İstanbul’da üniversite okuduğum sıra yemekhanede hemen yanımda oturan grubun muhabbetine kulak misafiri olmuştum. İletişim fakültesi ile diş hekimliği fakültesi aynı konumdaydı (Nişantaşı). Aynı masada oturduklarım diş hekimiydi yani.

Muhabbet Malatya ve tıptı. Hocaları Malatya’yı övüyormuş sürekli. Karaciğer naklinden, Doğu’da olmasına rağmen kısıtlı imkanlara istianeden sınırları olağanüstü zorlamalarından…

Hatta konuya şöyle girdiler: “Aaabii Malatya yaaa!”

“Abi araştırdım, inanamadım. Müthişler yaa!”

“Sen kalk tüm bölgenin hakimi ol, bir de gel buraya örnek ol. Memlekete bak yaa!”

Tabi tıpla ilgili gerçekten zerre bilgim yoktu o zamanlar ve dediklerini tam olarak idrak edemedim. Ama Vallahi gururdan yemeğimi bile yiyemedim.

Bugün Malatya tıp alanında güzel başarılara imza atmış, adından fazlaca söz ettiriyor ve bence şehrin en çok gurur duyacağı konulardan biri bu. Kayısıdan bile önce gelir bu. (Tamam kayısı ile başa baş diyelim, daha gerçekçi olur.)

Tıptan bahsediyoruz, uluslararası tanınırlıktan bahsediyoruz (Karaciğer Nakil Enstitüsü).

6 Şubat depremlerinden sonra, herkes bir yerlere kaçışırken hiç ara vermeden çevre illerden hasta kabul eden Onkoloji Hastanesi’nden bahsediyoruz mesela.

Başka bir şehre gittiğimde ve Malatyalı olduğumu söylediğimde kayısı ile Sezai Hoca’dan bahsediyorlar.

Lütfen bu tıp konusu şehirce artık abartabilir miyiz…

Ama dün internet sitemizde de paylaşılan “Malatya üniversiteleri ilk 30’a bile giremedi! İşte 2025’in en üretken tıp fakülteleri” başlıklı haber beni üzdü. “Öğretim Üyesi Başına Düşen Makale Sayısı” verileri 2025 yılına ait tıp alanındaki devlet üniversitelerinin sıralamasını ortaya çıkarmış. Buna göre Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi 39’uncu sırada yer almış. Turgut Özal Üniversitesi ise 52’nci sırada.

Bence Turgut Özal Üniversitesi, yeni bir üniversite olması hasebiyle güzel bir sıralama yakalamış. Ama İnönü Üniversitesinden çok daha fazlasını beklerdim bir Malatyalı olarak.

O yüzden bugün bu sıralamayı görünce içimde buruk bir his oluştu. Çünkü biliyorum ki Malatya tıp alanında sadece bir fakülte değil; bir hikâye, bir direnç, bir azim, bir iyileştirme kültürü taşıyor. Depremde yıkılmayan, sahayı terk etmeyen, imkan yokken imkân oluşturan bir geleneğin üzerine kurulu bir tıp kültürü var bu şehirde.

Tam da bu yüzden diyorum ki: Bu sıralamalar bize yakışmıyor. Malatya tıp camiası bu sıralamadan çook daha fazlası…