilişki vardır. Şimdi anlatacağım olayı yine her ikisinden de dinlemiştim.

Mıh Osman stadın yapımı sırasında sıra kale direklerinin yapımına gelince, hesaplı olur düşüncesiyle Devlet Demir Yollarının atölyesinde yaptırmak ister.

Kale direklerini yapacak usta kimdir peki?

Demiryolları atölyesinde çalışan bir genç:

Amigo Yusuf.

Projeler verilir ve kale direkleri yapılır bir süre sonra yeni açılacak stada monte edilir. Stadın açılışı tabidir ki bir maçla olur ve maç başlar. Bu bölümü Yusuf Mor'dan dinleyelim:

Osman abinin tam arkasında oturduğum için beni göremiyor fakat ben tüm konuşmaları rahatlıkla duyabiliyorum. Maç başladı, bir süre sonra bizim takım rakip ceza alanına girerken bir şut çektiler, top üst direkte patlayınca herkes bir ah çekti ve Mıh Osman'ın sesi duyuldu,

-"Üsüf, Üsüf, boynun gopmaya, diregi iki santim üskek yapaydın golü atmıştığh"

Maç devam ederken rakip aynı şekilde bir şut çekip direkte patlayınca,

-"Üsüf, helal ossun sana, eyi ustaymışsın, tam garerinde yapmışsın"

Mıh Osman Yusuf'a Yusuf demez veya diyemez, Üsüf derdi.

1961 yılında Kayseri Hava Gücüne transfer olur, 1963 yılında evlenir ve Malatya'ya döner. Önce Malatyaspor ardında Demirspor ve Demirspor'da 16 sene kaptanlık, akabinde futbolun başka bir mevkisi amigoluğa geçiş.

Amigoluk yaptığı yılları çok kişi hatırlar fakat bilmediğiniz bazı şeyler var! Bendeniz de Malatyaspor'da uzun yıllar yöneticilik yaptım ve bu süre zarfında Yusuf Mor'un kulüp binasından içeri girdiğini dahi görmedim.

Yani kulübün bir çorbası bile boğazından geçmemiştir Amigo Yusuf'un.

Her deplasmana gelirdi, takımı ateşlerdi ama nasıl gelirdi, ne yer ne içerdi, geri nasıl dönerdi hiç bilmezdik. Çünkü o zamanlar, kulüpler, deplasmana gidecek seyircilere, tribün liderlerine otobüs tahsis etmek, kumanya ayarlamak gibi işlerle ilgilenmezler, herkes kendi imkanlarıyla deplasmana giderlerdi.

Daha sonra deplasmanlara nasıl gittiğini sorduğumda, tabii ki trenle dedi.

Çünkü tren otobüsten daha ucuzdu...

(Yazımızın devamı yarın yayınlanacaktır…)