Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu, yaklaşan kayısı hasat dönemi öncesinde mevsimlik tarım işçilerinin günlük yevmiye ücretlerini belirlemek üzere toplandı. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılınç; yevmiyelerden TMO'nun hububat fiyatlarına, rekolte tartışmalarından tarımdaki genç nüfus problemine kadar birçok kritik konuda önemli uyarılarda bulundu.

Malatya'da kayısı hasadı için geri sayım başlarken, herkesin gözü kulağı işçi ücretlerindeydi. Başkan Yunus Kılınç, çevre illerden kente gelecek işçilerin ve üreticilerin uyması gereken yasal sınırları şu sözlerle ilan etti:

"Her yıl malumunuz Malatya'mızda kayısı hasat döneminde mevsimlik tarım işçilerimiz çevre illerden Malatya'mıza intikal ediyorlar. Bunların da fiyatlarının açıklanması için bir karar almış bulunuyoruz. Kararımız şöyle: 2026 yılı mevsimlik tarım işçilerinin günlük yevmiye ücreti bin 300 TL olarak belirlenmiştir. Bu ücret, yasalar çerçevesinde işçi temsilcileri (dayıbaşı, çavuşlar) ile görüşülerek anlaşma sağlanarak belirlenmiştir. 16 yaş altı çocukların ve yaşlı, hasta insanların çalıştırılması yasaktır. Ücret eşitliğine aykırı, fahiş rakamlarda ücreti ödeyenler ve alanlar hakkında yasal işlem başlatılacaktır. Ücret ödemede anlaşmazlıklar veya asayişi bozma hususunda vuku bulunursa kolluk kuvvetlerimiz ve Malatya mahkemelerimiz bu konuda yetkilidir. Günübirlik ağır işlerde ve tozlu işlerde çalışan erkek işçilerin (yükleme, boşaltma, sulama gibi işlerde) bir günlük yevmiye bedeli bin 750 TL'dir. Bu ücretler dışında artı hiçbir ücret ödenmeyecek olup, dayıbaşı ücreti bu ücrete dahildir. Alınan karar tüm mahalle muhtarlarımıza ve sizin basın aracılığınızla çiftçilerimize önemle duyurulur."

"AÇIKLANAN HUBUBAT FİYATLARI MALİYETLERİ KARŞILAMIYOR"

Arpa ve buğdayda hasat döneminin başlamasıyla birlikte Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) açıkladığı alım fiyatlarına değinen Kılınç, üreticinin tepkisinin haklı olduğunu belirtti:

"Mevsimlik tarım işçilerinin ücretlerinin açıklanması için bugün bir koordinasyon toplantısı yaptık. Aynı zamanda Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Şube Müdürlüğümüzü ziyaret ettik. Artık arpa ve buğdayda hasat dönemine girdik. Burada alımların nerede yapılacağı konusunda istişarelerde bulunduk. Üreticimizin memnuniyeti için elimizden gelen gayreti sarf ediyoruz. Malumunuz olduğu üzere bu yıl arpa ve buğday alım fiyatlarında, TMO'nun açıklamalarında üreticimiz büyük bir tepki gösterdi. Haklı olarak çünkü girdi maliyetlerimiz yüzde 50 gibi artarken, açıklanan enflasyon rakamının tahıllara yansıtılmaması gerçekten bizi derinden üzdü. Burada hükümetimiz en azından resmi rakamla olan yıllık enflasyon değerini tahıllarımıza yansıtması gerekiyordu. Bunun üzerine üreticimizin haklarını savunmak için tüm Ziraat Odaları olarak Genel Başkanımız Sayın Şemsi Bayraktar başta olmak üzere Sayın Cumhurbaşkanımızla, Sayın Tarım Bakanımızla girişimlerde bulunuldu. Sayın Cumhurbaşkanımız dün birazcık, çiftçilerimizi rahatlatacak bir açıklamada bulundular. Ancak bu desteklemenin ne kadar artacağı konusunda herhangi bir rakam verilmedi. Biz üretici olarak çiftçilerimizin sesini duyurmak adına bir an önce yapılacak desteğin açıklanmasını bekliyoruz. Çünkü açıklanan hububat fiyatları, üreticimizin girdi maliyetlerini karşılayamayacak durumdadır. Bu yıl hamdolsun, bereketli bir yıl yaşıyoruz tahılda. Ama bu bereketli yılın, en azından çiftçilerimizin banka ve tarım kredi borçlarını kapatmasında bizi sevindirirken, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin açıklamış olduğu fiyat bizi memnun etmemiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız, her zaman olduğu gibi çiftçinin yanında olarak, güzel bir artış açıklayacaklardır; doğrudan gelir desteği olarak, bitkisel üretim desteği olarak bize bir destek sağlayacaklarından eminiz."

Malatya’da tarım felaketi: Sofralarımıza akan tehlikeyi neden kimse durdurmuyor?
Malatya’da tarım felaketi: Sofralarımıza akan tehlikeyi neden kimse durdurmuyor?
İçeriği Görüntüle

"FİYAT SPEKÜLASYONUNA MÜSAADE ETMEYİZ"

Yüksek gösterilen rekolte tahminlerinin kayısı üreticisine doğrudan zarar verdiğini ve fiyatları düşürmek için bir araç olarak kullanıldığını savunan Kılınç, rekolte çalışmalarına dair şu ifadeleri kullandı:

"Kayısıda biz rekolte beklemiyorduk. Yani bu yıl rekoltenin açıklanmayacağı söylenmişti. Biz Ziraat Odaları olarak kayısıda, incirde, üzümde olduğu gibi artık rekoltenin açıklanmamasını istiyorduk. Ancak yine Tarım Bakanlığımız ve Tarım İl Müdürlüğümüz tekrar bir rekolte belirleme çalışmasına başladılar. Önümüzdeki hafta sonuna kadar bu rekolte çalışması devam edecek. Biz şunu içtenlikle ifade edelim ki; açıklanan rekolteler her yıl kayısı üreticimize zarar veriyor. Bugün fındıkta aynı ızdırabı bu çiftçiler yaşıyor. Fındık 360 TL'ye satılırken, tahmini bir rekolte 830 bin ton diye açıklandığında fındık fiyatları 160 TL'ye düşmüştü. Aynı bu konu kayısıda da böyle. Yani birileri rekolteyi yüksek göstererek üreticimizin ürününün fiyatının düşmesi için uğraşmaktadır. Ama biz Ziraat Odaları olarak buna müsaade etmeyiz. Eğer açıklanacak olan rekolte tahminlerinin üzerinde çıkarsa, biz Ziraat Odaları olarak bunu desteklemeyiz, bunu açıkça ifade edelim. Ama yine de bir rekolte çalışması var. Bugün 11 milyon kayısı ağacımız var Malatya'mızda. Bunun 5 milyonu şu anda boş. Diğer kalan 6 milyon ağacımızda ise bir kısmı dolu yaralı, bir kısmında çok az kayısı var, bazılarında da normal bir kayısı üretimi var. Tabii biz isteriz ki rekoltemiz yüksek olsun. Ancak bu fiyat spekülasyonları üreticimizi her yıl mağdur etmektedir."

"TARIMA VE GIDAYA HÜKMEDEN, DÜNYAYA HÜKMEDER"

Son olarak tarım ve hayvancılık sektöründeki yaşlanma tehlikesine ve gıda arzının küresel önemine dikkat çeken Yunus Kılınç, sözlerini çarpıcı bir uyarıyla noktaladı:

"Üretmek zor. Artık genç nesil üretimde kalamıyor. Tarımda ve hayvancılıkta yaş ortalamamız 58. Buna rağmen devlet destekleri olmadan bu işi yürütmek mümkün değil. Ama şunu bilelim ki bu son yıllarda iklim değişiklikleri, afetler gösterdi ki; bundan böyle tarıma hükmeden, gıdaya hükmeden, dünyaya hükmeder."

Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ