BUSABAH…

Gazetede çalışmaya yeni başlamışım o zamanlar.

Haber kokusunu yeni yeni alıyorum, çevreyi yeni tanıyorum, gecemi gündüzüme katıyorum.

O dönemde bir gün bir markette bizim gazetenin yere serilmiş olduğunu gördüm.

Normalde gazetelerin yere serildiğini çok defa görüyoruz ama bizim eski gazetelerin bu şekilde kullanıldığını görmek içimi cız etti. Gazeteleri topladım, market sorumlusunu buldum, götürüp gazeteyi önüne koydum: “Beyefendi, bu gazete bizim ekmek kapımız, yerlere sermeseniz çok sevineceğim” dedim. Adam tabi önce bir şaşırdı, sonra gazeteye baktı, gülümsedi ve, “Tamam hanımefendi, çok özür diliyorum” dedi.

Belki yaptığım çocukçaydı, belki çok anlamlıydı ama benim için bu saygıydı. İcra ettiğim mesleğe ve içinde bulunduğum, tüm günümü verdiğim, sevdiğim gazetemize saygıydı.

Zaten ondan sonra o markette BUSABAH’ın günü geçmiş sayfalarının yerlere serildiğini hiç görmedim.

Sanırım gazeteye duyduğum bu saygı, BUSABAH’ın kamuoyuna verdiği inanılmaz derecedeki saygı ve ilginin sonucuydu. Bunu ileriki zamanlarda daha iyi anladım.

Çalışmaya ilk başladığımda ve sonraki tüm süreçte her gün bizi vatandaşların araması ve haberlerimizden dolayı teşekkür etmesi, “İçimize buz serptiniz” demesi; gazeteciliği çıkar için yapan birçok gazeteden ve gazeteciden dolayı beni yaşadığım büyük hayal kırıklığından kurtarmıştı.

BUSABAH, sadece haber yapmak için haber yapan diğer birçok gazeteden farklıydı ve bunu gün geçtikçe daha doğru bir şekilde algılıyorum. BUSABAH, halkın sesiydi ve bu ses olmaya devam edecek.

7. yılımızı doldurduk. Halkı bir gurur yaşıyoruz.

Bu 7 yılda çizgisini bozmadan, şeffaf omurgasıyla sırtını kimseye dayamadan, bölgenin en çok okunan gazetesi olma unvanını taşıyarak, kamuoyunun desteğiyle emin adımlarla ilerledi BUSABAH. “Çok daha iyi” vizyonuyla varlığını ve vatandaşın, herkesimin sesi olmasını devam da ettirecek…

2 yıldır içinde bulunduğum bu kurumla ne kadar gurur duysam azdır.

Muhabirinden muhasebesine, editöründen gazete sorumlularına, köşe yazarlarından dağıtıcılara kadar herkesin ciddi bir sorumluluk içerisinde hareket etmesi ve bu işi severek yapması, sanırım bizim en şanslı ve birçok kurumdan farklı olduğumuz taraf.

Bence dünyanın en çalışkan muhabiri Mutlu Sarıgül’e, inanılmaz titiz ve Malatya’nın en iyi muhabiri Tahir Özçelik’e, aramıza yeni katılan ve dikkatli kişiliği ile dikkat çeken Ömer Ali Delibaş’a, elinden her iş gelen editörümüz İlknur Şahin’e, pratik ve “zeka tasarımcısı” Ünal Ertem’e, şirinliği ve yeteneğiyle kendini çok sevdiren grafikerimiz Esvet Tutak’a, becerikliliği ve enerjisiyle BUSABAH’a heyecan katan grafikerimiz Ahmet Tarık Duman’a, karınca gibi çalışan Şeyda Topsöğüt’e, Hasan Taş’a, tüm köşe yazarlarımıza ve elbette dikkat, yetenek ve titizliğiyle bildiğimiz Genel Yayın Yönetmenimiz Fatih Avcı’ya; herkese emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum.

Malatya’ya bir şeyler kattığımızı biliyoruz.

Ne mutlu bize…