Fethullahçılar; terörist başı hain Fethullah Gülen’in telkinleri ile bir araya gelen insanların oluşturduğu, 1960’lı yıllarda ortaya çıkan merkezlerine Bediüzzaman  Nursi öğretilerini aldığını iddia eden sözde bir İslami cemaat olarak kendilerini anlatan bir terör ve istihbarat örgütüdür.

Örgüt; Türkiye’de ve Türkiye dışında oluşturduğu "ışık evleri", yurtlar, okullar, dershane ağı;  zaman gazetesi, samanyolu televizyonu gibi kuruluşlar yoluyla sürdürdüğü faaliyetlerin yanında siyaset, finans ve sigortacılık gibi alanlarda da faaliyetler gösteren bir örgüt olan FETÖ’nün formal ve resmi bir üyelik sistemi bulunmamaktadır.

1983 yılında Turgut Özal iktidarında kendilerini İzmir Cemaati olarak tanıtıp devletin kılcal damarlarına nüfus etmeye devam ediyorlardı.

Faaliyetlerini başta Türkiye olmak üzere farklı ülkelerde gerçekleştiren İslami bir sosyal hareket olma iddiasında olan terör örgütünün asıl amacı Türkiye’de resmi kurumlara sızma ve yerleşme olarak belirleme yolunu seçmişler.  Sızabildikleri kurumları yönetimsel olarak ele geçirmeyi hedefleyen renkten renge giren bir örgüt iken bütün bu çalışmalarını Rıza-i İlahi için yaptıklarını topluma aktarıyorlardı.

Bu da toplumun çoğu kesiminde antipati yerine sempati ile karşılanıyordu.

Başta emniyet, askeri, yargı ve eğitim kurumlarında örgütlenerek kritik pozisyonlara gelmeyi hedefleyen bir örgüt konumunda imiş.

Zamanla tüm resmi kurum, dernekler ve STK’lara sızarak kendilerini büyütmüşler. Siyaset, sendika, basın, medya kısacası her alana hâkim olmayı hedefleyen bir örgüttür FETÖ.

Dinler arası diyalog, Türkçe olimpiyatları gibi etkinlikler ile kendilerini uluslararası arenaya iyi göstermekten imtina etmeyen bir örgüt FETÖ.

Ekonomik faaliyetleri ile Gülen Cemaati çeşitli yollar ile para kazancı elde etmektedir. Örgüt tarafından işletilen mali kuruluşlar, usulsüz para transferleri, okul ve dershanelerde elde edilen gelir ve himmet cemaatin en önemli ekonomik gelir kaynaklarıdır. Soruşturmalar sonucunda el konulanı Kaynak Holding, Koza-İpek Holding ve Asya Katılım Bankası en büyük finansal kuruluşlardır.

3 Kasım 2002 seçimlerine kadar sürekli sızma ve yer etme çalışmaları içinde olan örgüt bu seçimlerden sonra tüm hakimiyeti ele geçirip ve nihayetinde 15 Temmuz hain darbe kalkışmasını yaşatacaklardı.

Adeta bir virüs gibi devletin kılcal damarlarına kadar girmeye çalışan örgüt AK Parti iktidarları ile tamamen ipleri ellerine aldıklarını hesap ediyorlardı.

Siyasete yön veriyorlardı. Teşkilatlara müdahale ediyorlardı. Vekil veya başkan olacak olanlar gizle mekanlarda belirleniyorlardı.

2004 Yılı Yerel Yönetimler Seçimleri için Kurucaova Belde Belediye başkanlığına aday olmak için istifa edip geldiğimde temayül yoklamalarında ve teşkilatlarda aday gösterilmeme rağmen son gece müdahalesi ile aday edilmedim. Özeli bende saklı isteyenlere anlatırım.

2011 yılı Genel Seçimleri için Adıyaman’da eğitim yöneticisi iken Malatya milletvekili olmak için istifa edip Malatya’da kendimi tanıtım esnasında her kime ve kimlere gittiysem: “Cemaat ile bağlantın var mı?”  sorusuna muhatap oluyordum. Hayır, cevabına karşılık:  “Ne diye aileni bırakıp buralarda masraf ediyorsun” cevaplarını aldım.

Bu yaşadıklarım o zaman bana çok tuhaf geliyordu.

En son ismi bende saklı: “Bak sen, senin köylün olan Avukat Turan Canpolat’a git daha kestirmeden netice alırsın” dedi. Gittim tabi ki, o güne kadar hiç tanımıyordum. Sadece ismini duymuştum.

Birkaç soru sordu önüme bir kağıt uzattı:  “Sen buraya kendini anlat 2 gün sonra falan medyada çıkar” dedi.  Yazdım takip ettim göremedim. Çıkınca da git Zaman Gazetesine abone ol dedi. Olmadım.  Daha sonra Turan Canpolat darbe kalkışmasından önce içeri alındı.

2011 Seçimlerinde öncesine kadar gizli karar mercilerinin kim ve kimler olduğunu bilmiyordum.

O zamanların siyasi aktörleri örgüt çalışmalarını fark etmiş olmalarından dolayı 2016 Yaş kararları ile bunları tasfiye edeceklerdi. Örgütte bunu fark etmiş olmalı ki,  15 Temmuz hain Darbe Kalkışması yaptı.

Darbe kalkışmasından önce türlü ayak oyunları ile hükümeti alaşağı etmek istediler. Bir türlü başaramadılar: MİT TIR’ları, 17- 25 Aralık, Recep Tayyip Erdoğan’ın ameliyatı vs.

15 Temmuz hain darbe kalkışmasını yaparken milletimizin şaşmaz ferasetini anlamış olmalılar.

Derin temizlik yapılmış olsa da geldiğimiz noktada hain FETÖ örgütü kendini gizleyerek varlığını sürdürüyor kanaatindeyim. Bunun kanıtı ise zaman zaman operasyonlarda ortaya çıkıyor.

Siyasi ayak hala tartışma konusu…

Son Yerel seçimlerde FETÖ iltisaklı olduklarını iddia edenlerin olduğu dillerden dillere dolaşan bir söylem var.

Devletin kılcal damarlarına kadar giren bir örgütü hemen temizlemek çok zordur.

Bugünlerde FETÖ elebaşı öldü, kaçırıldı, Türkiye’ye teslim edildi gibi haberler dolaşımda…

Bu söylemlerin cevaplarını zamanla göreceğiz. Lakin örgüt içinde güç devşirme oyunlarının olduğu su götürmez bir gerçekliktir.

Umutların hala tüketmeyen bir örgüt izlenimini vermek istiyorlar. Yok olacaklar mı, yoksa varlıklarına devam mı edecekler bunu ileriki zamanlarda göreceğiz. Bilmemiz gereken asla vaz geçmiyorlar. Güç mücadelesi bunun delili…

Hoş çakalın…