Çocukken oynadığımız oyunlar bugün bile hatıralarımızda çok önemli bir yer tutuyor. Çocukken oynadığımız oyunlarımızı daha önceki yazılarımda hatırlatmıştım.

         Kültürümüz gibi hafızalarımızında silindiği şu günlerde, hiç olmazsa bu oyunlara nasıl başlardık, ebeleri nasıl seçerdik bugün de bunları hatırlayalım istedim…

           Küçükken en çok söylediğimiz sayışma;

          “El el elpenek / Elden çıkan topalak / Topalağın yarısı / Yumurtanın sarısı / Şurda oturan kuş mudur?/ Kanadı gümüş müdür?/ Ardıç bardıç / Yağa batır, bala batır / Sen yemezsen/  Şun dan şu na ge tir” değil miydi?

         “Nenem yoğurt getirdi / Pisik burnunu batırdı / Pisik burnun kesile / Minareden asıla / Minare bucak bucak / İçinde demir ocak / Amioğlu dötü pohlu / Sen dışarı sayışmasını da çok söylerdik.

           Daha sonraları;

           Yağ yağ yağmur/ Teknede çamur/ Ver Allahım ver/ Sicim gibi yağmur…

           Altı kere altı otuzaltı/ Dedemin sakalı yolda kal dı/ Sakalını aldı dereye at tı/ Dedem sakalsız kal dı…

            “Ya bundadır / Ya şunda / Keçe küllah ba şın da / Helvacının kı zın da”

            Ya da;

            “Ooo / Piti piti / Karamela sepeti / Terazi lastik cim nas tik / Biz size geldik bit len dik / Hamama git tik te miz len dik”

            veya;

            “Ooo / Portakalı soydum / Başucuma koydum / Ben bir yalan uy dur dum / Duma duma dum.”

              Biraz daha büyüyünce;

              “Dolapta pekmez / Yala yala bitmez / Ayşecik / Fatmacık / Sen bu o yun dan çık”.

             “ Evli evine / Köylü köyüne / Evi olmayan sıçan de li ği ne”

              “Leylek leylek havada / Yumurtası tavada / De ki gelsin et yesin / Et yemezse ot yesin / E be mi zi tez seçsin”

               “Ahmedi medi / Kuyruklu kedi / Bir sıçan tuttu / Yalamadan yuttu”

               “Ooo / Karga Karga gak dedi / Çık şu dala bak dedi / Çıktım baktım o dala / Bu karga ne budala”.

                 “ Mustafa Mıstık/ Arabaya kıstık / Üç mum yaktık / Seyrine baktık”

                 “Ooo, bir iki üç /  Söylemesi güç / Sana verdim bir elma / Adını koydum Fatma / Hop hop hop / Büyük altın top”

                “Ooo / Eveleme develeme / Deve kuşu kovalama / Çelik çember / Miski amber / Ne zaman geldin / Yeni geldim / Yazılalım çizilelim / İncik boncuk/  Sen a ra dan çık”

                “Pazara gidelim / Bir tavuk alalım / Pazara gidip bir tavuk alıp, ne yapalım / Hapır hupır yi ye lim”…

             

                “Çan Çan çikolata / Hani bana limonata / Limonata bitti /Hanım kızı gitti / Nerelere gitti / İstanbul’a gitti / İstanbul’da ne yapacak / Terlik pabuç alacak / Terlik pabucu Ne yapacak / Düğünlerde şıngır mıngır gi ye cek”.

                  Diyerek ebelerimizi seçerdik.  

               “ İ beni / Yedim seni / Bana eş gerek / Al eşini “ diye başlayan sayışmayı sadece erkek çocukları söyler ve bununla maç yapacakları takımı oluştururlardı.

                  Yine uzun yıllar öncesine gittik.

                   Şimdiki çocuklar böyle sayışmalar yapıyor mu?

                   Bilmiyorum ama, bildiğim bir şey var ki, bilgisayar oyunlarından başka oyunları yok...

                     Selam olsun Malatya’mın güzel insanlarına...