TÜRK TOPLUMUNUN AİLE YAPISI VE ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER

Türk televizyonlarında sabah kuşağı programlarının yaygınlaşması, toplumun değer yargılarını, aile yapısını ve toplumsal dinamiklerini derinden etkileyen bir sorun haline gelmiştir. Bu programlar, genellikle magazin içerikleri, sansasyonel olaylar ve kişisel mahremiyetin göz ardı edilmesi üzerine kuruludur. Türk aile yapısına zarar veren, toplumsal dayanışmayı zedeleyen ve bireylerin ruh sağlığını olumsuz etkileyen bu içeriklerin denetim altına alınması artık kaçınılmazdır.

AİLE YAPISINA ZARARLI ETKİLER

Sabah kuşağı programlarının temel özellikleri arasında, toplumun en hassas konularını reyting uğruna aleni şekilde tartışmak bulunmaktadır. Örneğin, Müge Anlı ile Tatlı Sert gibi programlarda aile içi sorunlar, aldatma, miras kavgaları ve kayıp vakaları detaylarıyla ekranlara taşınmakta, toplumu derinden etkileyen meseleler adeta birer eğlence unsuru olarak kullanılmaktadır. Öte yandan Esra Erol’da gibi programlarda, insanların özel yaşamları reyting malzemesi haline getirilmektedir.

Bu tür içerikler, aile içi mahremiyetin önemini yok sayarak toplumu olumsuz yönde etkilemektedir. Gençler, bu programlarda gördükleri çatışma ve saygısız iletişim biçimlerini benimseyebilirken, aile içindeki değerler sistematik olarak zayıflamaktadır.

Özellikle, boşanma veya aldatma olaylarının dramatize edilerek sunulması, aile kavramını yalnızca çatışma üzerinden ele almakta ve bu çatışmaların çözümünü toplumsal bir problemden çok bireysel bir eğlenceye dönüştürmektedir. Bu durum, aile içi güven duygusunu baltalamakta, bireyler arasında kutuplaşmaya yol açmaktadır.

Kur’an-ı Kerim’de aileye verilen önem, bu tür yayınların tehlikesini daha da açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Allah, Nisa Suresi 1. ayette şöyle buyurur:

“Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini var eden, o ikisinden de birçok erkekler ve kadınlar türeten Rabbinize karşı gelmekten sakının. Allah’a karşı gelmekten sakının ki, birbirinizden haklarınızı talep ederken O’na and içersiniz ve akrabalık bağlarını kesmekten sakının. Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde bir gözeticidir.”

Bu ayet, aile bağlarının korunmasının ve güçlendirilmesinin önemini vurgulamaktadır.

GENÇLER ÜZERİNDEKİ OLUMSUZ ETKİLER

Bu tür programlar, özellikle gençler arasında olumsuz rol modellerin yayılmasına neden olmaktadır. Gençler, sabah kuşağı programlarında tanıtılan abartılı yaşam tarzlarını ve sorunlu iletişim modellerini gerçek birer örnek olarak algılamakta, kendilerini bu anlatılara göre şekillendirmektedir. Mahremiyetin aleni şekilde paylaşılması ve çirkin davranışların olağanlaştırılması, genç bireylerin sosyal ilişkilerinde etik değerlere uygun olmayan bir tutum sergilemesine yol açmaktadır.

Bu noktada Peygamber Efendimizin (s.a.v.) şu hadisini hatırlamak yerinde olacaktır:

“Hepiniz birer çobansınız ve hepiniz güttüğünüzden sorumlusunuz. Erkek, ailesinin çobanıdır ve güttüğünden sorumludur. Kadın, kocasının evinde bir çobandır ve o da güttüğünden sorumludur.” (Buhari, Cuma, 11; Müslim, İmare, 20).

Bu hadis, aile bireylerinin birbirlerine karşı sorumluluklarını açıkça ifade ederken, toplumsal yapıyı bozacak içeriklere karşı uyanık olunması gerektiğini vurgular niteliktedir.

NEDEN TEDBİR ALINMIYOR?

Sabah kuşağı programlarının toplum üzerindeki bu olumsuz etkilerine rağmen, yeterli önlemlerin alınmaması düşündürücüdür. Bunun temel nedenleri arasında, televizyon kanallarının reyting ve reklam geliri odaklı yaklaşımı ve bu içeriklere yönelik denetimlerin yetersizliği bulunmaktadır. RTÜK zaman zaman bu programlara para cezaları uygulasa da, bu cezalar caydırıcı olmaktan uzaktır.

Ayrıca, toplumun bu tür içeriklere olan ilgisi de önemli bir faktördür. Bu programlar toplumun bir kesimi tarafından ilgiyle izlenmekte, hatta bağımlılık derecesinde takip edilmektedir. Medya okuryazarlığı eksikliği, bu içeriklerin zararlarının fark edilmesini zorlaştırmaktadır.

MEVZUAT VE HUKUKİ HÜKÜMLER

Türk hukuk sistemi, medyanın etik dışı yayınlarına karşı çeşitli düzenlemeler içermektedir. Bu kapsamda, Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun (6112 Sayılı Kanun) özellikle kamu yararı, aile yapısının korunması ve çocukların gelişimini hedef alan ilkeleri barındırmaktadır.

Kanunun 8. maddesi, yayın hizmetlerinde uyulması gereken yayın ilkelerini belirler ve şu hususları içerir:

• Yayınlar, insan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olmalıdır.

• Aile kurumunun korunmasını ve güçlenmesini destekleyen içerikler sunulmalıdır.

• Çocukların fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimine zarar verebilecek içeriklerden kaçınılmalıdır.

Ancak bu düzenlemeler, etkili bir şekilde uygulanmamaktadır. RTÜK, sabah kuşağı programlarının içeriğini sıkı bir denetim altına almalı ve etik dışı yayınlar için ağır yaptırımlar uygulamalıdır.

ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER

1. Daha Sıkı Denetim ve Yaptırımlar:

RTÜK, sabah kuşağı programlarını daha sıkı bir denetim altına almalı ve yayın ilkelerine aykırı davranan yapımlara caydırıcı cezalar uygulamalıdır.

2. Pozitif İçerik Teşviki:

Televizyon kanalları, aile değerlerini koruyucu ve eğitici içerikler üretmeye teşvik edilmelidir.

3. Medya Okuryazarlığı Eğitimi:

Okullarda medya okuryazarlığı dersleri yaygınlaştırılmalı, bireylerin televizyon içeriklerine eleştirel yaklaşabilmesi sağlanmalıdır.

4. Halk Bilinçlendirme Kampanyaları:

Sabah kuşağı programlarının zararlarına dikkat çeken kamu spotları ve farkındalık kampanyaları düzenlenmelidir.

5. Uzman Katılımı ve Etik İlkeler:

Bu tür programlarda yer alacak uzmanların ehliyet ve etik standartları RTÜK tarafından denetlenmeli, etik dışı uygulamalara izin verilmemelidir.

SONUÇ OLARAK

Sabah kuşağı programlarının aile yapısına ve toplum dinamiklerine verdiği zararlar, yalnızca televizyon kanallarının sorunu değil, toplumun genel yapısını tehdit eden ciddi bir mesele haline gelmiştir. Bu içeriklere karşı alınacak etkin tedbirler, sadece bugünün değil, gelecekteki nesillerin de korunmasını sağlayacaktır.

UNUTMAYIN,

“Aile değerlerini korumak, toplumun geleceğini korumaktır; televizyonların bu sorumluluktan kaçmasına izin verilmemelidir.”

Saygılarımla