Araştırmacı-yazar Sibel Sayımlar, Osmanlı Dönemi Topkapı Sarayı Helvahanesi’nde Helvacıyan-ı Hassa olarak çalışan ve dönemin Padişahı 2. Abdülhamid Han tarafından hizmetlerinden ötürü ödüllendirilen büyük büyük dedesi Hasan Ağa’ya ithafen yazdığı kitabı hakkında bilgi verdi.
Helvanın çay ve kahve gibi sonradan kazanılan bir kültür olmadığına dikkat çeken Sayımlar,
Kahve ve çay bizim gerçek kodlarımızda yok. 15. yüzyıldan sonra Anadolu’ya gelmiş. Ancak binlerce yıldır bizim olan, kadim olan helvayı UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne kazandırmak için Helvahane adlı kitabımı yazdım. Kitabım, bu amacın bir iskeleti konumunda. Onun için de Kültür ve Turizm Bakanlığı’na başvuruda bulunacağım. Helvamızı UNESCO’ya dahil etmek için elimden geleni yapacağım. Bu yükü sorumluluk olarak yüklendim. Helvayı mirasımız olarak UNESCO’ya taşımak istiyorum. Çaydan ve kahveden de her alanda bir şeyler barındıran helvanın UNESCO’da bizim mirasımız olarak tescillenmesini istiyorum. Kitabı bu nedenle o formatta yazdım. İnşallah kabul edilirse, bunu kazandırmaktan dolayı onur duyacağım
diye konuştu.





