Bir dil bir insan, iki dil iki insan demiş atalarımız. Yabancı bir dil öğrenmek farklı kültürden insanları tanımamızı sağlar. Aynı zamanda yeni kültürler keşfettirir, bakış açımızı genişletir, zihnimizi güçlendirir.
Dünyada gelişmiş ülkelerin birçoğu iki dili rahatlıkla konuşabilmektir. Ülkemizde de ilkokul yıllarından itibaren İngilizce eğitimi veriliyor. Yüzlerce dil kursu açılıyor, yüzlerce dil kitabı basılıyor. Buna rağmen yabancı dili maalesef konuşamıyoruz. Peki bunca emeğe, zamana ve masrafa rağmen neden öğrenemiyoruz?
Dilbilgisi ağırlıklı öğretimde ısrarcı oluyoruz.
Bir dilin dilbilgisi kurallarını öğrenmek o dili konuşmak için yeterli değildir. Okul hayatı boyunca durdurak bilmeden yabancı dilin dilbilgisi kuralları ezberletilmeye çalışılıyor. Çocuklar anlamlı bir cümlenin nasıl kurulacağını öğrenmeden dilbilgisi konuları içinde kaybolup gidiyor. Tabii süreç içerisinde yabancı dil konuşma isteği de kaçıp gidiyor.
Dili kitaplardan öğrenmeye çalışmak
Dil kitaplarda yaşayan bir şey değildir. Kitaplardan ezber yaparak ya da yabancı dil testlerini çözerek dil öğrenilir yanılgısına kapılıyoruz. Dil öğrenmek için dört temel dil becerisini geliştirmek gerekir. Bunlar okuma, yazma, konuşma ve dinlemedir. Duyu organları öğrenme sırasında ne kadar çok devrede olursa o kadar iyi öğrenme gerçekleşir.
Yanlış telaffuza takılmak
Sanırım ülkemizde yabancı bir dili konuşmanın en büyük tabusu yanlış telaffuzdur. Sosyal bir ortamda yabancı bir kelimeyi yanlış mı telaffuz ettiniz linçlenmeye hazır olun. Önce telaffuzunuzu düzeltip ardından alaycı bir tavır göstereceklerdir. Oysa yabancı uyruklu biri ülkemize tatile geldiğinde dilbilgisi kurallarına uymadan ya da telaffuza takılmadan konuştuğunda onu yüreklendirir ve onun konuşmasını sempatik buluruz. İnsanların çoğu bu yüzden yabancı bir dili konuşmaktan çekiniyorlar. Okul dönemi boyunca gramer savaşı vermek yetmiyor bir de sosyal hayatta telaffuz savunmasına göğsümüzü germek zorunda kalıyoruz. İçimizdeki ufacık istek de sönüp gidiyor.
Dil öğrenmek zor değildir, bizler öğrenmeyi zorlaştırıyoruz. Yabancı dile yabancı kalmayı tercih ediyoruz. Dil öğrenirken sabırlı olmalıyız. Bolca okumalar yaparak, dizi izleyerek, şarkı dinleyerek yabancı dili kalıcı hâle getirmeliyiz. Gerekli sabır gösterildikten sonra yabancı dil konuşmak kaçınılmaz olacaktır.