Yıllar önce “baba beni okula gönder”, “haydi kızlar okula” gibi projelerle eğitimde fırsat eşitliğini yakalayan binlerce kız çocuğu vardı. Gel gelelim bugünlerde erkek çocukları “baba beni okula gönderme” diye sitem eder oldular. Okuyup napıcam, beni sanayiye ver baba, dükkânda da çalışırım vs. diyerek kız çocuklarının aralarındaki son 20 yılda kapattıkları farkı bir anda altüst ettiler. Okumaktan vazgeçip hayata hemen atılma isteği, okumanın uzun ve uğraştırıcı bir iş olarak görülmesi çocukları bu düşünceye itmektedir.

Kız çocuklarını okulun ön kapısından içeri alırken erkek çocukları okulun arka kapısından kaçmaya başladı. Dengeyi korumak için çocuklara okulu sevdirmek ve okumanın sadece bir iş kazandırmadığını sosyal ve kültürel anlamda bir çok katkısı olduğunu anlatmamız gerekir. Eğitimin amaçları, hedefleri, kazandırması gereken değerleri vardır. Çocuk okulda sadece doğrudan bilgiye dayalı bir eğitim almaz aynı zamanda dolaylı yollardan da öğrenimler gerçekleştirir. Bunlar çocuğun temiz ve düzenli olmasını, suçtan uzak durmasını, çevreyi temiz tutmasını, çevresine saygı duymasını, görgüyü, arkadaş edinmesini kazandırır. Eğitime sadece bilimlerin öğretilip geçildiği bir mercekte bakmak yanlış olur. Çocuğa okulun faydalarını anlattıktan sonra onu okula gönderip sorumluluğun bittiğini düşünmek de pek tabii yanlıştır. Çocuğun eğitim öğretim hayatı boyunca nelere ilgi duyduğunu, hangi alanda başarı gösterdiğini, neyi sevip neyi sevmediğini takip edip gerekli yerlerde yönlendirmelerde bulunmak gerekir.

 Bu konuda sorumluluk öncelikle velilere sonra öğretmenlere düşmektedir. Çocuğun resim, müzik, spor, girişimcilik gibi işlere yatkınlığı varsa vakit kaybetmeden yeteneklerini geliştirebilecek alanlar oluşturulmalıdır. Birçok velinin gönlünde çocuğu için istediği bir meslek vardır. Benim oğlum ilerde doktor olacak, kızım avukat olacak diyebilirsiniz ama unutmayın ki zorla güzellik olmaz. Öncelikle çocuğu dinlemeli ne istediğine bakılmalı eğer gelecekte maddi zorluk yaşayacak bir işe atılmak istiyorsa hiçbir aile buna razı olmayacaktır. Böyle durumlarda da çocuğa biraz zaman tanımalı, ısrarcı olmamalı, hayatı öğrendikçe diğer meslek gruplarına da yöneleceğini bilmelisiniz. Yazımın başında dükkânda çalışmak isteyen bir çocuğu ele alalım eğer bu çocuk gerçekten ticari bir iş yapmaya yatkınlığı varsa iyi bir eğitim alması onu ilerde başarılı bir iş insanı hâline getirebilir. Çocuk yine isterse hafta sonları ailesinin dükkânında, iş yerinde çalışabilir bu ona deneyim ve beceri kazandırır. Çocuklar bizim geleceğimiz onlara güzel bir hayat sunmak da bizim görevimizdir.