Birlikte olduğumuz süre zarfında;
Her türlü hakareti et.
Kaş göz işaretleri ile alay etmekten kaçınma.
Arkamdan önümden olan olmayan her şeyi konuş.
Emanetlerime ihanette sınır tanıma.
İmkanın olduğu halde işlerimi kolaylaştırma, aksine zorlaştır.
Herhangi bir konuda doğruyu bildiğin halde şahitlikten kaçın.
Verdiğin hiçbir sözü yerine getirme.
Engel olabileceğin uğradığım bir zulme karşı durma. Bilakis zalimin şakşakçılığını yap…
Malıma canıma zarar ver ya da zarar görebilmem için hiçbir uğraştan kaçınma.
Uğradığım her türlü zarar karşılığında açıktan ya da gizliden sevin.
Egonu tatmin etmek üzere ‘’ben demiştim’’ ‘’ben biliyordum’’ diyebilmek ya da hakkımda oluşturduğun zanları ispat edebilmek için iftira atacak kadar çirkinleş…
İşte, ayrılık vakti geldi çattı…
Şimdi karşıma geçip pervasızca ‘’Hakkını Helal Et’’ diyorsun.
Güldürme insanı beyim! Sen bu güne kadar buna mı güveniyordun?
Hakkım varsa haram olsun’’.
Ne oldu? Hesaplar tutmadı değil mi? Yaşam standartlarımızı, ilişkilerimizi bu güne kadar ayrılık vaktini göz ardı ederek düzenleyip durdun. Ya da ayrılık vakti gelince ayrılık rüzgarının verdiği duygusal hava ile ‘’zaten helalleşir, tertemiz vedalaşırız’’ dedin değil mi?
Yanılıyorsun!
Gasp ettiğin haklarımın içinde çoktan boğuldun. Biz helalleşmeden çoktan ayrılmıştık zaten. Bizim sadece bedenlerimiz bir aradaydı. İş işten çoktan geçti. O ağzından düşürmediğin kul hakkının çoktan ırzına geçtin!
Musallaya iki seksen uzatıldığında imam tarafından mecburen sorulan ‘’arkadaşlık akrabalık komşuluk haklarınızı helal ediyor musunuz?’’ sorusuna, cenaze törenine katılan insanların akustik bir ses tonuyla vermiş olduğu ‘’helal olsun’’ cevabına da güvenme. Orada ben olmayacağım!
Hani kulla helalleşirdin, Allah da zaten affederdi ya! Treni kaçırdın! Şimdi napacaksın?
Dur endişelenme! Daha sözümü bitirmedim. İster nasihat de, ister tavsiye… Okumaya devam et…
Sana bir şans tanıyacağım!
Bana bugüne kadar reva gördüğün ne varsa bundan sonra başkasına yapma. Helalleşmek üzere değil hak yememek üzere bir yaşam tarzını benimse. Düşünüp tutalım diye öğütler verenin yolundan hiç ayrılma.
Eğer, menfaatlerin doğrultusunda hareket etmeksizin, seni hiç tanımayan ve tanımaya çalışan dört tane insana kendin için ‘’o ne güzel bir insan’’ dedirttirebilirsen sana gasp ettiğin bütün haklarımı helal ediyorum.
Toprakla buluşmak üzere…