Geri dönüşüm furyası ilk başladığı zamanlar ortaokullarda teknoloji tasarım dersinde plastik şişe ve poşetlerden kıyafetler yapılıyordu. Şimdi ise dev tekstil firmaları bu ufak fikirleri hayata geçirdi. Plastik poşet ve şişelerden elde edilen kumaşlarla pantolon, bluz, tişört vs. yapılıp mağazalardaki raflarda yerini almaktadır. Doğa için sevindirici olsa da insanlık için öyle olmayabilir. Sağlıklı mı diye sorarsanız elbette değil. Pamuklu ürün bulmak zorlaşmışken her şey polyester, poliüretan sentetik kumaşla yapılıyorken bir de üstüne geri dönüşümlü plastik kıyafetlerle karşı karşıyayız.
“İyi de ben marka giyiniyorum” diyenlere kötü bir haberim var, çöp ya da naylon giyiyor olabilirsin. İster pahalı markalardan giyinin ister bütçe dostu markalardan, giydiğimiz kıyafetlerin birçoğu naylon türevleridir. Bu durum cilt hastalıklarını tetiklemekte, kanser riski taşımakta, terlemeye sebep olmaktadır. Peki sentetik kumaş ve geri dönüştürülmüş plastik kumaşlar neden çok üretiliyor? Dünya’da 8 milyar insan yaşıyor. Tüketim çılgınlığı olan bu devirde bu kadar çok insana doğal pamuk, ipek, yün yetiştirmek mümkün olmasa gerek. Üstelik pamuk yetiştirirken tonlarca su kullanılmaktadır.
Tekstilde doğal kumaşların kullanılmaması bir noktada arz-talep, kâr- maliyet ile ilgilidir. Yabancı ülkelerde ve Türkiye’de şubeleri bulunan bir tekstil markasının ürünlerine bakıldığında yabancı ülkelerdeki kıyafetleri %100 pamuktan üretilirken bizde aynı marka %100 polyester ürünler satmaktadır.
TÜKETİCİLER ARTIK BİLİNÇLİ DEĞİL!
Bedeninizi ve paranızı korumalısınız. Aldıktan sonra birkaç yıkamada kullanılmaz hâle gelecek kıyafetleri seçmemeye özen göstermelisiniz. Giydiğiniz kıyafetlerin şık ve marka olması kadar sağlıklı olması da çok önemlidir. Özellikle çocuklarınıza giysi alırken mutlaka içine dikilen beyaz etiketi okumalı, kumaş türünü bilerek almalısınız. Yine kadın ve erkek iç çamaşırlarını %100 pamuk almaya özen göstermelisiniz. Aksi taktirde çok ciddi hastalıklarla karşı karşıya kalmanız mümkündür. Kışlık kıyafetlerde ise yünlü olanlar önceliğiniz olmalı. Onca para verip üstüne üşümeniz olmaz. Fakat artık yün bir hayal ürünü oldu. O kadar ender rastlanan bir şey ki bulana helâl olsun demek isterim.
TÜKETİCİYİ YANILTMAK MÜMKÜN MÜ?
Özellikle internetten alışveriş yapanlara bir haberim daha var. Diyelim ki bir kaban alacaksınız ve kabanın başlığında “Yünlü Düğmeli Kaban” yazıyor. Tabii aldanıyorsunuz alıyorsunuz eve bir geliyor bambaşka bir kumaş. Size tavsiyem kıyafetlerin içinde genellikle yan taraflarına dikilen beyaz etiketi okumanız, okuduğunuzda muhtemelen şu ibareyi göreceksiniz %70 polyester, %20 poliüretan, %10 yün. Gördüğünüz gibi sizce bu kaban yünlü mü? Satıcıya göre yünlü fakat içine biraz yün serpiştirilmiş. Peki tüketiciye göre yünlü mü? Onu da kar yağdığı bir gün üşürken düşünürüz.
İyi giyinmek herkesin hakkıdır. Para vererek aldığınız ürünlerin kalitesi çok önemlidir. Hemen hemen her markanın sağlıklı kumaşları olduğu gibi cilt dostu olmayan kumaşları da vardır. Bilinçli bir tüketici olup bunu çığ gibi büyütmeliyiz ki tekstil firmaları bu doğrultuda ürünler üretsin. Unutmayın ki sağlık her şeyden çok daha değerlidir.