Mahalle baskısı nedir diye sorsam? Falan toplum bilimci şöyle tarif etmiş, falan bilim adamı şöyle anlatmış diye birçok bilimsel cevap çıkar karşımıza. Hiçbiri beni bağlamaz arkadaş. Sosyolog falan değilim ama mahalle baskısının Malatya dilinde bir tek karşılığı var, o da “ğhahğ ne der”.

Bu da ne ola ki diyenleri duyuyorum sanki. “Hah” veya konuştuğumuz haliyle “ğhağh”, el âlem, başkası, yabancı anlamlarına gelmektedir. Yani kısaca el âlem anlamındadır. Çok mu basit, fazla mı anlaşılır oldu? Ama ne yapayım, olayın özü bu...

Geçmiş günlerde yaşantımızı “ğhağh”a göre biçimlendirme zorunluluğu vardı. “Hah”ın dediği çok ama çok önemliydi.

Erkek küpe mi takarmış, “Hahı sana güldürme.”
Çağam o saçını biraz kestir sonra “Hah bizi gınar.”
“Hah’ın da çağası var, bizim de.”
“Hah’ın da evi var, bizim de.”
“Hah’ın da gelini var...”
O eteğin boyunu uzat, sonra “Hah ne der?”
Yazık kadar adam oldun, hâlâ boş geziysin, “Hah ne diyi biliy misin?”
Evini poğh götürüyü anam, “Hah görse ne der?” diye başlayan cümleleri bizim nesil çok duymuştur.

Her şeyimiz “hah”a göre, komşu ne der, öteki ne der...

Şehirler büyüyünce, insanlar birbirlerine yabancılaşınca artık “Hah ne der?” lafı duyulmaz oldu. Zaten yeni nesle “Hah ne der?” desek büyük bir ihtimalle alacağımız cevap:
“Bana ne bir başkasının düşüncesinden canım. O gitsin kendi çocuklarına baksın. ‘Hah’ ne karışır benim yaşantıma, ‘Hah’ da kim oluyormuş?” olacaktır.

Yani bu yeni yetmeler hahı mahı iplemiyor kardeşim.
Bizim zamanımızda “Hah” neden bu kadar dikkate alınırdı,
veya şimdi neden dikkate alınmıyor?
Bizimki mi doğruydu, şimdikilerin yaptığı mı bilemiyorum.
Ama bildiğim bir şey var:
Mahalle kaldı mı ki baskısı da kalsın?
Mahalle kalmayınca “Hah” da kalmadı.
Ruhuna El Fatiha...
Selam olsun Malatya’mın güzel insanlarına...