İt(s)rail’in insanlık tanımaz, katil, şımarık ve ergence tavırları Ortadoğu coğrafyasını kan gölüne çevirmesi çabaları ABD ve Batı Dünyası tarafından alkışlanması akl¬-ı Selim insanları tedirgin etmektedir.

Katil Netanyahu hükümeti Hamas karşısında emellerine ulaşamayınca çareyi Nükleer Silah bahanesi ile İran’a saldırmada buldu.

Ortadoğu Coğrafyası tarih boyunca kaos ve kargaşanın merkezi olarak düşünüldü oyun kurucular tarafından…

Arap Dünyası ve Ortadoğu Coğrafyası sınırları sömürgeci devletler tarafından cetveller ile çizildi. Asıl amaçları istedikleri gibi yönetim zengin kaynaklara sahip olmak idi.

Emellerine ulaşma yolu ise savaş, tank tüfek değil istihbari çalışmalar ile mümkün kıldılar. Adeta bir pr çalışması ile Ortadoğu’nun tüm kılcal damarlarına girdiler. Suretten görünüp mış gibi davranarak tüm bilgileri topladılar.

Günü geldiğinde hiç acımadan insanlıktan nasip almadan coğrafyayı kan gölüne çevirmekten geri durmuyorlar/durmayacaklar.

Coğrafya kader midir bilemem lakin coğrafyayı yönetenlerde akıl ve insanlardır. Kullanılmaya müsait milletler asla hür ve bağımsız olamazlar.

1948 İt(s)rail-Arap Savaşı sonrası Haganah önderliğinde- paramiliter grupların birleştirilmesi ile kurulan İt(s)rail devleti bugüne gelindiğinde haritasını öldürerek ve Arap Dünyası’nın pasifliği sayesinde genişletti.

Bu katil, hain ve Siyonist devlet bugün Ortadoğu Coğrafyası’na kan getiren lanetli bir millettir.  ABD’nin şımarık uşağı Hamas tarafından ilerletilmeyince Nükleer bahanesi ile İran’a saldırı düzenledi.

İt(s)rail 13 Haziran 2025 günü gece yarısından sonra aniden İran’a saldırarak Ortadoğu’yu yeni bir maceraya sürüklemiş durumda…

İt(s)rail’in İran’a ani saldırısı bir gün de alınmış bir karar değildir. Yıllara sair bir çalışmanın ürünü olsa gerek…

İt(s)rail istihbaratı MOSSAD çok çalışmış olmalı ki, bir gecede nokta atışlar ile başta Genel Kurmay başkanı olmak üzere üst düzey komutanlar ve mühendisler nokta atışı ile öldürüldüler. Yetmedi öldürülen Genel Kurmay Başkanı yerine atanana ikinci Genel Kurmay Başkanı da öldürüldü.

Buna karşılık İran istihbaratı olan olan SAVAK ne yaptı sorusuna cevap hiç…

Eli kolu bağlı bir şekilde ölümleri ve katliamları seyir ediyorlar.

İt(s)rail saldırılarına karşılık füzeler ile cevap veren İran pek varlık göstermemektedir. Savaş şiddetlendikçe Dünya tedirgin olmakta… Liderler saat saat açıklamalar yapmaktalar. ABD Başkanı Trump;  ‘’bizim dahlimiz yok’’ diyor. Bir diğer tviteer açıklamasında savaşı başlatanın  İran olduğu iması ile İran’ı ateşkese zorluyor. ‘’ İt(s)rail kendini savunuyor’’ açıklaması yapıyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron ABD Başkanı Trump’tan ön alarak açıklamalarda bulunuyor buda Trump’ı çığına çeviriyor.

Hak vermek gerekirse Dünya’yı yönetmeye talip olan liderlerden çok azı aklı ile hareket ediyor. Biden bunak, Trump showmen, tutarsız, Macron ne dediğini bilmeyen… Değişen Dünya Dengeleri denkleminde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rus Lider Putin ve Çin lideri Şi Cinping daha akla uygun hareket eden liderler olarak görüyorum.

Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren ABD destekli katil Siyonistler dur durak bilmeden narkoz etkisinde hasta gibi sağa- sola saldırıyorlar. Bu saldırılarda dünya tedirgin olmuyor değil… Dünya devletleri bu ateşin mutlaka bir gün kendilerine sıçrayacağını bilmiyor değiller.

Tedirginlikleri bu sebeptendir. Asıl aktörün ABD olduğunu bilmelerine rağmen kimse açık açık dile getiremiyor. Dolambaçlı yolları deniyorlar. Bu durum daaha da vahim bir Hal alıyor. Dünya devletleri sadece tedirgin olduklarını belirtiyorlar.. Öteye gidemiyorlar. 

Eskiden çocuklar köyde Kavga ettiklerinde bastı stratejisi olarak; ‘’sen bir gün bizim evin önünden geçersin’’ tehdidi vardı. Dünya ve ABD durumu tamda böyle…

İt(s)rail’e karşı sert açıklamaklar yapan Türkiye dahi ABD diyemiyor. Sadece Siyonistleri hedef alıyor. Yine Anadolu kültüründe ve özellikle Mezopotamya da yaygın olan söylem; ‘’eşeğe gücü yetmiyor, semerine vuruyor’’ buda acizliğin ve çaresizliğin dibidir.

Dünya kapıda olan olası bir 3. Dünya Savaşı için tedirginliğini gizleyememektedir. Buna mukabil savunma sanayilerine yatırım yapıyorlar.

Türkiye gelmekte olan tehlikeleri görmüş olmalı ki, son yıllarda savunma sanayine ağırlık veren ülkelerin başında gelmektedir. Son yılların Türkiye Dış Politikası barışçıl, yapıcı ve güvercin görünümlü bir düzlemde, tehditlere karşı ise şahin görünümünde…

Kendi milli ve yerli silahlarını yapmakta olan bir ülke aynı zamanda NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip… Caydırıcı özelliği yüksek düzeyde…

İt(s)rail savaş uçaklarının hava sahamızı ihlal etmesine karşılık F-16 savaş uçaklarımız teyakkuza geçmiş durumda…Türkiye İt(s)rail’i sert bir dille kınayarak olası tehlikeye karşı tüm senaryolara hazırlıklı bir ülke…

Merhum Erbakan’ın yıllar önce; ‘’hedef önce İran daha sonra Türkiye’’ demişti. Sanki o günkü söylem bugün eyleme dönüşmüş vaziyette… Bu sebeplerden olmalı ki, Türkiye coğrafyasında kan, göz yaşı ve ateş istemiyor. Buna meyl edenlere karşı ise teyakkuzda olan güçlü bir ülke…

Peki Siyonistlerin bu kadar istihbari bilgi toplamalarına karşılık İran İstihbaratı olan SAVAK hiç çalışmamış görünüyor. İran içinde rejimi devirmeye yönelik Türkiye deki, paralel yapı gibi bir yapının olduğu gözlerden kaçmayan bir gerçekliktir. İran içinden MOSSAD’da bilgi ve destek veren bir grup olmasa bu kadar nokta atışı eylem yapamazlardı. Bu bilgi toplayanların paralel yapı olmasının yanında Afganistan destekli olduğu da su götürmez.

Nihayetinde Siyonistler yenileceklerdir. Lakin İran aklını başına almayıp Türkiye gibi güçlü bir liderliği kabul etmese akıbet onlarda kayb edeceklerdir. Türkiye’ye düşmanlık kimseye bir şey kazandırmaz.

Savaş’tan uzak barışla kalın…