Size bugün bana garip gelen bir durumu anlatmak istiyorum. Sideritis; halk adıyla dağ çayı, kır adaçayı, yayla çayı, Yunan çayı olarak biliniyor. Bu bitkinin mükemmel bir aroması var ve hasat zamanı gelince nerede yetişiyorsa (genellikle Akdeniz bölgesinde olduğu ifade ediliyor) yerel halk bu bitkiyi toplayarak satıyor.

Aslında Malatya’da da var bu bitki. Hatta “Malatya dağ çayı” diye aratınca bunun sideritis olduğunu anladım. Biraz araştırma yapınca Malatya’da bunun geçim kaynağı olmaktan çok uzak olduğunu ancak bazı bölgelerde vatandaşlara ek getiri sağladığını öğrendim. Açıkçası bu noktada gerçekçi bir kaynak bulamadım ama sonuçta aktarlarda halen gördüğümüz o bitki (sideritis) birileri tarafından toplanıyor öyle değil mi?

Ben de küçükken annemin kışın hastalandığımızda bu bitkiyi çay gibi kaynatıp bize içirmesinden hatırlıyorum. Mükemmel bir aroması var, tavsiye ederim.

Malatya endemik bitki konusunda çok zengin bir coğrafyaya sahip. Bunu bilim de söylüyor, Bakanlık da söylüyor, halk da söylüyor. Hatta geçenlerde medyada yer alan “Hypericummalatyanum” bitkisi halen gündemdeki yerini koruyor.

Hypericummalatyanum… Gerçekten bu endemik bitki türüne ilişkin zerre bilgim yok ve “malatyanum” kısmının Malatya ile alakası var mı yok mu çok da merak ediyorum. Ama Malatya Turgut Özal Üniversitesinden Prof. Dr. Şanlı Kabaktepe ile Dr. Öğr. Üyesi Elif Özbey ve İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Dilek Asma’nın ortak yürüttüğü araştırma beni hem mutlu etti hem de gururlandırdı.

İyi ki bilim ve bilim insanlarımız var, iyi ki… Bu hocalarımız Malatya ve çevresinde doğal olarak yetişen endemik Hypericummalatyanum bitkisi üzerine bir çalışma yapıyor. Bu bilimsel çalışma bu türün yüksek antimikrobiyal ve antioksidan özelliklerini ortaya koymuş. Buna göre;

“H.malatyanum’un bakterilere karşı belirgin bir antimikrobiyal etki gösterdiği, ayrıca antioksidan kapasitesinin de oldukça yüksek olduğu belirlendi. Yapılan ölçümlerde H.malatyanum bitkisinin özütünün belirli bir dozda kullanıldığında, zararlı serbest radikallerin yaklaşık yüzde 90’ını etkisiz hale getirebilecek kadar güçlü bir antioksidan etkisi yarattığı ortaya çıktı.

Hypericummalatyanum’un sahip olduğu yüksek antioksidan ve antimikrobiyal özellikler, bitkinin doğal ilaç, gıda takviyesi veya kozmetik ürün formülasyonlarında kullanılabileceğine işaret ediyor.

Araştırma sonuçları, Malatya florasının sadece bölgesel değil, ulusal ölçekte de önemli bir doğal kaynak potansiyeli taşıdığını gösteriyor. Hypericummalatyanum, hem geleneksel tıp hem de modern farmakoloji açısından gelecek vadeden endemik bir tür olarak değerlendiriliyor.”

Biz neleri gözden kaçırıyoruz farkında mısınız? Bunun bize ne kadar önemli bir katma değer sağlayacağının farkında mıyız? Bu noktada bu endemik bitkinin yok olmaması adına kontrollü bir sürecin işlenmesi çok önemli.

Ama ben özellikle şunu merak ediyorum: Araştırmanın sonucunda da bu belirtilmiş, ‘bahsi edilen bitki yerel halk ve Malatya’nın ekonomisi adına getiriler sağlayabilir’ denilmiş.

Ama nasıl?

Yani sideritis (dağ çayı) gibi Hypericummalatyanum’un da toplanması mümkün mü? Toplanırsa nasıl halkın yararına dönüşecek? Birileri bunun için bir şeyler yapacak mı?

Bu arada, bu bitkinin kullanımına ilişkin hiçbir detay yok. Bu yüzden okuyuculardan ricam, lütfen dağda bayırca bu bitkiyi bulursanız hemen bir şekilde tüketmeye çalışmayın. Bilime sadık kalın.

Ayrıca Prof. Dr. Şanlı Kabaktepe, Dr. Öğr. Üyesi Elif Özbey, Prof. Dr. Dilek Asma’ya yürekten teşekkür ediyorum.