Malatya’da yaşayan vatandaşlar, 11 Haziran 2026 Perşembe günü namaz ve ibadet vakitlerini yakından takip ediyor. Şehirdeki güncel imsak, güneş, öğle, ikindi, akşam ve yatsı ezan saatlerini haberimizde bulabilirsiniz. Bununla birlikte, İslam dünyasında ve sosyal medyada sıkça tartışılan, cevabı en çok araştırılan önemli bir dini konuyu mercek altına alıyoruz: Gayrimüslimlere dua etmek, rahmet okumak, istiğfar etmek caiz midir? İslam inancına göre ölen gayrimüslimin arkasından af dilenir mi? İşte günün namaz vakitleri ve o sorunun yanıtı...
11 HAZİRAN 2026 PERŞEMBE MALATYA EZAN VAKİTLERİ LİSTESİ
Malatya il genelinde bugün ibadetlerini gerçekleştirecek olan vatandaşlar için ezan saatleri şu şekildedir:
- İmsak: 03:06
- Güneş: 04:56
- Öğle: 12:33
- İkindi: 16:26
- Akşam: 19:57
- Yatsı: 21:38
GAYRİMÜSLİMLERE DUA ETMEK, RAHMET OKUMAK, İSTİĞFAR ETMEK CAİZ MİDİR?
Gayrimüslimlere rahmet okumak ve istiğfar etmek, onların yaşarken inkâr ettikleri Yüce Allah’tan onlar adına af dilemek anlamına gelir. İslâm inancına göre herkes Yüce Allah’a ve dinine inanmakla mükellef olduğu için kişinin kendi ameli esas kabul edilmiştir. Bir kimse hayattayken iman etmeyip küfür üzere öldükten sonra başkalarının onun için yapacağı dualar geçersiz olur ve ona herhangi bir fayda dokunmaz.
AYET-İ KERİMELERLE İNKÂR ÜZERE ÖLENLERE İSTİĞFAR HÜKMÜ
Nitekim birçok âyet-i kerîmede inkâr üzere ölen kâfirler için af dilense bile affedilmeyecekleri belirtilmiş (en-Nisâ, 4/18, 48; et-Tevbe, 9/80) ve onlara istiğfar edilmesi yasaklanmıştır.
Konuyla ilgili Kur'an-ı Kerim'de yer alan et-Tevbe Suresi 113. ayetinde şöyle buyrulmaktadır:
“Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra, –yakınları da olsalar– Allah’a ortak koşanlar için af dilemek, ne Peygambere ne de müminlere yaraşır.”
PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN (S.A.S.) HAYATINDAN ÖNEMLİ RİVAYETLER
Resûlullah (s.a.s.), amcası Ebû Tâlib ölüm döşeğinde iken ona ‘La ilahe illallah’ kelimesini telkin etmiş, iman etmemesi üzerine, “Allah’a yemin ederim ki, senin için af ve mağfiret dilemek bana yasaklanmadığı müddetçe, senin için muhakkak Allah’tan mağfiret dileyeceğim.” (Buhârî, Cenâiz, 80; Müslim, Îmân, 39) buyurmuştur. Bu olayın akabinde yukarıda belirtilen Tevbe Suresi 113. ayeti inmiştir.
Başka bir rivâyette ise Hz. Peygamber’in (s.a.s.), münafıkların başı sayılan Abdullah b. Übey b. Selûl’ün cenaze namazını kıldığı, arkasından ona rahmet dileyeceğini ifade etmesi üzerine et-Tevbe Suresi 84. ayetinin nazil olduğu belirtilmektedir:
“Asla onlardan ölen birinin namazını kılma ve kabrinin başında durma. Çünkü onlar Allah’ı ve Resûlünü inkâr ettiler ve fasık olarak öldüler.” (Buhârî, Cenâiz, 84; Müslim, Fezâilü’s-sahâbe, 25)
GAYRİMÜSLİM CENAZESİ KARŞISINDA MÜSLÜMANLARIN YAKLAŞIMI NASIL OLMALI?
İlgili âyet ve hadislerden hareketle Müslüman bir kimsenin, gayrimüslim olarak ölen bir kimseye istiğfar etmemesi ve rahmet dilememesi gerektiği net bir şekilde anlaşılmaktadır. Ancak insani ilişkiler ve toplumsal nezaket açısından, böyle bir cenazeyle karşılaşıldığında nezaketle taziye dileğinde bulunulması, geride kalan yakınlarına sabır tavsiye edilip teselli verilmesi İslam ahlakına uygun bir davranış olacaktır.



