Üzerine iddiaya tutuşulan her şey aldatıcıdır.

Futbola  olan ilginin ve alakanın son zamanlarda azalmasının, diğer spor dallarına olan ilgi ve alakanın artma eğiliminde olmasının sebepleri sosyal bilimciler tarafından pekte araştırılmamış.

Ellerinde, ceplerinde veya cüzdanlarında iddia kuponları ile dolaşan ‘’futbol severlerin’’ futbola olan ilgileri samimi değildir.

Sevgilerini maddi kazanca çevirme arzusu ile A takımının tribünlerinde B takımını destekleyen ‘’fanatikler’’den uzak durmanızı tavsiye ederim.

Tavuk yerken çıkan lades kemiklerini kırıp birbirlerinin eline bir şeyler tutuşturmaya çalışan insanların masum görünen oyunlarında bile bir anlık dalgınlıktan faydalanmaya çalışma dürtüsü vardır.

Kaynağından kolaylıkla doğrulanabilecek bir bilgi üzerinden bile iddialaşmaya, restleşmeye hazır bir toplumuz. Üstelik hasbelkader doğru bilgiye ulaşıldığında bile tarafların iddiasından vazgeçmediğine defalarca şahit olmuşuzdur. Kıvırma konusunda da hiç fena değilizdir hani!

Toplumun yazılı olmayan kabulleri de genelde kavgaya sürükler insanımızı. Hele de yazılı kabuller ile yazılı olmayan kabullerle çelişiyorsa vay halimize.

Hani Alev Alatlı demişti ya ‘’her yasal hakkınız helal değildir’’ diye. Halimizi nasıl da özetlemişti hatırlayın.

Konu din olunca da durum pek farklı olmuyor. Zıvanadan çıkan Allah’la bile iddialaşabiliyor. Üstelik bunu Allah adına konuşarak yapıyor.

Mutlaka denk gelmişsinizdir. Allah ne diyor, Allah buyuruyorki diye cümleye başlayıp kendi doğrularını  peşpeşe sıralayan zavallılara. Çok muhterem Kuran bilmez dindar toplumumuz da çaresiz söylenenleri kabul ediyor. Dinle savaş halinde olan azınlığın ağzına dinimizi sakız edip alay konusu haline getiriyorlar.

Sorunlu evliliklere bir bakın. O sorunların temelinde de iddialaşma var. Anadoluda yaşayan ailelerin standartları bellidir. Bu mazbut  aileler evlatlarını evlendirme aşamasına gelince kendilerine İngiliz Kraliyet ailesi gibi pazarlama derdine düşüyor. E bu takdim de maddi güç gerektiriyor. Boşanmaya giden bu yolda yaşananlarda bir çoğumuzun malumu…

İş yerlerindeki iddialar kimin daha fazla iş yaptığına ya da kimin ödülü daha çok hak ettiğine dair tutulur genelde. Bu iddialaşma da boştur aslında. Kimin ne iş yaptığı ne kadar iş yaptığı herkes tarafından bilinir. Pazarda görünme ihtiyacı iddialaşmayı gerektirir. Yoluna bakan kazanır.

Şimdi var mısınız iddiaya?

Aklınızdan soru işaretleri eksik olmasın…