2025’in başında, kış aylarıydı, inanılmaz ağır bir grip geçiriyordum. O kadar ağır bir durumdu ki, ses tellerim hasar almıştı ve haftalarca konuşurken zorlanıyordum; zaten konuştuğumda da kimse anlamıyordu. İnanılmaz kas ağrıları, boğaz ağrısı, baş ağrısı, 38’e çıkan ateş, iştahsızlık… Neredeyse bir yıl olacak, halen unutmuyorum o ağır “gribi”. Kaç kez acile gittim, polikliniğe gittim, kaç antibiyotik bitirdim. Yok, asla geçmiyor. Geçer gibi oluyor ama daha kötü haliyle yine başlıyor.
Sonunda bir doktor tanı koydu: Korona… Duyunca şok olmuştum. “Ne koronası?” diye söylenmiştim. Ama düşününce, 2020’de iki defa atlattığım korona ile çok benzerdi. Üstelik ilk koronayı zatürre ile geçirmiştim ve bu da ona çok benziyordu. Sonra daha değişik türlerde antibiyotik verdiler ama zerre fayda etmedi. Alternatif tıp desen, fos! Kas gevşeticilerle biraz ağrılar diniyor, o kadar.
Bir gün gece felaket bir kalp ağrısı ile uyandım. Mideme vuruyor, midem bulanıyor, sırtıma vuruyor, doğrulamıyorum. İstifra ediyorum. Sol kolum uyuşuyor. Yüzüm bembeyaz olmuş. Nefes alırken bıçak gibi bir ağrı. Başta dikkate almadım ama yok, öyle böyle geçecek bir şey değil. Acile gittim yeniden, onlar da kalp krizinden şüphelendiler. Sabaha kadar kontrol altında tuttular ve sonunda kalp krizi olmadığı anlaşıldı ama şunu söylediler:
“Şu sıra korona oldunuz mu?”
“Nasıl yani?” diye sorunda, o ara korona olan herkesin aynı şikayetlerle yoğun bir şekilde acillere gittiğini ifade ettiler ama beni yine de kardiyolojiye gönderdiler. Ben o kalp ağrısını abartısız yaklaşık 3 ay çektim. Yorgunluk, ağrılar, sol kolun uyuşması. Kardiyolojide eko ve efor testleri temiz çıkınca artık rahatladım.
Korona ise yaklaşık 45 gün geçmemişti; aynı sürecin ortasında çok kıymet verdiğim bir arkadaşım daha korona olmuştu. Bir sabah ortak arkadaşımız beni aradı, hüngür hüngür ağlıyor, ne oldu dedim. Meğer korona olan o arkadaş gece aynı benim gibi bir anda rahatsızlanmış, kalbi sıkışmış ve kendi imkanlarıyla yakınındaki ambulans merkezine gitmiş. Saniyelerle hayata tutunmuş. Çok ağır bir kalp krizi geçirmiş. Çok şükür şimdi iyi, birkaç anjiyodan sonra…
Aynı süreçte yakın çevremde birçok kişi korona sonrası kalp rahatsızlığı yaşadı, anjiyo oldu. Bu sene bu açıdan benim için garip izler bıraktı.
Yani biz şunu yaşayarak öğrendik: Korona, yani Covid, kalbe saldırıyor.
Bunu bilim de söylüyor. Hadi biz evham yapıyoruz diyelim, bilim yalan mı söyleyecek?
Bu yıl paylaşılan bir araştırmanın sonucu her şeyi açıklıyor. Birleşik Krallık, İspanya ve Estonya’da yürütülen bir çalışma ile 21 milyon kişinin sağlık kayıtları incelenmiş. Yapılan araştırma aşıların değil, bizzat Covid-19 virüsünün kalp-damar hastalıkları riskini artırdığını ortaya koymuş.
Heart Journal’da yayımlanan araştırmada, yaklaşık 10 milyon aşılanmış birey ile benzer sayıda aşılanmamış birey karşılaştırılmış. Çalışmada, ulusal aşı kampanyaları kapsamında zamanla değişen aşılanma durumları dikkate alınarak dört aşamalı bir kohort analizi yapılmış. Katılımcıların daha önce Covid-19 geçirmemiş ve aşı olmamış kişilerden seçilmesine dikkat edilmiş. Araştırmanın odak noktası; kalp yetmezliği, venöz tromboembolizm (VTE) ve arteriyel tromboz (ATE) gibi ciddi sağlık sorunlarının Covid-19 ve aşılarla olan ilişkisini ortaya koymakmış. Analizler sonucunda, bu sağlık sorunlarının özellikle Covid-19 geçiren kişilerde aşılanmamışlara kıyasla daha yüksek oranda görüldüğü saptanmış.
Yani Covid-19 aşıları bu tür kardiyak ve damar hastalıklarının riskini artırmıyormuş; aksine enfeksiyon sonrası bu riskleri azaltıyormuş. Bilim insanları, son dönemde artan kalp krizleri, beyin kanamaları ve inme vakalarının aşılarla değil, doğrudan Covid-19’un kendisiyle bağlantılı olduğunu belirtiyor.
Öte yandan İhlas Haber Ajansı’nda paylaşılan bir habere göre, Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Uğur Arslan, "Covid-19 aşılarından sonra kalp krizi oranlarında artış hissettik. Ancak bu aslında beklenen bir şey. Direkt aşıları da suçlamamak gerekiyor. Çünkü aşılar hastalığı bir şekilde taklit ettikleri için insana daha hafif dokunsun diye bir miktar da olsa bu riski arttırabilirler" demiş.
Bu konuda birçok farklı görüş var ancak başlı başına Covid’in kalbe saldıran bir özelliğinin olduğunu söylemek mümkün. Umarım bunun için bir önlem alınabilir bir gün. Çünkü bazı kaynaklara göre, halen Covid vakaları görülüyor.