Geçenlerde üniversiteden arkadaşlarımla, üniversiteye yeni başlamış olan öğrencilerin özgüven eksikliğinden ve üniversiteden mezun olmuş büyüklerinden aldıkları tavsiyelerden bahsederken ilginç diyaloglar oluştu.
Üniversiteye yeni başlamış her gencin yaşadığı ve bizim de zamanında yaşadığımız sıkıntılardı konular; bilindik şeyler… Sunum yaparken heyecanlanmak, sosyalleşirken nasıl davranacağını bazen bilmemek, siyasi görüşlere nasıl bakılmalı, nasıl yaklaşılmalı bunları öğrenmek vs. vs…
“Ne kadar da hızlı geçmiş yıllar” dedik, buraya gelmişti muhabbet.
Daha dün birinci sınıfa başladığını hatırlamak ama daha bugün birinci sınıfa başlamış birilerine tecrübelerini paylaşmak ve onlara yardımcı olmak…
Tecrübe garip bir durum. Tecrübe edinmek, tecrübeyi tecrübe edinmek; ucu bucağı olmayan bir paradoks…
***
Her akşam beni eve bırakan taksici beyefendi, geçen hafta, “Abla bu haftaki yazını beğenmedim ama önceki hafta yazdığın yazı çok iyiydi” dedi.
Garip… Yazımı okuması ve bunun için bana yorumlar saklaması hoşuma gitmişti. Kendisinden tavsiyeler aldım, teşekkür ettim, indim taksiden.
Eve doğru yürürken, “Bu hafta ne yazayım ki acaba?” dedim. Tabi bu esnada her yer zifiri karanlık, sokak lambaları yanmıyor. “Al sana konu” dedim de, neyse kazasız belasız vardım evime.
Zaten mahalle olarak biz sokak lambalarımızın sık sık bu hale gelmesini tecrübe edinmiştik; ama sanırım bu artık alışkanlıktı.
Tecrübe ve alışkanlık…
Son günlerde Malatya’nın hemen hemen her noktasında altyapı ve çevre düzenleme çalışmaları yapılıyor. İyi, hoş!
İşi iyi bilenlere sordum; neden tüm mahallelerde bu kazı çalışmaları aynı anda başladı ve bu kadar uzun sürdü diye. Bana ihale süreçlerinden, mühendislik süreçlerinden vs. bahsedildi ama hikaye…
Çok değerli bir hocamın öğrencilerine tavsiyesiydi: “Gazeteci her zaman halkın yanında olan ve onun sesi olandır.”
Tamam, çalışmalar yapıyorsunuz, ‘daha iyi bir Malatya’ diyorsunuz ama halkın mağduriyetine neden sebep oluyorsunuz?
Biz halkın gözünden bakıyoruz.
Evet, çalışmalarınızı yapıyorsunuz ama yok mu bunun mağduriyete sebep olmadan gidilecek bir yolu? Mesela tüm çalışmalara aynı anda başlamazsanız olmuyor mu? Ben bilmem, işin üstadı sizsiniz!
Bakın, yapılan bu çalışmalardan dolayı sık sık elektriklerin, suların kesilmesi ve buna istinaden Malatya halkının önlemler alması bir tecrübedir. Ama bu çalışmaların saçma sapan bir şekilde ilerlemesi alışkanlıktır.
Çalışmalardan dolayı trafiğin aksaması ve alternatif yollar bulunması da tecrübedir. Ama Malatya’da bir yerden bir yere gitmek için kentin tavaf ettirilmesi alışkanlıktır.
“Daha güzel bir Malatya” için kentin cazibe noktalarının kapatılması son bir yıldır alışagelmiş bir tecrübedir. Ama esnafın kazancının bitmesi ve borç-harç altına girmesi sanırım alışkanlıktır. “Biz alıştık” diyorlar çünkü kendileri.
***
Geçtiğimiz günlerde MASKİ Genel Müdürü, yapılan çalışmaları yerinde incelerken bir açıklama yapmıştı: “Malatya’nın her noktasında çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz” diye…
Bu bir itiraf mıydı, çalışmaları mı yüceltiyordu; tartışılır.
Ama yazıktır, günahtır artık.
Üniversitedeyken ailemi ziyarete geldiğimde Malatya’nın tüm sokaklarında kazılar yapıldığını görmüştüm. Hatta ‘hendek’ benzetmesi yapmıştım. Üniversite bitti, işe başladım, yıllar geçti; halen kazılıyor, halen kazılıyor. Geçenlerde minibüste bir amcanın bu çalışmalar için sarf ettiği cümleyi son olarak eklemek istiyorum:
“Yıllardır buraları kazisiniz, halen kazisiniz. La yetmiy mi?”
TECRÜBEYLE SABİT
Türkan Yıldız Kaya
Yorumlar
Günün Haberleri
Malatya'da 15 Nisan'a kadar sakın dokunmayın: Yapana 6 bin TL ceza
Malatyalı emekliye müjde: Yüzde 50 indirim listesi yayınlandı! İşte başvuru ekranı...
Kayısıda kritik dönem: Çiçek var ama meyve yok! Neden?
Malatya’da dev proje ortaya çıktı! BUSABAH görüntüledi: 422 metrelik köprü yapılıyor
İnönü Caddesi’nde deprem binalarını kimler beklettiriyor?
Malatya’da trafikte 'Sıfır Tolerans': Bu hatayı yapanın ehliyeti gidiyor
Malatya’da büyük kriz: Paramızı almazsak yaptığımız gibi yıkarız
Malatya’da Bakırcılar Çarşısı yeniden hayat buluyor