Hafızam beni yanıltmıyorsa, Kernek Camisi ve minaresi farklı kişiler tarafından yaptırılmıştı.
Kernek Camii, 1953 yılında Karagözlü ailesi ve mahallelinin büyük katkılarıyla ortaklaşa yaptırıldı.
Minaresi ise daha sonra, 1957 yılında Şefika Yakıncı hanımefendi, şadırvan ise Sultan Karagözlü hanımefendi tarafından yaptırıldı...
Kernek Camii’nin yapılışından sonraki ilk çocuk cemaati sanıyorum bizim kuşağın çocuklarıydı. O yüzden bizde ve bizden sonra gelen kuşak çocuklarının hafızalarında birçok güzel anı olduğunu tahmin edebiliyorum.
O yıllarda ezan, şimdiki gibi caminin içinden ve mikrofonla okunmazdı. Müezzinler, her vakit için yüzlerce merdivenden oluşan şerefeye çıkar ve çıplak sesle bütün yönlere dönerek ezanlarını okur, insanları namaza çağırırlardı ve ezan sesi de hem bu kadar otomobil gürültüsü olmadığı için hem de Kernek’te ve kanal boyunda yüksek bina olmadığı için ses bir engelle karşılaşmadığından çok uzaklardan dahi rahatlıkla duyulurdu.
Kernek Camii’nin müezzini, aynı zamanda komşumuz ve aile dostumuz “ “Yusuf amice” (Biz çocuklar ona öyle derdik) Yusuf Gönüllüoğlu’na o kadar imrenirdik ki anlatamam. Onun gibi ezan okur ve onu taklit ederdik. En çok arzu ettiğimiz şey de ezan okumaktı. Yusuf amice de bu arzumuzu bildiği için arada sırada bizden birilerine ezan okuma şansı verirdi.
İlk namazımızı, ilk Cumamızı, ilk bayram namazını, ilk teravihi burada kıldık. İlk hutbeyi, ilk vaazı burada dinledik.
Yaşlı amcalarımızdan ilk paparayı da burada yedik.
Cemaat olmayı, ilk dini bilgileri burada aldık. Edepli olmayı, büyüklere saygıyı burada öğrendik.
Mahallemizin, aksakallısı, Guloğlu Muhammed Dayının esprili diliyle verdiği nasihatleri hep burada dinledik.
Ben evlendikten sonra bile tatlı tatlı nasihatler verirdi ve zevkle dinlerdim.
Nasihat dinleyen bir nesildik vesselam...
Tarihi yetmiş yıla yaklaşan bu camiye biz hiç Kernek Camisi hiç demedik çünkü bu cami bizim için “bizim camiydi”.
Şimdi “bizim cami”nin yıkılıp yerine yeni bir cami yapılacağını duydum.
Kim yapacak? O konuda da hiç bir bilgim yok, zaten kamu oyu da bilmiyor.
Belediye mi yapacak?
Müteşebbis bir heyet mi yapacak? Hiçbir bilgi yok,
Ne zaman başlayıp ne zaman bitecek? Bu konuda meçhul.
Planı projesi nasıl? Bir maketi var mı?
Küçük diye yıktırılan camiden ne kadar büyük olacak?
Kernek’in doğasına uygun mu?
Kernek meydanını daraltacak mı?
Kimse bilmiyor.
En önemlisi minareyi yaptıran hayırsever hanımefendi Şefika Yakıncı’dan ve Sultan Karagözlü hanımefendiden helallik aldınız mı..!!!?
Bir Kernekli olarak bunları bilmek hakkımız değil mi?
“Malatya’mın tarihi ile ilgili bir kaygısı olmayanların en iyi bildikleri şey yıkmaktır, oysa bilmezler ki orada yıkılan bir bina değil onbinlerce anıdır”...
Selam olsun Kernek Camisi’yle ilgili hassasiyeti olan ve anıları bir bir yıkılan, Malatya’mın güzel insanlarına...