Kafamın içinde sayısız düşünce ile boğuşuyorum, bu anda kalamıyorum,

Kafamın içinde sayısız düşünce ile boğuşuyorum, bu anda kalamıyorum, zihnimden geçen durduramadığım düşünceler kaygılanmama sebep oluyor, her şeyi kafama çok takıyorum bu ve benzeri cümleleri çevrem den o kadar çok duyuyorum ki ve bende bu aralar kendimi bu tarz düşüncelerin için de buluyorum.

Zihnimizde yer eden bizi uyutmayan, kafamıza taktığımız hayatımızın akışını olumsuz etkileyen uyum sağlamamızı engelleyen bu düşüncelerle nasıl başa çıkabiliriz?
Hayatın akışında sorunlarla karşılaşırız bazen onları çözeriz bazen de çözemeyiz ama içinde bulunduğumuz o duruma alışırız bir de bakarız ki artık o sorun eskisi kadar canımızı acıtmıyor sonra başka bir sorun baş gösterir onun da üstesinden gelmeye çalışırız bu olay döngü gibidir devam eder gider.

Hayatımızın her alanın da problemler, olumsuzluklar hep var olacaktır. bunu kabul etmeliyiz en başta ve gelen her olumsuzlukta öfkelenip, kafaya takıp sonra onları süzgeçten geçirir gibi tek tek irdelemek bizi çok yorar ve uzar gider. Kafaya takmak sağlıklı düşünmemizi engeller, hassaslaştırır, öfkelendirir hep gergin hissetmemize sebep olur.

Bu durumdan da yaşama biçimimizi değiştirerek kurtulabiliriz. Sürekli kendi içimizde kendimizi suçlayarak neden böyle yaptım, neden bunu söyledim, neden bu benim başıma geldi, daha farklı davransaydım gibi düşünceler nefes almamıza engel olur ve bu bizi zamanla hasta eder.

Özellikle depremden sonra hepimizde bir geçmişe özlem, pişmanlık, gelecek kaygısı o kadar çok arttı ki her şeyi daha fazla takar olduk bu takıntılar yaşam kalitemizi iyice düşürdü mutsuzluğa ve iç sıkıntısına dönüştü, her şeyin daha kötü olacağına inandırdı hepimizi ama kendimizi bu duygulara teslim etmemeliyiz yoksa bu durum daha karanlık bir hal alacak işin içinden çıkılmaz hale gelecek.
Böyle hissettiğimiz zamanlarda geçmişi değiştiremeyeceğimizi ve geleceğe de çok önceden müdahale edemeyeceğimizi kendimize hatırlatmalıyız. Yaşadığımız olayları sıraya koyarak önemsizleri düşünmeyi bırakıp hayatı olduğu gibi kabullenmeliyiz. Hepimizin işleri zamanla karışır, yollar ayrılır, sıkıntı, üzüntü, başarısızlık yaşamın içinde var olmaya devam eder. Önemli olan bizim bu durumlar karşısında nasıl tepki verdiğimizdir. Kendimizi tanıyalım ve önceliklerimizi belirleyelim ancak bu şekilde sorunların üstesinden gelebiliriz. Kendimize tek sorunları olanı biz olmadığımızı ve her şeyin geçeceğini hatırlatalım. Yaşamak her şeye rağmen güzel hayatta olduğumuz sürece her şeyin bir çaresi vardır.

Sevgiyle kalın…