Tarihin, efsanelerin ve inanç turizminin kalbi Malatya’nın kadim ilçesi Battalgazi’de (Eski Malatya) yer alan tarihi Emir Ömer Bey Mescidi ve türbesinde büyük bir restorasyon hamlesi başladı. Alacakapı Mahallesi'nde, Ulu Cami'nin hemen yakınında bulunan ve dış cephesine kurulan iskelelerle titiz bir bakım sürecine giren asırlık mescit, hem tarihçileri ikiye bölen büyük gizemi hem de kulaktan kulağa yayılan mucizevi efsaneleriyle yeniden gündem oldu.

"MİMARINI OMUZLARINA ALIP BEYTULLAH'I GÖSTERDİ"

Mescidin mimari yapısıyla ilgili asırlardır anlatılan köklü bir rivayet, dinleyenleri hayrete düşürüyor. Anlatılara göre dönemin Malatya emiri olan Emir Ömer Bey, bölgenin en yetenekli mimarlarını toplayarak kendisine Kabe'ye (Beytullah) benzeyen bir türbe yapmalarını emreder.

Mimarbaşı, "Beyim, hiçbirimiz ömrümüzde Beytullah'ı görmedik ki ona benzeterek bir yapı inşa edelim" yanıtını verince, Emir Ömer mimarbaşını omuzlarına kaldırır. O anda manevi bir perdenin kalkmasıyla mimarbaşı, Malatya'dan Mekke'yi, yani Beytullah'ı görür ve türbeyi o kutsal ilhamla inşa eder. Günümüzde düzgün kesme taş işçiliği ve kuzeydoğu köşesindeki muazzam geometrik taş süslemeli (mukarnaslı) taç kapısıyla dikkat çeken yapı, bu yönüyle Selçuklu ve Osmanlı mimari harmanının en özgün örneklerinden biri kabul ediliyor.

TARİHÇİLERİ İKİYE BÖLEN BÜYÜK GİZEM EMİR ÖMER ASLINDA KİM?

Mescit ve türbenin günümüze ulaşan fiziki yapısı kadar, tarihi kimliği de büyüleyici bir sırrı barındırıyor. Yapının giriş kapısının hemen sağındaki iki satırlık nesih yazılı inşa kitabesine ve Kanuni Sultan Süleyman dönemi 1560 yılı Malatya Tahrir Defterlerine göre yapı, Melik Sunullah ailesinden Emirü'l-Azam Ömer Bey tarafından 1563 yılında inşa ettirilmiş görünüyor.

Ancak halk arasındaki köklü inanış ve bazı kadim kaynaklar, bu mescidin köklerini çok daha geriye, Hicri 232 (Miladi 846) yılına, yani Abbasi Halifesi Mütevekkil dönemine kadar götürüyor. Bu rivayete göre Emir Ömer, Bizans'a karşı titretici akınlar düzenleyen, ünlü Battal Gazi'yi düştüğü zor durumlardan ve tehlikelerden defalarca kurtaran efsanevi bir Abbasi valisidir. Battal-Name’de "Ömer bin Numan bin Ziyad" adıyla geçen bu kahramanın, asırlar önce bu noktada vefat ettiği ve mescidin onun anısını yaşattığı kabul ediliyor. Uzmanlar, kuzey cephesindeki 1563 tarihli kitabenin aslında köklü bir tamir kitabesi olabileceğine dikkat çekiyor.

CUMA AKŞAMLARI GENÇLERİN VE YUVA KURMAK İSTEYENLERİN AKININA UĞRUYOR

Ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde Malatya’daki önemli ibadethaneleri sıralarken özel olarak ismini zikrettiği Emir Ömer Mescidi, günümüzde de inanç turizminin en canlı merkezlerinden biri. Mescidin hemen sol tarafındaki asırlık ağaçların gölgesinde bulunan açık türbe ve hazire alanı, her yaştan ziyaretçiyle dolup taşıyor.

Sanatın yerli kalesi Malatya: Salonlar tıklım tıklım
Sanatın yerli kalesi Malatya: Salonlar tıklım tıklım
İçeriği Görüntüle

Özellikle Cuma günleri ve Cuma akşamları mescitte dua okumak, namaz kılmak köklü bir gelenek. Yuvalarında huzur arayan kadınlar, hayırlı bir kısmetle evlenmek ve sevdiklerine kavuşmak isteyen gençler dileklerini küçük kağıtlara yazarak türbeye bırakıyor. Başlatılan restorasyon çalışmalarıyla aslına uygun olarak korunan ve geleceğe aktarılan Emir Ömer Mescidi, hem mimari ihtişamıyla hem de asırlık manevi gizemiyle ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.

Muhabir: Nisa Taştan