Migrenin yalnızca geçici bir baş ağrısı değil, kişiyi sosyal ve iş hayatından koparan nörolojik bir hastalık olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Burcu Polat, "Büyük değişimler yerine sürdürülebilir küçük alışkanlıklar kazanmak tedavide çok daha başarılı sonuçlar verir" dedi.

“Kişiyi İşlevsiz Bırakacak Kadar Şiddetli”

Malatya’da 29 Temmuz nöbetçi eczaneler: İşte güncel liste
Malatya’da 29 Temmuz nöbetçi eczaneler: İşte güncel liste
İçeriği Görüntüle

Migrenin normal baş ağrılarından en belirgin farkının kişiyi tamamen işlevsiz bırakması olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Polat, hastalığın genetik yatkınlık zemininde geliştiğini belirtti. Ağrıya sıklıkla ışık ve ses hassasiyeti, bulantı ve kusmanın da eşlik ettiğini ifade eden Polat, migrenin toplumda her 5 kadından birini ve her 10 erkekten birini etkilediğini aktardı.

Hem Yetersiz Hem Fazla Uyku Atakları Tetikliyor

Migren yönetiminde uykunun kritik bir rol oynadığını hatırlatan Doç. Dr. Polat, önemli olanın uyku süresinden ziyade düzenli bir uyku ritmi yakalamak olduğunu söyledi:

“Hem yetersiz hem de fazla uyumak migren ataklarını tetikleyebilir. Araştırmalar, gece saat 02.00'den sonrasını uykuda geçiren bireylerde beyin sağlığının daha iyi olduğunu gösteriyor. Uykusuzluk yalnızca migreni artırmakla kalmıyor; unutkanlık ve bağışıklık sisteminde zayıflamaya da yol açıyor.”

En Uygun Model: Akdeniz Tipi Beslenme

Migren hastaları için uzun süre aç kalmanın ve yüksek kalorili öğünlerin risk taşıdığını vurgulayan Polat, kan şekeri dalgalanmalarının ağrıları tetiklediğini belirtti. Bu noktada Akdeniz tipi beslenmenin en ideal seçenek olduğunu ifade eden Polat, kazanılan sağlıklı beslenme alışkanlıklarının obezite, hipertansiyon ve diyabet gibi kronik hastalık risklerini de düşürdüğünü kaydetti.

Spor Yapamıyorsanız Gün İçinde Hareket Edin

Haftada 3-5 gün yapılan 30-60 dakikalık tempolu yürüyüşlerin atakları azalttığına değinen Doç. Dr. Polat, yoğun tempo nedeniyle spor yapamayan vatandaşlara şu önerilerde bulundu:

“Asansör yerine merdiven kullanmak, uzun süre oturmamak ve gün içinde kısa hareket molaları vermek bile hiç hareket etmemekten çok daha faydalıdır.”

İlaç Dışı Seçenek: Nöromodülasyon ve Migren Günlüğü

İlaç kullanmakta zorlanan veya fayda görmeyen hastalar için nöromodülasyon (baş, boyun veya kulak bölgesine uygulanan düşük düzeyli elektriksel/manyetik uyarılar) yönteminin değerlendirilebileceğini belirten Doç. Dr. Polat, hastaların bir "migren günlüğü" tutmasının da hayati önem taşıdığını söyledi. Günlük sayesinde uyku, beslenme, stres ve tetikleyici faktörlerin daha net tespit edilebildiğini aktardı.

Sık Ağrı Kesici Kullanımı Yeni Baş Ağrılarına Yol Açıyor!

Ağrı kesici kullanım sıklığı konusunda da kritik bir uyarıda bulunan Doç. Dr. Burcu Polat, açıklamalarını şöyle tamamladı:

“Basit ağrı kesicilerin ayda 15 günden fazla, migrene özel ilaçların ise ayda 10 günden fazla kullanılması 'ilaç aşırı kullanımına bağlı baş ağrısı' riskini artırır. Ayda 4 veya daha fazla migren atağı yaşayanların mutlaka bir nöroloji uzmanına başvurması gerekir. Migren çaresiz değildir; doğru takip ve düzenli yaşam alışkanlıklarıyla kontrol altına alınabilir.”

Kaynak: MHA