Erkenek Tüneli yakınlarının eşsiz doğasında, dağdan fışkıran bir su var.

Derin, çok derin vadide de yine bir çay akar.

Vadinin bir yanından da eski Erkenek Tüneli’nden geçip Adıyaman’a ve Akdeniz’e giden bir yol geçer.

Koyak çok derindir ama bu yol çok dardır.

İki araç zor geçer.

Ve sık sık kazalar olur.

2010’da bir kazada beş kişi hayatını kaybetmişti.

2011’de de üç gencin içinde bulunduğu otomobil vadiye uçmuş, gençlerin cansız bedenlerine bir hafta kadar sonra ulaşılmıştı.

Baro Başkanlığım sırasında yaptığım basın açıklamasında, bu yolun çok tehlikeli olduğunu, sürücülerin çok dikkatli olmaları gerektiğini, ama sürücülerden hep ‘çok dikkatli’ olmalarının beklenemeyeceğini, bu yolun güzergahının değiştirilmesini, çevrenin de eşsiz doğasıyla turistik alan olarak değerlendirilmesini önermiştim.

2011 yılında yapımına başlanan 1816 m. uzunluğundaki, çift yönlü muhteşem tünel 2017’de ulaşıma açıldı, güzergah da değişti.

Ama eski tünel çevresi, eski yol turistik alana dönüştürülmedi.

İnşallah, ileride bu da olur.

Geçtiğimiz günlerde bu ortamda gezinirken, önce, eski yolun ne kadar mütevazi bir yol olduğu dikkatimi çekti, sonra da karşı dağdan fışkıran şelale suyun kopkoyu bulanıklığı.

Vadide akan su pırıl pırılken, dağdan fışkıran su niye koyu kahverengiydi?

Hemen aklıma Malatya içme suyunun depremden beri bazen açık, bazen koyu bulanık akan içme suyu aklıma geldi. Burası da depremin çok yoğun yaşandığı çevreydi, eski yolda oluşan derin yarıklar bunun kanıtıydı.

Malatya su sorunun bulanıklığına kanıt bulmuş olduğum için sevindim.

Malatya içme suyunun bulanıklığını açıklayıcı somut durumu gösteren ve sürekli depremler nedeniyle suyun karışan toprak vb. anlatan bir video çektim.

Arabama bindim tam hareket edecekken, bir araç geldi yakında durdu. İnen kişi selam verdi, camı açtım Aleykümselam dedim. Beni görünce, güleryüzle, ‘Sizi tanıyorum’ dedi. İndim. Bir kişi daha vardı. Sohbet ettik. Kendisi, buradaki HES’in yöneticisiymiş. Diğer arkadaş da elektrik mühendisiymiş. Biraz HES ve doğal çevre hususunu konuştuk. Enerji de önemli, çevre de dedik.

O sıra benim için daha önemlisi, yönetici Hakan beyden, dağdan fışkıran bulanık suyun kaynak su olmadığını öğrenmemdi.

Ben yıllardır bu suyun kaynak su olduğunu sanıyordum.

Adeta şoke oldum.

Tekrar tekrar sordum. Akarsu olduğunu, dağdan gelen kar suları nedeniyle böyle bulanık aktığını söyledi.

Hem üzüldüm çektiğim video boşa gitti diye, hem sevindim yanlış bilgiler paylaşmaktan kurtuldum diye.