Çocukken dinlediğimiz kırmızı başlıklı kız ve kurt hikâyesini hatırlarsınız. Kırmızı başlıklı kız büyükannesine çörek götürmek için evden çıkar. Ormanda bir kurtla karşılaşır. Kurt çeşitli oyunlarla kırmızı başlıklı kızı kandırmaya çalışır. Kurt, büyükannenin evine kızdan önce giderek büyükanneyi yer ardından kırmızı başlıklı kıza saldırır. Avcı gelir kurdun karnını keserek büyükanne ve kızı kurtarır. Kurda ceza olarak karnını taşlarla doldurur ve onu bir nehre bırakır.

Ülkemizde kanayan bir yara olan kadın cinayetleri de aslında bu masal temeline dayanır. Gece sokakta ne işi varmış dediğimiz kadınlar öldürülüyor ve ailesi yok ediliyor. En kötüsü de bu bakış açımıza yerleştirdiğimiz tabuları yıkamıyoruz. Kırmızı başlıklı kızın suçu var da kurdun hiç suçu yok muydu?

Masaldaki kahramanımız da kurtlarla dolu ormana gittiğine göre suçlu olmalıydı ama kırmızı başlıklı kız sadece büyükannesine yemek götürmek istemişti. Kırmızı başlıklı kız mini etek giymedi belki ama kırmızı bir pelerini vardı. Toplumsal bakış açısına göre kırmızı erotizmi temsil ettiğinden aslında kurdu yoldan çıkarmış sayılmalı(!) Fakat biz bu masalı dinlerken böyle mi değerlendiriyoruz? İşte tam bu noktada mağdur olana karşı suçlayıcı bakış açısını görmek için masallara bakış açımızı sorgulayabiliriz.

Masaldaki avcı kötü karakter kurda cezasını verip kadınları korumuştur. Adaletin hükmü de tıpkı masaldaki avcının bıçağı gibi keskin mi olmalıydı? Eğer siz de her bu masalı dinlediğinizde kırmızı başlıklı kızı suçluyorsanız kurdun tarafını tutuyorsunuz demektir. Bu bir katile hâk vermek onunla empati kurmak demektir. Hayır, kırmızı başlıklı kız saf ve masum tek gayesi büyükannesine yemek götürmekti diyor. Avcının sahnesinde adalet duygunuz rahata kavuşuyorsa mağdurun tarafındasınız demektir. Bunu ben söylemiyorum bunu masalları okuyan sizler söylüyorsunuz.

Neyse ki masallar hep iyi sonla biter. O yüzden bu masal kırmızı başlıklı kız adalet aramaya çıktı halkta kurdun tarafını tuttu diye sonlandırılmadı. Son olarak şunu da söylemekte yarar var: Kurdun doğasında onu yemek vardır fakat insanın doğasında kadına, kız çocuklarına zarar vermek yoktur.