Akıllıca cevaplarıyla hafızalara kazınan Faro’nun Gerçek adı Faruk’tur ve çok yönlü kişiliğiyle tanınır. Önceleri evlere, fırınlara ücret karşılığı odun kırarak geçinen Faro, bir metre uzunluğundaki demir kavalı sayesinde Malatya’nın oyun havaları repertuarına ‘Faro Makamı’nı katmayı başarmıştır. Şaka bir yana Faro ağzının yanında burnuyla da kaval çalabilecek kadar usta bir kavalcıydı.
Akpınar civarını mesken tutan Faro’nun işaret parmağı ile serçe parmağı arasına sıkıştırdığı çay bardağından rakı içmesi ve bu esnada oyun oynaması kendine özgü gösterilerinden biridir.
Faro ne zaman sokaktan geçse ardından, kendilerine eğlence arayan “bence düzeysiz” toplum “Hambal başı kepenek, Farooo, Farooo, Farooo…” diye seslenirlerdi. Faro ise seslenenlere aldırmaz görünmek ister, dolayısıyla da sataşmaları önemsemez ve korkmaz görünmek çabasıyla yürüyüşü bir başkalaşır, kendisine güvenli, dik dik yürümeye çalışırdı.
Geçtiği yerlerde ıslığa ve sataşmaya maruz kalan Faro’nun bir gün sabrı tükenince elindeki kavalla birini yaralamış ve karakolluk olmuş. Nasihatle karışık kendini sorgulayan komisere hep ıslıkla karşılık verince komiserin tepesi atmış. Faro kendisine kızan komisere dönüp “Kosmerbeg, niye gızıyısın? Ben bir gişiyim, ıslığıma haman siniyleniyisin; ya sana bütün Malatya her gün ıslığh çalsaydı, sen ne yapardın?” diyerek bilgece bir cevap vermiş.
Maalesef bilinçsizliğin kurbanı olan Faro, bir düğün sırasında, düzeysiz insanların eğlenmek için Faro’ya bol bol rakı verdikleri bir gün, İki parmağı arasına sıkıştırdığı bardaktan çay içer gibi rakı içince bünyesi isyan edip alkol komasına girmiş.
Öldü sanılan Faro toprağa verilmiş. Bir süre sonra Faro’nun mezarında toprak çökünce gerçek anlaşılmış.
Faro toprağın altından çıkmak için çabalamış ama havasızlığa daha fazla dayanamamış…
Bir velimizi daha andık ve de sizlere hatırlattık…