Bir Ramazan Bayramı daha geride kaldı…. Malatya’m en acı bayramını yaşadı. Evlerde ışıklar yanmadı, misafir ağırlanmadı, kimisi çadırda, kimisi konteyner kentte, kimisi il dışında, kimisi akraba evinde bayramını buruk geçirdi.
Mezarlıklarda acı ve gözyaşı vardı. Depremde anne babasını, evladını kaybedenlerin acısının tarifi yoktu. Bir kız çocuğunun mezarına getirilip bırakılan bayramlık elbise ise yürek sızlattı.
Malatya’da da acı ve hüzün vardı. Şehir merkezi adata dümdüz bir tarlaya dönüştü. Eskiden keyifli alışverişlerin yapıldığı İnönü Caddesi, Fuzuli Caddesi, Akpınar, Bakırcılar Çarşısı, Ayakkabıcılar Çarşısı yok oldu. Enkaz haline gelen bu alanlar her göreni duygulandırıyor. Canım memleketim sanki içten içe ağlıyor.
Ne 2023 yılının Şubat ayını ne de yaşadığımız Ramazan Bayramı’nı asla unutmayacağız. Bu yıl yaşadığımız Ramazan Bayramı’nı asla unutmayacağız. Malatyalıların çoğu belki de hayatlarında ilk kez bir bayramı gurbette geçirdi; aklı, yüreği Malatya’da kaldı.
Duvarlara yazılan “Döneceğiz Malatya’m” yazıları hafızalara kazındı. Büyük yıkıma rağmen sesimizi duyuramadık. Malatya’mızın eski haline dönmesi zaman alacak, belki yılları bulacak ama Malatyalılar Malatya’dan vazgeçmeyecek, vazgeçmeyeceğiz.
Yeni konutlar İkizce, Çamurlu ve Gelincik Tepesi'ne yapılacak. Zemini sağlam bölgeler olduğu için bu alanlar tercih edildi. Umarız bundan sonra Malatya’da imar konusunda daha da dikkatli davranılır ve tarım alanları imara açılmaz. Bunun en acı örneğini Bostanbaşı'nda gördük. Yeni binalar zemin yumuşak olduğu için sıvılaşma yaparak zarar gördü. O bölgede zarar görmeyen konut neredeyse kalmadı.
Aklın yolu birdir, bilimin yolu birdir. Malatya’nın bir deprem şehri olduğunu unutmadan binalarımızı sağlam zeminlere, kurallara uyarak yapmamız lazım. Daha güzel günlerimiz olacak inşallah ama bilimin ışığından giderek, binaları bilimin ışığında inşa ederek... Çünkü deprem değil, binalar öldürüyor. Yaşadık ve gördük.
Sevgiyle kalın…