Malatyaspor’da yöneticilik yaptığım yıllarda, takımın başına o dönem çok önemli bir isim olan Fethi Demircan’ı getirmiştik.

Malatyaspor’da yöneticilik yaptığım yıllarda, takımın başına o dönem çok önemli bir isim olan Fethi Demircan’ı getirmiştik. Fethi hoca, milli takım, Galatasaray gibi takımlarda hocalık yapmış dönemin popüler isimlerinden biriydi.

Fethi Demircan, Elazığlı olduğu için Malatya’da çalışmak onu çok mutlu ediyordu. Birbirimizin dilinden ancak biz anlarız diyerek her fırsatta memnuniyetini dile getiriyordu.

Bir gün, Fethi Hoca ben ve Nurhan Taştepe Diyarbakırsporda oynayan ve fakat bizim de transfer etmeyi düşündüğümüz iki futbolcuyu izlemek için Diyarbakır’a gittik.

İşlerimizi bitirdikten sonra Fethi hocanın (Fethi Hoca eski bir askerdi) hem askeri hem de talebesi olan, Malatyaspor ikinci lige çıktığı sene (1973) Rizespor’a golü atıp bizim şampiyon olmamıza katkı sunan Diyarbakır’ın efsane futbolcularından Boğa Emin’in misafiri olduk.

Hoş beşten sonra Fethi Hoca:

“Ula Emin, askerdeki olayı söyleyim mi?”

“Yav, gomitanım Allahini seviysen söleme ha”

“Ula Emin, ne var ki oğlum, söyleyem ha”

Söylersin, söylemezsin derken bizim ısrarlarımız da etkili oldu ve hoca yıllar önce yaşanan o olayı anlattı…

Fethi Hoca askerde Boğa Emin’in komutanıdır. Çavuşluk sınavına girecek olan Emin’e belki bir yardımım olur diyerek, arkadaşlarına rica eder ve Boğa Emin’in sorularını kendisi sorar.

Askerlik yapanlar bilirler, eskiden saçtan yapılma barakalar vardı. Sınav bu barakaların birinde yapılmaktadır.

Boğa Emin, barakadan içeri girer ve selamını verdikten sonra sınav heyetinin karşısına gelir ve Fethi hocayı görünce boncuk boncuk terlemeye başlar.

Sınav başlar, Fethi hoca futbolcusunu tanıdığı için soruları ona göre seçer ve mutlaka bileceği soruları sorar:

-“Söyle bakalım evladım, Türkiye’nin başkenti neresidir?

Emin cevabından emindir ve gür sesle,

-“İstanbul’dur gomitanım” der.

-“İyi düşün oğlum”

Emin, şöyle bir kafasını kaşıdıktan sonra, gülümseyerek,

-“Angaradır gomitanım”

-Aferin oğlum, bildin. İkinci soru, futbolcusun mutlaka bilirsin, kaç çeşit çim vardır?”

Emin, düşünür ama nafile sorular çalışmadığı yerlerden gelmektedir, ama bir cevap vermek zorundadır.

-“Üç çeşit gomitanım, gıssa çim, orta çim, uzun çim”

Fethi Hoca, gülsem mi ağlasam mı diye kendini yerken bu kolay sorularda dahi zorlanan Emin’e daha kolay ne soracağını düşünür ve bulur. Emin, bu soruyu mutlaka bilecektir.

“Oğlum sana son bir soru soracağım bu soruyu bilirsen sınavı kazanacaksın”

-” Söyle bakalım evladım, Diyarbakır’ın nesi meşhurdur”

Emin’in gözleri ışıl ışıl olmuş halde bağırarak:

-” Garpuzi menşürdür gomitanım”

-Aferin oğlum geçtin, çıkabilirsin”

Emin barakadan dışarı çıkar ama yürüyüşü bile değişmiştir. Kolay mı artık çavuş olmuştur. Barakanın köşesini dönünce, sınav sırası bekleyen arkadaşları merakla sorarlar;

“Ula Emin sorular nasıldı”

Emin, göğsünü gere gere, galip gelmiş komutan edasıyla

“Ula gahpe analiler, eyle zor sorilar sordiler ki, amma Allah şahit hepini bilmişem”

Emin’in ardından barakadan çıkan Fethi hoca tabi ki bu söylenenleri duymuştur ve hiç bir şey yapmadan sadece seslenir:

“Ula Emin eyle mi”..!

Selam olsun Malatya’ya hizmet edip, giden güzel insanlara…