Her koyun kendi bacağından asılır.

Dikkatleri üstünüze çekmek isteyebilirsiniz. Hem reklamın iyisi kötüsü de olmaz. Öyle mi?

Birilerine saldırarak puan kazanma peşindeyseniz dikkat etmeniz gerekir. Toplamaya çalıştığınız puanları misli ile rakibinize kaptırabilirsiniz.

Mesela Tunç Soyer!

Babası Nurettin Soyer ile ilgili ortaya konulan veriler seçmenlerin Tunç Soyer ile ilgili vereceği kararlarda ne kadar etkili olabilir?

Gelgelelim Tunç Soyer’in babası ile ilgili yüzlerce sabıka kaydı da olabilir.

Tunç Soyer velev ki “bana ne babamdan” dedi. O zaman da “soyunu inkar ediyor” demek mi gerekiyor?

Öyle ki şimdilik “babam doğru bir şey yapmış” da demedi. Sadece “geçmişi kaşımayın” dedi.

Peki, seçmen ne diyecek?

Tunç Soyer’e babası üstünden yapılan saldırılardan sonra benim aklıma ilk şu soru geldi:

“Tunç Soyer’de eleştirecek hiç mi bir şey bulamamışlar da babası üstünden eleştiriyorlar?”

Siyaset satranç gibidir. Bir sonraki hamleyi hesap edebilmek gerekir.

Ha bu noktada şunu söylemek gerekir: Tunç Soyer ve üyesi olduğu siyasi partinin, bu durumu avantaja çevirebilecek kapasitesi yoktur.

Ancak irdelemeye değer bir konu olduğu muhakkak.

Kanunsa kanun:

Türk Ceza Kanunu’nun 20. maddesinin 1. fıkrasında “Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz” ifadesi yer almaktadır.

Başka bir şey yazmaya gerek var mı? Var var…

Ayetse ayet:

Fatır Suresi’nin 18. ayetinde “Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, (bir başkasını), günahını yüklenmeye çağırırsa, ondan hiçbir şey yüklenilmez, çağırdığı kimse yakını da olsa.” buyrulmaktadır.

Nuh’un oğlu için, İbrahim’in babası için Lut’un eşi için, bir şey yapamadığını anlatacaksınız. Sonra onun babası şöyleydi bunun oğlu böyleydi muhabbetine düşeceksiniz!

Sizinki kalsın beyler!

Bu tür toplumun hiçbir kesiminin kabul edemeyeceği yaklaşımlardan uzak durmak, toplumun sinir uçları ile oynamamak bütün siyasi partilerin lehine olacaktır.

Aklınızdan soru işaretleri eksik olmasın!