Bebek ürünleri satan bir markanın yıllar önce çektiği reklam filminde faklı yaş ve meslek grubundaki kişilere "Dünyaya bir daha gelsen kim olmak isterdin?" diye bir soru yönetiliyor. Kimi ünlü bir müzisyen olmayı kimi aya çıkan ilk kişi olmayı kimi ise bir kitap karakteri olmak istediğini söylüyor. Aynı gruba ikinci bir soru daha yöneltiliyor. "Dünyaya bir daha gelsen annen kim olsun isterdin?" Herkesin ortak cevabı "Annemin yine benim annem olmasını isterdim" şeklinde oluyor.

Annelerin kendi evladının gözünde biricik ve özel olduğunu bu cevap karşısında daha iyi anlıyoruz. Kendimizden bile vazgeçebiliriz ama annemizden vazgeçmeyiz. Bizi biz yapan annemizdir. Anne var edendir, fedakârdır, çocuğu için hayat ağacıdır.

Çocukken yere düşüp yaralandığımızda ağzımızdan ilk çıkan sözcük "Anne" olur.

Hastalandığımızda bize şifa verendir. Hava soğuk olduğunda üşütmeyelim diye sıkı giyinmeyi bize tembihleyendir.

Anne kavramı içinde tükenmek bilmeyen bir sevgi taşır. Öyle güzel bir kavramdır ki doğaya da "Anne" demişizdir. Hayvanlara, suya, toprağa, ağaçlara varıncaya kadar her şey doğa ananın kollarındadır.

Kısaca anne kavramı bizim için bir kutsallık atfedilecek kadar değerlidir. Anne olmak zordur. Sırtında dünyalar kadar derdi yüreğinde evlat sevgisini taşıyan koruyan ve kollayan tüm annelerin anneler günü kutlu olsun. Vefat etmiş annelerin de mekânı cennet olsun.