Türkiye sistem değişikliği ile ikinci defa 14 Mayıs 2023'te tarihi bir seçim yaşayacak. İttifaklar gölgesinde geçen bir seçim olacağa benziyor.
Bir yanda iktidarda olan "Cumhur İttifakı" diğer yanda seçim kazanacağına kendini inandıran "Millet İttifakı" tabiki Muharrem İnce ve Sinan Oğan da bu yarışın diğer iki aktörleri...
20 yıllık bir iktidar birikimi, diğer yanda yarım asır gibi bir zamandır iktidar olamayan "Millet İttifakı" aktörü konumunda olan CHP, Muharrem İnce ve Sinan Oğan parti oylarında kendilerini bir eksene oturtma gayretindeler.
Adaylara gelecek olursak; Recep Tayyip Erdoğan 20 yıldır yaptıkları hizmetlerin gölgesinde geçecek bir söylem, bir yanda yaptıklarını anlatacak bir yandan da yaptıklarını referans göstererek, yapabileceklerini sıralıyor. Miting havasında geçen toplu açılış programları yapıyor. "Cumhur İttifakı"nda hizmet odaklı bir söylem ile "Doğru zaman Doğru Adam" sloganı ile Recep Tayyip Erdoğan'ı merkeze oturtuyor. Onun karizması ile kazanmak istiyor. "Cumhur İttifakı’nın diğer güçlü bileşeni "Milli Görüş" geleneğinden gelen Yeniden Refah Partisi bunun artısını çok görecek.
"Millet İttifakı" "Sana Söz!" diyerek vaatlerini sıralıyor. Kemal Kılıçdaroğlu ekseninde daha çok sistemler odaklı, yasal düzenleme, hak ve özgürlükler konusunda içerdekilere serbestlik, nakit ödeme gibi söylemler ile milletin oylarına talip oluyor. Cezaevinden çıkmak istiyorsan, KHK ile göreve dönmek istiyorsan gibi söylem ile oylara talip oluyor.
Ak Parti ve CHP Cumhurbaşkanlığı seçimi dışında milletvekilliği listelerinde büyük değişimler gösterdiler.
Ak Parti listelerinde büyük bir oranda değişime gitti. Güçlü isimler olsun diye birkaç bakan hariç tüm bakanları farklı yerlerde liste başı yaptı. İllaki bazı illerde halkın nabzına göre olmayan adaylar olmuştur. İlk birkaç sırada avukatların gösterilmesi farklı meslek gruplarına önem vermediği anlaşılıyor. AK Parti'nin en güçlü sermayesi Recep Tayyip Erdoğan...
CHP ise tamamen Cumhurbaşkanlığına odaklandığı için milletvekilliği listelerini çok farklı yaptı. İttifak ortaklarına yer verdi. Belli etnik köken ve fikirlere sahip profillere yer verdi. Sağ seçmenden oy alabilmek için çok eleştirilmiş olsalar da gösterilen Sadullah Ergin gibi isimlere yer verdi.
Kanaatim odur ki bu seçim dönemi neyi yapıp neyi yapamayacaklarından çok atışmalar gölgesinde geçecek gibi...
Şunu da unutmayalım. Eğitim, sağlık gibi konularda niteliklerin yerine niceliklerin ön planda olması üzücü bir durum.
Mitingler seçmenler üzerinde fikir değişimi yapmıyor, bunu anlamış olmalılar ki mitingler ve gürültülü müzik, çevreye ve milli servete zarar veren bayrak ve afiş gibi şeyler asılmıyor. Bu iyi bir gelişme.
Bu seçimin iki saç ayağı olduğu için siyasi partiler kartlarını ona göre karıyorlar.
Hangi siyasi parti hangi söylemi söylerse söylesin sandıkta milletin iradesi hâkim çıkacağı için bekleyip görmek lazım.
Yukarıda mitinglere vurgu yaptım. Mitingler hiçbir vakit artı oy getirmezler sadece kendinden olanların heyecanını artırmaktan öteye gitmiyor.
Ne diyelim iyi olan kazansın...
Depremin gölgesinde herkese hayırlı bayramlar dilerim.