Sunuculuğunu Sinem Hatun Davut’un üstlendiği, "Bakış Açısı" programı bu hafta Malatya'nın kanayan yarası olan şehir hafızası, tarihi konaklar ve kentsel rant konularını masaya yatırdı. Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti Başkanı Mehmet Aydın ve Busabah Medya Yönetim Kurulu Üyesi Umut Bozkurtoğlu’nun konuk olduğu programda; Yakınca (Kileyik), Gündüzbey ve Çırmıktı’daki tarihi dokunun ihmal edilişi sert bir dille eleştirildi.
"Başkan Geçit Yanılıyor: Tescilli Bina Da Var, İhmal De!"
Programın ana gündem maddelerinden biri, Yeşilyurt Belediye Başkanı İlhan Geçit’in Yakınca (Kileyik) bölgesindeki tarihi konaklarla ilgili açıklamaları oldu. Başkan Geçit’in "O bölgede tescilli yapı yok, tescilli olmayan ama tarihi değeri olanlar var" sözlerine programda tepki gösterildi.
Program moderatörü Sinem Hatun Davut, Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 14 Ocak 2026 tarihinde Yakınca Mahallesi’ndeki tescilli bir konutun yıkılma tehlikesiyle ilgili resmi raporu görüştüğünü hatırlatarak, bizzat resmi kayıtların Başkan Geçit'i yalanladığını vurguladı.
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Mehmet Aydın, belediye başkanının kendi sorumluluk alanındaki tarihi varlıklardan habersiz olduğunu belirterek,
Belediye başkanı sorumlu olduğu bölgede tescilli ne olduğunu bilmiyor. 'Tescilli değil' diyor ama işte bak kayıtlarda var. Kimsede o nostalji, o şehir hatırası kalmamış. 15-20 tarihi konak ve asırlık kerpiç evler göz göre göre yok ediliyor
diyerek eleştirilerde bulundu.
Aydın, bölgedeki vatandaşların tescilsiz binalara dahi müdahale etmesine izin verilmediğini, koruma kurulunun ise somut adımlar atmak yerine sadece inceleme yapıp gittiğini ve mağduriyet yarattığını ifade etti.
"Rezerv Alan İlan Ediliyorsa Orada Rant Vardır!"
Yakınca ve Kileyik bölgesinin deprem sonrasında "Rezerv Alan" kapsamına alınması da programda tartışılan bir diğer sıcak başlık oldu. Bölge halkının yerinden edilmek istendiğini ve başka yerlere gönderilmeye çalışıldığını belirten Umut Bozkurtoğlu,
Açıkça söylüyorum: Deprem bittikten sonra bu tür tarihi ve doğal alanlara rezerv alan sokuluyorsa orada mutlaka rant vardır. Bu halkı kendi ata toprağından koparıp başka yerlere taşımak istiyorlar. Vatandaş yerinde dönüşüm istiyor, iki katlı konutunu, restorasyonunu istiyor. Biz Malatya olarak en az 25 yıldır bu şehir hafızasını kaybettik. Siyasilerin Malatya hafızası yok
dedi.
Kayseri örneği üzerinden yerel yöneticilerin kent bilincini sorgulayan Bozkurtoğlu, Malatya'nın kadim beldeleri olan Kileyik, Çırmıktı, Gündüzbey ve Barguzu'nun betonlaşma uğruna kurban edildiğini söyledi.
"Betonun Ömrü 80 Yıl, Asırlık Kültürü Yok Ediyoruz"
Çırmıktı ve Gündüzbey’de yapılan yeni deprem konutlarını da mimari açıdan sert şekilde eleştiren Mehmet Aydın, Selçuklu mimarisi yerine "ucube" olarak tanımladığı iki katlı tip projelerin bölgeye dayatıldığını belirtti. 
Aydın,
Biz sadece binaları yıkmıyoruz, mahalle kültürünü, komşuluğu ve insanı yok ediyoruz. Konakları restore edip belli yapılara verdiler, depremde bir vatandaşın yüzüne bile kapısını açmadılar. Mış gibi sahip çıkıyoruz. Yerli turist çekeceğiz diyorlar; beton bloklarla mı turist çekeceksiniz?
ifadelerini kullanarak modern binaların beton ömrünün en fazla 80 yıl olduğunu, buna karşın yüzyıllardır ayakta kalan kerpiç ve ahşap dokulu mahalle kültürünün dinamitlendiğini vurguladı.





